Özgür Özel'in beklenen açıklama: "Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya itiraz edenlerin hikayesidir"

Bugün genel başkanlık adaylığını resmi olarak duyurması beklenen CHP'li Özgür Özel'in açıklaması saat 14.00 itibarıyla başladı. Kılıçdaroğlu, Özel'in adaylığı için "Gayet güzel. CHP diğer partiler gibi değildir. Herkesin aday olma hakkı vardır" sözlerini kullanmıştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, genel başkan adaylığını açıklamak üzere kameraların karşısına geçti. Özel'in basın toplantısı saat 14.00 itibarıyla başladı.

Özel’e destek veren milletvekilleri, MYK üyeleri ve Özel’in eşi Didem Özel ile kızı İpek Özel de açıklamayı izlemek üzere CHP Genel Merkezi’ne geldi.

CHP’nin genel merkezinin ikinci katındaki toplantı salonunda konuşan Özel’in yanında çok sayıda CHP’li milletvekili de yer alıyor.

Özel'in açıklamasından satır başları şu şekilde:

-"28 Mayıs Mayıs sabahı, Manisa, Malatya, İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Edirne'de, 81 ilde uyanıp da o gün bugündür uyanıp huzurlu uyuyamayanların hikayesidir. Bu bir yolculuğun hikayesidir. Sonu nedir diye düşünmeden yola çıkanların, bana ne olur acaba diye endişe etmeyenlerin hikayesidir. Seni bu karara ne itti, hangi gruplar diye soranlara, babamın, benim, kızımın arkadaş gruplarıdır diye cevap verenlerin hikayesidir. 

-Arkamızda kim var diyenlere, arkamızda, bayramda babasına kavuşturamadığımız Vera'ya verdiğimiz söz var diyenlerin; Şenyaşar ailesine getiremediğimiz adalet var diyenlerin hikayesidir. 

-Bu, seçimin kaybedilmesine dur diyemeyenlerin, kayba engel olamamanın üzüntüsünü duyanların kahrını çekenlerin hikâyesidir. Kendini suçsuz görenlerin değil, kendinde hiç suç görmeyip hiçbir şey olmamış gibi davranmaya itiraz edenlerin hikayesidir. Sorumluluk duyanların hikayesidir. Bir daha aynı hataları yapmamak için kararlılık taşıyan gençlerin, kadınların hikayesidir. Türkiye'yi değiştirmek için CHP'yi değiştirmeye inanan kadroların hikayesidir. Bu bir lider değişikliğinin ötesinde, gücü kadrolardan alan ve kadrolarına güç veren bir hareketin hikayesidir. Bu hikaye, Atatürkçülerin, namusluların, İsmet Paşa'nın, Karaoğlanların hikayesidir. 

-Tek bir kişinin değil bir kadronun attığı kocaman bir adımdır. Parti içi iktidar mücadelesinin değil, büyük iktidar hayalinin ilk adımıdır. Biz bu yürüyüş ile Atatürk'ün devrimci, dönüştürücü karakterini esas alan büyük bir meydan okumayı hedefliyoruz. 

-Yeni yüzyılda yeni bir siyaset için yeni yaklaşımlarla yol alacağız. Ülkemizin kaderini değiştiren, nice devrime imza atan bir siyasi irade bunu yine yapacak güce ve kudrete sahiptir. Daha önce başardık, yine başaracağız.

-En büyük dönüşümler en büyük kırılmaların yaşandığı dönemde gerçekleşir.

-Toplumsal talep ve ihtiyaçların aksine, partimizin yönetimi yenilginin nedenlerini araştırıp yeni yol haritası çizmedi. Farklı bahaneler üretti, siyasi sorumluluk üstlenmedi. Parti içi iktidarı korumaya odaklandı. Güvenini yitiren seçmenimiz, siyaseti terk edecek kadar bir duygusal kopuşa sürüklendi. Parti yönetimi, bu kırılmayı görmezden gelmeyi tercih etti.

-İş cinayetlerini artıran üretim baskısından grev yasaklarına sendikal baskılara, gri beyaz ve mavi yakalıların maruz kaldığı sömürüye karşı emekçi sınıfının yanında ödünsüz pozisyon ve tavır alıyoruz.

-Tek adam rejiminin dayattığı ve beslediği toplumu ayrıştıran farklılıklardan yararlanarak birbirinden uzaklaştıran ve kutuplaştıran siyaset anlayışını reddediyoruz. Biz ve onlar ayrışmasını etnik mezhepsel ve toplumsal kutuplaşmayı kabul etmiyoruz. Tüm toplumsal kesimlerin yaşan eşitlik barınma emek beslenme ve örgütlenme hakkını birlikte savunuyoruz. Tüm farklılıkları kucaklıyor, toplumun tüm yoksullarına işsizlerine güvencesizlerine birlikte sahip çıkıyoruz. Hepsinin talep ve umutlarını ortak hedefimiz olarak benimsiyoruz. Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyor toplumun her kesimine dokunan yatay siyaset anlayışını sahipleniyoruz. Kurucu değerlerimizi temsil eden Atatürk ilkeleri ve altı ok programına bağlılığımız, tarihsel birikimimize duyduğumuz saygının ifadesi olduğu gibi özgüvenli siyasetin temeli, geleceğimize ışık tutan bir rehber ve doğru yolu gösteren pusulamızdır. Cumhuriyetçilik, laiklik, devrimcilik, milliyetçilik, halkçılık ve devletçilik ilkeleriyle simgeleşen altı okumuzu hem tarihsel gerekliliğiyle sahiplenen hem olgusal tutarlılığıyla benimseyen hem de günün şartları ve çağın gerekliliği ile aşındırmadan geliştiren tutumumuz detaylarıyla tüm kamuoyuyla paylaşacağımız ellerinizdeki kitapçıkta bulunmaktadır.

-Bu ideolojik netlik, siyasal ve sosyal ittifaklara engel teşkil etmez. İttifak siyaseti ittifak kuranların birbirine dönüştüğü, benzediği siyaset olmalıdır; tersine birbirine benzemeyen partilerin kendi kimliklerini koruyarak varsa orak hedefler etrafında birleşmeleri verimli bir ittifakın en önemli şartıdır. İttifaklar parti vicdanında karşılık bulacak şekilde tasarlanmalıdır.

-İttifak siyaseti, ittifak kuranların birbirine dönüştüğü siyaset olmamalıdır. Birbirine benzemeyen partilerin, kendi kimliklerini korumalı. İttifaklar, parti vicdanında karşılık bulacak şekilde tasarlanmalı. Partimizin seçilecek sıralardan 39 milletvekilini başka partilere vermesi, parti tarihinde unutulmayacak bir hasar bırakmıştır. Partiler arası imzalanan protokollere dahil, seçilmiş kurulları bilgilendirmenin dahi yapılmadığı süreçler işletilmiştir. Aşkın yetkiler kullanıp sorumluluk üstlenmeyen bir yönetim tarzı kabullenemez. 

-İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuz çekilme kararından güç alanların yeni hedefleri var: 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun, çocukların cinsel sömürüsünü engellemek için Lanzarote Anlaşması ve kadın erkek eşitliği artık hedeftedir. 

-İktidar, gençliği karanlığa terk etmiştir. Gençler, nitelikli eğitim alamamaktadır, tarikatların baskısı altında barınma kriziyle mücadele etmektedir. Gençler, bahanelere sığınan ya da sözü dolandıran değil, samimi ve net çözüm üreten bir siyaset bekliyor. Gençlere yalnızca seslenen değil, umudu kendisi yaratacak olan gençlerle karar veren, katkıya ve yol arkadaşlığına açık cesur bir siyaset anlayışına ihtiyaç var. Emekten, üretimden, çevreden, kadınlardan, gençlerden yanayız. CHP, yeni dönemde toplumun hak taleplerinin yalnızca parlamentoda değil, sahada da sözcüsü olacaktır. Hedefimiz partimizi sadece Türkiye'nin en iyi yönetilen partisi yapmak değil, en iyi yönetilen kurumu haline getirmektir. 

-2. yüzyılın CHP'si, üye yapısı, örgütlenme biçimi, karar alma biçimi, parti içi demokrasi bakımından köklü değişimler ile yola devam etmelidir. Partinin lideri, kadroları, örgüt yapısı, siyaset yapma tarzı ve söylemi, tüzüğü yenilenmelidir. Tüzükteki yetki ve sorumlulukları bazen aşan, bazen aşındıran yönetim anlayışı toptan terk edilmelidir. 

-Tüzükte ve programda daha demokratik ve olumlu yönde yapılacak önerilere ve tüm değişikliklere katkı vermeye kararlıyız. Ancak seçim ve kurultayların baskısı altında sağlıklı bir yapısal dönüşüm yakalamak olanaksız. Yapılacak değişikliklere katkılar verip kurultayı tamamladıktan sonra hem teorik hem örgütsel katkılarla gerçekleşecek tüzük ve program kurultayını, yerel seçim takviminden hemen sonra başlatacak 2024 yılı içinde gerçekleştireceğiz. 

Kapsamlı bir üye reformu gerçekleştirilerek, üyelerin genel başkanları doğrudan seçmeleri dahil olmak üzere tüm süreçlere katılımları sağlanacaktır. Vekil, belediye başkanı ve meclis üyelerinin belirlenmesinde önseçim esas alınacak, yeniden aday gösterilecek yöneticiler için ise halkın memnuniyetini ölçen kriterler gözetilecektir. 

Genel merkez yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ve meclis üyeleri için 3 dönem sınırı getirilecektir. 

Kadınlar için eşit temsil mutlaka benimsenecektir. 

MYK üyelerinin 2/3'ü PM üyeleri arasından seçilecek, genel başkan seçilen tarafı ise PM'den ilk toplantıda güven oyu alacaktır. Güvensizlik oyu vermeleri ve geri çağırma yetkileri tanımlanacaktır. 

PM, gerçek bir meclis gibi çalıştırılacak, parti politikalarının belirlenmesinde danışmanlar değil, PM mutlak söz sahibi kılınacaktır. 

İl ilçe örgütleri arasında bağ güçlendirilecektir. 

Parti okulu yenilenecek, parti akademisi kurulacaktır. 

Parti içi iktidarı kazanmak için değil, CHP'yi, Atatürk'ün partisini iktidar yapabilmek için CHP Genel Başkanlığına adaylığımı ilan ediyorum. 

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na saygı ve sevgilerini iletti.

Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, "Yarından itibaren il kongrelerimiz yapılacak. Özgür Özel, halkın yanında. 50 gün boyunca çalışmaya devam edeceğiz. Kurultay kararı alınmış değil, bundan sonraki süreçte bu değerlendirmeyi yapacağız. Ben kazanırsam Genel Başkan ve Grup Başkanı olacağım. Bu süreçle ilgili durumu ikilik olarak tanımlamamak gerekiyor" dedi.

"YİNE BAŞARACAĞIZ"

-Yeni yüzyılda yeni bir siyaset için yeni yaklaşımlarla yol alacağız. Ülkemizin kaderini değiştiren, nice devrime imza atan bir siyasi irade bunu yine yapacak güce ve kudrete sahiptir. Daha önce başardık, yine başaracağız. İş cinayetlerini artıran üretim baskısından, grev yasaklarından sendikal baskıya emekçi sınıfının yanından ödünsüz pozisyon alıyoruz. Kutuplaştıran siyaset anlayışını reddediyoruz. Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı kabul etmiyoruz. Tüm farklılıkları kucaklıyoruz. Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyor, yatay siyaset anlayışını savunuyoruz.

"39 MİLLETVEKİLİNİN VERİLMESİ UNUTULMAYACAK HASARLAR BIRAKTI"

-İttifak siyaseti, ittifak kuranların birbirine benzediği bir siyaset olmamalıdır. İttifaklar, parti vicdanında karşılık bulacak şekilde tasarlanmalıdır. Partimizin 39 milletvekilini başka partilere vermesi parti tarihinde unutulmayacak hasarlar bırakmıştır. Bu süreç parti içi denetime kapalı olarak yürütülmüştür. Seçilmiş kurullar dahi bilgilendirilmemiştir. Sorumluluk üstlenmeyen yönetim tarzı kabul edilemez.

-İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuz çekilme kararından güç alanların yeni hedefleri var: 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun, çocukların cinsel sömürüsünü engellemek için Lanzarote Anlaşması ve kadın erkek eşitliği artık hedeftedir. İkinci yüzyılın CHP’si karar alma süreçleri, katılım ve etik ilkeler bakımından yola devam etmelidir. Partinin lideri, kadro, siyaset yapma tarzı yenilenmeli. Tüzükteki yetki ve sorumlulukları bazen aşan yönetim anlayışı toptan terk edilmelidir.

ADAYLIĞINI RESMEN AÇIKLADI

-Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı'na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir.

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na saygı ve sevgilerini iletti.

SORU-CEVAP

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, bundan sonra atacağı adımlara ilişkin soruya il kongrelerini takip edeceğini, Anadolu’da, yollarda olacağını söyleyerek yanıt verdi.

‘KURULTAY TARİHİ İLAN EDİLİNCE GRUP BAŞKANLIĞINDAN AYRILMA KONUSUNU DEĞERLENDİRECEĞİZ’

Grup başkanlığına devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya da "Şu anda kurultay tarihi belirlenmedi. Bundan sonraki süreçte ekibimizle bu değerlendirmeyi yapacağız. Bu konuda basına servis edilen birtakım haberlerde Sayın Genel Başkan'ın bu konuda bir talebi olduğu söylendi. Kendisinin bu konuda bir talebi olmadı” dedi.

Özel resmi kurultay kararı alındığı gün yeniden durumu yeniden değerlendireceklerini ifade etti. Grup başkanlığı ile ilgili durumu “ikilik” olarak tanımlamamak gerektiğini belirten Özel, İmamoğlu ile görüşüp görüşmediğine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: 

“Bugün bir görüşmem olmadı. Ama İmamoğlu ile partimizdeki herkes gibi açık bir iletişim kanalımız var.”

Partisinin genel merkezinden bir engellemeyle karşılaşacağını düşünmediğini belirten Özel, kurultayın bir an önce yapılması gerektiğini söyledi. Kaybetmesi halinde partiden ayrılmayacağını söyleyen Özel, “Özgür Özel, baba evinden ayrılmaz” dedi. 

İMAMOĞLU'NUN TEBRİK MESAJINA YORUM

Özel, kendisini tebrik eden ilk isim olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na da yanıt verdi.

"Mesajını az önce gördüm. O da bu partinin bir evladıdır, çok teşekkür ediyorum" diyen Özel, sadece İmamoğlu ile değil bu partiye gönül veren herkesle birlikte yürüdüğünü ifade etti. 

‘SEZGİN TANRIKULU’NA YÖNELİK LİNÇ KAMPANYASINA KATKI VERİLMESİ ÜZÜNTÜ VERİCİ’

CHP'li Sezgin Tanrıkulu’nun açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, Tanrıkulu’nun sözlerinin bağlamından koparılarak yaygınlaştırıldığını ve bir linç kampanyası başlatıldığını ifade etti.

Tanrıkulu’na yönelik linç kampanyasına katkı verilmesinin üzüntü verici olduğunu belirten Özel, “Asla bir Aktroll’ün paylaştığı 35 saniyelik videoya onlarla yarışarak tepki verilerek değil, işin gerçeği araştırılarak tepki verilir” diye konuştu.

'İTTİFAK' SORUSUNA DİKKAT ÇEKEN CEVAP

İttifakların yeniden hareketlenmesi için bir heyecana, bir dirilişe ihtiyaç olduğunu kaydeden Özel, “Şeffaf, hesap verebilir bir ittifak kampanyasına elbette destek veririz” dedi.

Kurultayda her bir delegenin oyuna talip olduğunu söyleyen Özel, “Değişim talebi son derece meşru bir talep. Değişim talebini parçalara ayırmayı değil, değişim talebini uzlaşarak bir büyük parti içi ittifaka dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum. Değişim talebi ortaklaştığımız bir yürüyüşe dönüştü. Ayrımız gayrımız yoktur” dedi.

Kendisinin yeteri kadar delegenin oyunu almasının mümkün olmadığına dair yorumların sorulduğu Özel, “Şu ana kadar Muş ve Elazığ dışında hiçbir il kongresi yapılmadı. 1400 delegenin 1180’i oluşmadı” dedi ve şunları söyledi:

“Hikayemiz kaybedersem ne olur diyenlerin değil, itirazın, değişimin gençleşmenin, tartışmanın ve güçlenmenin günüdür diyenlerin hikayesidir.”

"HERKES SORUMLULUĞU KABUL ETMELİ"

CHP’yi danışmanların yönettiği, kayıt dışı siyaset yürütüldüğü yönündeki eleştirileri hatırlatılan ve kendisinin de o dönemde parti yönetiminde olduğu ifade edilen Özel, “O dönem süreci dönüştürme konusunda etkiniz olmadı mı?” sorusunu parti içi mahremiyete zarara vermeyeceğini söyleyerek yanıtladı ve pek çok noktada itiraz geliştirdiğinin bildiğini kaydetti.

Özel, “Sorumluluğumuzu inkar ediyor değil, herkesin sorumluluğunu kabul etmesi gerektiğini savunuyoruz” dedi.

KENDİSİNİN ADAYLIĞINI ÖNCEDEN DUYURAN KILIÇDAROĞLU'NA YANIT

Özel'e, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklama hatırlatıldı. Kılıçdaroğlu, burada Özel'in adaylığını bizzat kendisi duyurarak "Yarın Özgür Bey adaylığını ilan edecek" demişti.

Özel, bu açıklamaya ilişkin 'Bunu Genel Başkan'ın bir jesti olarak kabul ediyorum' açıklamasını yaptı.

CHP’nin Genel Başkanlığı'na aday olan birine en son söylenebilecek şeyin 'emanetçilik' olduğunu kaydeden Özel, "Bir emanet vardır, onu şu anda Sayın Kılıçdaroğlu taşımaktadır. Emanet Atatürk’ün emanetidir. Nasip olursa bir siyasetçinin taşıyabileceği en onur verici emanettir. Atatürk’ün emaneti dışında bir emaneti taşımak CHP’deki hiçbir siyasetçiye yakışmaz" dedi. 

TOPLANTIYA KATILANLAR

Seyit Torun

Veli Ağbaba

Süleyman Bülbül

Cumhur Uzun

Alpay Antmen

Gökçe Gökçen

Özgür Karabat

Özgür Ceylan

Turab Taşkın Özer

Ali Gökçek

Ayhan Barut

Alpay Antmen - İrfan Kaplan- Ahmet Kaya (Eski milletvekili)

Gökhan Zeybek

Sevgi Kılıç (PM üyesi)

Ulaş Karasu

Suat Özçağdaş

Fethi Açıkel