Öztrak: “Erdoğan, Menderes’in kesip attığı tırnak olamaz” 

CHP Sözcüsü Öztrak, Erdoğan yönetiminde Türkiye’nin yüzde 36’lık tüketici enflasyonuyla dünyada enflasyonun şampiyonlar ligine girdiğini belirterek, “Ülkemizin değerli akademisyenlerinin hesaplamalarına göre yüzde 36’lık tüketici enflasyonunun, sadece 9 puanı yurtdışından geliyor. Geriye kalan 27 puanı tamamen Saray yapımı, yani içeriden, Recep Tayyip Erdoğan’ın beceriksizliğinden kaynaklanıyor. Ülkedeki bu enflasyonun babası Erdoğan’dır” diye konuştu. 

 Saray’ın beceriksizliğinin üstünü örtmek için, “ABD’de enflasyon felaket, Avrupa’da da aynı” dediğini anımsatan Öztrak, “Türkiye’deki enflasyon, ABD’dekinin tam 5 katı, Avrupa’dakinin 7 katı. Ama Türkiye’de kişi başına gelir, ABD’nin yedide biri, Avrupa’nın da dörtte biri… Erdoğan, Amerikalıya, Avrupalıya üzülmeyi bıraksın, milletimizin derdine çare bulsun” dedi.

 Erdoğan’ın Aydın’da kendisini, Adnan Menderes’le mukayese etmeye kalkmasını da eleştiren Öztrak, “O Menderes ki, Başbakan olduğunda, ticarete atılmak isteyen oğluna, ‘Ticaret yaptığında alıp sattığın ben olurum. Ben Başbakan olduğum müddetçe, senin ticaret yapmana müsaade etmem’ demiştir. Kendisi, Menderes’in kesip attığı tırnak olamaz” ifadelerini kullandı. 
 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, açıklamasında şunları söyledi:

Bugün, merhum Genel Başkanımız Bülent Ecevit’in değerli eşi, Demokratik Sol Parti’nin kurucu Genel Başkanı, ressam, yazar ve siyasetçi Sayın Rahşan Ecevit’in, aramızdan ayrılışının ikinci yıl dönümü. Rahşan Hanım’ı saygıyla, rahmetle anıyoruz. Mekânı cennet olsun.

 AÇIM, İŞSİZİM FERYATLARI AK PARTİ TOPLANTILARINDAN YÜKSELİYOR

Merkez Yönetim Kurulu toplantımız devam ediyor. Gündemimizin en önemli maddesi; yurdumuzun dört bir yanından yükselen, işsizlik ve açlık feryatlarıydı. Erdoğan, sebep olduğu ekonomik krizi, yalan rüzgârıyla savuşturabileceğini sanıyor. Ama vatandaşta bıçak kemiği deldi, geçti. Zamlar, işsizlik milletimizi eziyor. Milletin hali, mecali kalmadı. “Açım”, “işsizim” feryatları, artık AK Parti toplantılarından yükseliyor. Yurttaşlarımızın ellerinde, bir canları kaldı. Onunla da, Erdoğan’a ve Şahsım Hükümetine ihtarname çekiyorlar. 

 BAŞKA ÜLKELER DESTEK, SARAY BORÇ VERDİ

İşte en son, Eskişehir’de bir kahveci esnafımız, 28 yaşındaki bir gencimiz, Özgür Pehlivan… Salgın döneminde aldığıborçların altından kalkamamış. Saray yapımı ekonomik kriz, bu gencecik evladımızı hayattan bezdirmiş. Ömrünün baharında aramızdan koparıp almış. Erdoğan’ı daha salgının ilk dalgasında uyarmıştık. “Amerika’sı, Almanya’sı, İngiltere’si ne yapıyorsa, siz de aynını yapın, gerekiyorsa parayı basın, millete destek verin!” dedik. Salgında; ABDmilli gelirinin yüzde 26’sını, İngiltere milli gelirinin yüzde 19’unu, Almanya milli gelirinin yüzde 15’ini, doğrudan gelir desteği olarak, vatandaşlarına dağıttı. Ama Erdoğan, bizim sesimizi kulak asmadı, vatandaşın feryadını duymadı. Onun yerine millete IBAN numarası atıp para istedi. Başka ülkeler gibi esnafa, zarar gören tüm kesimlere bütçeden destek vermek yerine, milli gelirimizin yüzde 10’u kadar, millete kredi verdi.

 ORTA DİREK ÇÖKERSE TOPLUM ÇÖKER

Gelişen ve yükselen ekonomiler liginde, vatandaşlarını krizde en fazla borca batıran yönetim, Erdoğan Şahsım Hükümeti oldu. Erdoğan zaten şahsım rejimiyle, devleti yönetilemez hale getirmişti. Ülkenin rezervlerini eriterek, milleti borca batırarak, ekonomiyi krize sokmuştu. Bunların üzerine, salgında daha fazla borç vererek, sorunları örtmeye kalkınca, büyük bir buhrana sebep oldu. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Gerçekler gizlenemiyor. Bu ülkenin orta direği esnaftır. Bütün dünyada da bu böyledir. Onun için gelişmiş ülkeler, pandeminin başında esnaflarına; “Al sana borç, bununla idare et” demediler. Koca koca ülkeler, esnaflarına; “Salgında ne kaybettiysen, ben hepsini bütçeden telafi edeceğim merak etme” dediler ve parayı da verdiler. Neden? Çünkü bu ülkeler, orta direk çökerse, tüm toplumun çökeceğini çok iyi biliyorlardı. Anlaşılan bu gerçeği, bir tek Erdoğan bilmiyor. Çünkü bizim ülkemizde de yöneticiler her zaman bu gerçeği bilmişlerdi. 

 ESNAF ZAM YAPMAYA UTANIYOR, ERDOĞAN UTANMIYOR

Şimdi Erdoğan, borca batırdığı yetmezmiş gibi, fahiş zamlarla da esnafımıza yüklendikçe yükleniyor. Esnafa işkence yapıyor. Daha düne kadar dükkânına, 4.000-4.500 lira elektrik faturası gelen esnaf, bugün 7.000-7.500 liralık elektrik faturalarıyla karşılaşınca, ne yapacağını şaşırdı. Esnaf; “Ben sattığım kahveye zam yapmaya utanıyorum. Ama bana bu faturayı gönderenler, hiç utanmıyor” diyor, feryat ediyor. Erdoğan, yeme-içme ve eğlence mekânlarını, tamamen gözden çıkarmış. Zamlardan sonra, bu mekânların işleri yeniden çakıldı. Erdoğan ve şürekâsı, millette yiyecek, içecek, eğlenecek hal bırakmadı. Peki bu mekânlar nasıl ayakta duracak? Millet artık bırakın eşiyle dostuyla, dışarıda bir yemek yemeyi ve eğlenmeyi, evindeki tencereyi nasıl kaynatacak, kara kara onu düşünüyor. 

 BU ZAMLARI DIŞ GÜÇLER DEĞİL ERDOĞAN YAPTI

Bir ürünün vergisi onun toplam ederinden daha fazla olabilir mi? Devlet bir gecede kendi fiyatını belirlediği mallara, iki katından daha fazla zam yapmaz. Bunun adı olsa olsa haraç olur. Milletten haraç almak da, siyasi eşkıyalıktır. Yılbaşı gecesi yapılan zamlar, siyasi eşkıyalığın daniskasıdır. Yüzde 25 doğal gaz zammını, yüzde 127’ye varan fahiş elektrik zamlarını, akaryakıt zamlarını, zincir marketler yapmadı. Stokçular yapmadı. Dış güçler yapmadı. Üst akıl yapmadı. Bu zamları Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Erdoğan, “faiz sebep, enflasyon sonuç” dedi. Faizleri baskıyla indirdi. Doları kasten köpürttü. Enflasyonu azdırdı. İpin ucunu elinden kaçırdı. 20 Aralık Finansal Kumpasıyla da kendi hatasının faturasınımillete kesti. 

 ŞİMDİLERDE FAİZ, ENFLASYON DEMEZ OLDU

Şimdilerde Erdoğan; “Faiz sebep, enflasyon sonuç” sözlerini, ağzına hiç almıyor. Demek ki, amaç hâsıl oldu. Sonunda Türkiye’nin en acımasız servet transferini, bir gecede yaptı. Bu kumpasta, Merkez Bankası’nın arka kapısından satılan 9 milyar dolar, VİOP’ta yapılanlar, bunlar unutulmayacak. Bunların hesabı mutlaka sorulacak.  

 DOLAR İNİYOR ZAM, ÇIKIYOR YİNE ZAM

Erdoğan bu kumpasın tüm yükünü, zamla, zulümle milletin sırtına bıraktı. Dolar iniyor, çıkar ama faturayı ödeyen hep milletimiz oluyor. Sabahtan akşama kadar akaryakıta zam, diğer ürünlere zam. Türkiye, Erdoğan yönetiminde, yüzde 36’lık tüketici enflasyonuyla, dünyada enflasyonun şampiyonlar ligine girdi. 

 ZAMLARIN BABASI ERDOĞAN

Ülkedeki bu enflasyonun babası Erdoğan’dır. Ülkemizin değerli akademisyenleri, oturup hesaplamışlar. Yüzde 36’lık tüketici enflasyonunun, sadece 9 puanı yurtdışından geliyor. Geriye kalan 27 puanı tamamen Saray yapımı, yani içeriden, Recep Tayyip Erdoğan’ın beceriksizliğinden kaynaklanıyor. Enflasyondaki yüzde 27’lik köpüğün sahibi, bizzat Erdoğan. Sonra bu beceriksizliğin üstünü örtmek için, “ABD’de enflasyon felaket, Avrupa’da da aynı” diyor. Erdoğan’ın kendisine dert ettiği, ABD’deki enflasyon yüzde 7, Avrupa’daki enflasyon ise yüzde 5. Kendisinin yönettiği ülkemizde ise, tüketici enflasyonu yüzde 36, üretici enflasyonu yüzde 80. Hani soruyorlarmış ya diğerlerinin toplamı mı diye... Onlara bir kere daha buradan söyleyelim. Toplam moplam değil bu bizdeki enflasyon. 

 SEBEP OLDUĞU ENFLASYON, GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜ ÜLKELERDEKİ ENFLASYONU KATLIYOR

Erdoğan’ın gözyaşı döktüğü ABD’de, kişi başına düşen gelir 63 bin 413 dolar. Avrupa’da kişi başına düşen gelir 34 bin 149 dolar. Türkiye’de ise, kişi başına gelir 8 bin 597 dolar. Tablo açık, net; Türkiye’deki enflasyon, ABD’dekinin tam 5 katı, Avrupa’dakinin 7 katı. Ama Türkiye’de kişi başına gelir, ABD’nin yedide biri, Avrupa’nın da dörtte biri… Erdoğan, paramızı pul etmiş, mallarımız kelepir olmuş. Bu milletin evlatlarını, “Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” etmiş. Sonra da çıkıyor Amerika’ya, Avrupa’ya ağıt yakıyor. İktidarım diyorsan, bahane değil, çare üreteceksin. Muktedir olacaksın. Olamıyorsan da çekip gideceksin. Erdoğan, Amerikalıya, Avrupalıya üzülmeyi bıraksın, milletimizin derdine çare bulsun. 

 TÜRKİYE DUYDU, KALBİ MÜHÜRLENENLER DUYMADI

Erdoğan’ın kalp gözüne, perde inmiş. Milletimizin halini ne görüyor ne de feryadını duyuyor. Artık AK Partiye üye vatandaşlarımız, “Açım”, “işsizim” diye, parti toplantılarında kendi vekiline bağırmaya başladı. Adıyaman’da AK Parti’ye üye, AK Parti için sandık görevlisi olmuş, sandığı beklemiş, AK Parti iktidarına inanmış, onun için koşturmuş bir vatandaşımız, AK Parti Grup Başkanvekilinin katıldığı bir toplantıda, “Açım” diyerek feryat etti. Onun bu feryadını tüm Türkiye duydu. Bir tek kalbi mühürlenenler duymadı. Feryadın sahibini yaka, paça salondan dışarı attılar. Yetmedi, Anadolu Ajansı kameraları önünde, bu vatandaşımızı sorguladılar. Bu da yetmedi, “Bu ses, milletin sesi değil” diyerek, dertli çiftçimizi, bir de milletten saymadılar. Bu ne kibir? Merhamet masum olduğu için, her kalbe misafir olmazmış. Ama ne olursa olsun. Milletin vekilliğini yapanlar, milletin sesini dinlemekle, duymakla görevlidir. 

GEÇİNEMİYORUZ DİYENE 18 BİN LİRA CEZA

Bugün ülkemizde açlık, işsizlik, yoksulluk, o partili, bu partili dinlemiyor. Ülkede bir avuç saray yanaşması, Saray beslemesi dışında kimse mutlu değil. İnsanlarımız bir demokraside en temel hak olan, “Fikir ve ifade özgürlüğünü” kullanmaya kalksa, “Kral çıplak” diye feryat etse, Erdoğan şahsım yönetiminde ya aşağılanıyor ya da olmadık gadre uğruyor. “Geçinemiyoruz, zamları geri alın” pankartı astı diye, Eskişehir Halkevine, 18 bin liralık idari para cezası yazdılar. Zamları yapanda hiç kabahat yok. Ama “Zamları geri alın” diye yazanda kabahat çok. Tam bir Erdoğan zulmü… Yaptığınız zamlar ortada, milletin geçinemediği de ortada. 

 ZAM PARTİ AYIRMIYOR

Son bir yılda çiftçinin deposuna koyduğu mazotun fiyatı, 735 liradan 1.523 liraya sıçradı. Mazot masrafı bir yılda yüzde 107 arttı. Bugün de öğreniyoruz ki, mazota yeni bir zammın eli kulağındaymış. Litrede 40 kuruşluk fahiş bir zam yoldaymış. Geçtiğimiz yıl bu zamanlar, bir çuval ÜRE gübresi 93 liraydı. Şimdilerde bir çuval gübrenin fiyatı 650 lira civarında… ÜRE gübresinin fiyatı geçen yıla göre, yüzde 600 artmış. Bu zamlar çiftçimizi; AK Partili, HDP’li, MHP’li, CHP’li, İYİ Partili, Saadet Partili, Demokrat Partili diye ayırmıyor ki… Çiftçilerimizin alayını ezip, geçiyor. 

 KURBAĞANIN GÖZÜ PATLADI, DESTEK HEMEN LAZIM

Ama Erdoğan Aydın’da çıkmış; çiftçiye bir yandan, “Ekmedik yer bırakmayın” diye talimat veriyor. Diğer yandan; “Gerekirse tarımsal destekleri artıracağız” diyerek, suya yazı yazıyor. Erdoğan durumun ya farkında değil. Ya da çiftçinin halini hiç umursamıyor. Kurbağanın gözü patladı. Çiftçinin desteğe bugün ihtiyacı var, bugün.  Yarın çok geç olacak. Bugün destek verilmezse çiftçi tarlasına, üretici ağılına sahip çıkamayacak. Böyle giderse, Türkiye önümüzdeki aylarda, korkunç bir gıda krizini yaşayacak. TMO’nun ambarlarını, ithal tahılla doldurmuşsunuz. Ne kadar doldurursanız doldurun, taşıma suyla değirmen dönmez. 

 VATANDAŞA CİMRİ, YANDAŞA CÖMERT

Erdoğan, çiftçiye destek verirken cimri, ama bir avuç yandaş ve zengine alabildiğince cömert… Zenginin mevduatına, Hazine’nin sırtından kur garantili destek, “Kura endeksli TL dedik, bütün oyunlar