Protokol altı hareketler

Ve aylardır Türkiye içinde olduğu seçim maratonunun sonuna geldi.

Bu seçim sürecinde her şey vardı, sadece olmayan saygı, edep ve kültürdü.

Neden böyle söyledim biliyor musunuz?

Her gün dozunu artırdıkları bir saygısızlık var, bunu şu parti bu parti yaptı demiyorum, hepsi yaptı, en düşük makamdaki bile elde etmek istediği makam için yeri geldi belden aşağı vurdu, yeri geldi ağız dolusu sövdü, siyaset bu olamazdı, olmamalıydı.

Hep şunu söylemişimdir siyaset ince bir köprü, Halkın içinde o köprüyü sağlam tutmak için siyasetçiler var ve işte o siyasetçiler   köprülerin temel direkleri olmalı ama öyle değil, an geliyor köprünün temel direkleri sadece köprü kenarında ki koltuklar için yıkılmak isteniyor işte tamda burada yanlışlıklar saygısızlıklar ortaya çıkıyor.

Bu seçim sürecinde kim ne dedi ne yaptı hepimiz biliyoruz, hepimiz eski siyaseti özledi bunun farkındayız, bana göre şu an yaşatılan rezillikler siyaset değil çünkü siyasetçi protokolü iyi bilir bu yapılanlar protokol altı davranışlar onun için şu an gördüklerimiz siyaset olamaz.

Artık ne desek boş çünkü inançlarımız yıkıldı, hayal kırıklıklarımız ayyuka çıktı, artık önümüzdeki günlere bakmalıyız diyerek, klasik bir söz söylemek istemesem de maalesef ki başka bir çıkar yoluda yok yani…

Önümüzde ki günlere bakalım…

Hafta sonu bir yerel seçim yaşayacağız, öncelikle vatandaşlık görevimizi yerine getirmek için, ne olursa olsun, inancımız ne kadar yıkılırsa yıkılsın, o sandıkların başına gidip vatandaşlık görevimizi yapacağız, oylarımızı inandığımız noktada kullanacağız.

Sonradan pişmanlık duymamak adına içimizde ki muhasebeyi sağlam yaparak oylarımızı kullanacağız.

Ve sakin olacağız, provokatörlere aman demeyeceğiz, kendi siyasi düşüncemiz ne olursa olsun diğer düşüncelere saygı duyacağız.

Ülkemiz için Devletimiz için birlik içinde bu sıkıntılı günleri atlatmak zorundayız.

En alt düzey den en üst düzeye kadar, seçtiklerimizi sağlam seçeceğiz, sadece siyasi düşüncemiz için oy vermeyeceğiz, doğru bulduğumuz adayın yanında olacağız, azasını da muhtarını da meclis üyesini de belediye başkanını da iyi tanıyıp kararımızı öyle vereceğiz. Dediğim gibi bu ülke bizim ve bu ülkeyi hiçbir makam sıkıntıya sokamaz, Halk da buna izin veremez, egoları çıkarları ön plana alan hiçbir adayın yanında olamaz.  

Hadi Türkiye hep beraber ülkemiz için seçimimizi yapalım, birlik beraberlik için, sakin ve anlayışla aylardır hepimizi yoran şu seçim sürecini noktalayalım.

Türkiye için, Türk Halkı için, hangi tercih iyiyse ve hangi tercih Atatürk ilkelerinde ilerliyorsa ve Cumhuriyet bütünlüğünü sağlayacaksa Türkiye için o olsun.

Herkesin vicdanıyla yüreğiyle sağlam olduğu kararlar vermesi dileğiyle…

Sevgiyle adaletle kalın.