Pervin Buldan: Annelerin çığlığını duymak bütün vicdanlı insanların görevidir
"Adalet bu ülkede bir gün mutlaka sağlanacaktır. Ama bugün hukuksuzlukları, adaletsizlikleri yapanlara da bir gün adalet lazım olacak. Bunu kimse aklından çıkarmasın."
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP Kadın Koordinasyonu üyeleri, HDP bileşen partileri kadın temsilcileri ile çeşitli aktivistlerin katılımıyla HDP Kadın Meclisi, Diyarbakır Barosu’nda Adalet Nöbeti tutan aileleri ziyaret etti.
Buldan, ailelerle birlikte Diyarbakır Adli Tıp Kurumu önünde basın açıklaması yaptı.
Buldan şunları söyledi:
"Anneler cezaevlerindeki hukuksuzların son bulması için seslerini yükseltiyorlar"
Bugün 6 aya yakındır Adalet Nöbeti tutan annelerimizi ziyaret için buraya geldik. Bu ziyarette HDP bileşenleri ve bileşen temsilcileriyle, milletvekillerimizle birlikte bu adalet çığlığına ses olmak üzere geldik buraya. Annelerimizin yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Altı aya yakındır bu kentte annelerimiz bir adalet çağrısı yapıyor. Sadece burada değil aynı zamanda Van’da, İzmir’de, İstanbul’da, Urfa’da annelerimiz adalet çığlığıyla birlikte bu ülkeye artık adaletin gelmesi ve cezaevlerine yaşanan hak ihlallerinin son bulması için bir çığlık yükseltiyorlar.
"Annelerin çığlığını duymak bütün vicdanlı insanların görevidir"
Annelerin yüreğindeki sesi, çığlığı duymak bizim en büyük görev ve sorumluluğumuzdur. Bu ülkede annelerimiz yıllardır büyük acılar çekiyor, büyük bedeller ödüyor. En büyük acıyı en büyük bedeli bugün cezaevlerinde haksız ve hukuksuz şekilde tutulan arkadaşlarımız ödüyor. Hak ihlallerinin çok yoğun yaşandığı cezaevlerinde artık her gün bir hak ihlallerinin yaşandığını bir yana bırakalım, ölüm haberlerinin geldiği, insanların yaşamını yitirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Bu yaşanan ölümler elbette ki cezaevlerinin idaresi ve emirleriyle değil, cezaevlerinde yaşanan ölümlerden bu ülkeyi yönetenlerin bilgisi var. Hasta olan tutuklu arkadaşlarımızın tahliyelerinin gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar.
"Cezaevleri bu durumdayken hukuktan ve özgürlükten bahsedilemez"
Bugün 1600 hasta tutuklunun olduğu cezaevlerinde her an ölümlerin yaşanacağını bilmelerine rağmen bu insanların dışarıda tedavi edilmesine izin verilmiyor. Hasta tutuklular son aşamaya geldikten sonra son günlerini hastanelerde yaşamanı yitirerek tamamlıyorlar. Cezaevleri bir ülkenin aynasıdır, biz de farkındayız. Bir cezaevinde eğer hak ihlalleri yaşanıyorsa, tutuklulara zulüm ediliyor, baskı görüyorlarsa, tutuklular aileleriyle istediği şekilde haberleşmiyorsa, her yaptığı şeye bir disiplin cezası veriliyorsa, aileleri başta olmak üzere yakınları ve arkadaşlarıyla haberleşmesine izin verilmiyorsa bu ülkede adalet ve hukuktan bahsetmek mümkün değil.
"Cezaevlerindekilerle birlikte aileler de cezalandırılıyor"
Annemiz ifade etti, Türkiye’nin başka bir yerinde en uç kentinde insanlar cezaevlerinde ama aileler Diyarbakır’da. Diyarbakır’daki bir ailenin çocuğu Tekirdağ’da cezaevinde tutuluyor, Edirne’de ya da İstanbul’da çok uzak yerlerde tutulmaya devam ediliyor. Bu sadece tutuklulara değil ailelere de verilen bir cezadır. Sadece bunlardan ibaret olmayan, verilen cezaların da son dönemlerde ne kadar yüksek verildiğini hepimiz görüyoruz. İşe bu yargının bağımsız olmadığını, adaletin vicdanlarda çürüdüğünü ve yargının tamamen Saray'a bağlı olduğunu bizlere göstermiştir.
"Kimse koltuklarına güvenmesin, adalet bir gün onlara da lazım olacak"
En ufak bir hak talebini bile büyük cezalarla bastırmaya çalışanlar şunu iyi bilsinler ki bu ülkeye demokrasi, özgürlükler ve barış gelene kadar hak ve hukuk mücadelesi bu ülkede başta annelerimiz olmak üzere hepimiz tarafından yürütülecektir. Adalet bu ülkede bir gün mutlaka sağlanacaktır. Ama bugün hukuksuzlukları, adaletsizlikleri yapanlara da bir gün adalet lazım olacak. Bunu kimse aklından çıkarmasın. İktidar baki değildir. Gelip geçici olan koltuklara hiç kimse güvenmesin. Gün gelecek elbette devran dönecek. Bu yaptığınız haksızlık ve hukuksuzlukların hesabını adalet ve gerçek hukuk önünde herkes verecek. Biz gerçek adalete ve hukuka inanıyoruz. Bu yüzden bütün Türkiye’de vicdan sahibi insanlara sesleniyoruz. Annelerimiz yalnız değildir. Cezaevlerinde arkadaşlarımıza uygulanan haksız ve hukuksuzluklara barıştan, adaletten yana olan herkesin karşı çıkmasını bekliyoruz. Bu ülkede bir gün mutlaka adaletin sağlanacağına da inanıyoruz.
"Annelerimiz yalnız değil"
Cezaevleri artık işkencelerin yapıldığı ölümlerin, gaspların yaşandığı her gün odaların izinsiz arandığı ve çok keyfi uygulamaların hayata geçtiği bir yer olarak karşımızda duruyor. Adalet Bakanına sesleniyorum. Yeni geldiniz görev başına. Çağrıda bulunuyoruz bütün cezaevlerini tek tek inceleyin. Oradakilerle iletişim içinde olun. Oradaki haksız ve hukuksuzlukları görün ve buna göre tedbir alın.
Ben bir kez daha vicdanı olan herkesin, onurlu olan herkesin, adalet sahibi olan herkesin annelerimizle dayanışma içinde olmasının önemli olduğunu belirtiyorum. Annelerin yanında olduğumuzu bilmelerini istiyorum.
Yeni Soluk
Yorum Yap