Özgür  Özel: CHP’yi ayağa kaldırmak için helallik almaya geldim”

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı, Genel Başkan Adayı Özgür Özel, İzmir İl Kongresinde yaptığı konuşmada, “Sizi, Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki büyük yılgınlıktan, Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki bu büyük hayal kırıklığından çıkmaya, sizi Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden ayağa kaldırmaya, Cumhuriyete, değerlerine sahip çıkmaya, Cumhuriyet Halk Partisi’ni artık sağdan gelen danışmanların lüzumsuz akıllarıyla değil, kırmızı çizgimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleriyle yönetmeye davet ediyorum” dedi.

Özel, İzmir İl Kongresinde yaptığı konuşmada, “Güzel İzmir’e merhaba. 10 yaşında kısa pantolonlarla geldiğim, 17 yaşında bıyıkları terleyerek, okulumdan Bornova Anadolu Lisesi’nden ayrıldığım, üniversite hayatımı geçirdiğim, hayat arkadaşımla tanıştığım daha sonra yatılı okuldaki yediğimiz devlet ekmeğinin, üzerimizdeki milletin hakkını ödemek için vatani görevimi yapmak istediğimde yine güzel İzmir’le buluştuğum, kuruluşun, kurtuluşun kenti, 15 Mayıs 1919’da ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in kenti İzmir. Merhaba, merhaba, merhaba” dedi. Özel, şunları kaydetti:

CHP’Yİ AYAĞA KALDIRMAK İÇİN HELALLİK ALMAYA GELDİM

“Hepinizi baba evine gelmiş, hepinizi baba evinde oturan güzel insanları ziyarete gelmiş bir evladınız, bir kardeşiniz olarak sevgiyle selamlıyorum. Herkes ama herkes baba evine doğar, büyür, kimi ayrılır gider. Kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur. Kimi büyüğüne gider, kimi küçüğüyle yetinir. Herkes bilir ki başım sıkışırsa, eğer bir gün zora düşersem baba evimde çorba kaynamaktadır, baca tütmektedir.  Baba evindeyiz. Baba evinin elbette bir tapusu vardır. O tapuda ne Özgür Özel yazar, ne Kemal Kılıçdaroğlu. Ne İsmet Paşa yazıyordu, ne Bülent Ecevit. Bu partiye hizmet eden, hizmet edecek olan herkes çok kıymetlidir. Bu evin tapusunda bir tek isim yazar, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. İşte, dün o baba evinde, babamızın evinde, partimizde bir adımı attım. Hayata adım attığım İzmir’e de o adımın ertesinde geldim ve ilk kongremize katılıyorum. Buradan sonra farklı şehirlerde, Konya’da. Diyarbakır’da, Trabzon’da, Edirne’de, Kayseri’de olacağım. Bu sürecin sonunda Cumhuriyet Halk Partisi’nde partimiz daha iyi olsun, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına büyük moral bozukluğu, büyük moral çöküntüsüyle başlamamak için, buna izin vermemek için, partiyi yeniden ayağa kaldırmak, gençleriyle, kadınlarıyla, örgütüyle Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden umut yapmak, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki küçük iktidar savaşını kazanmak değil, Cumhuriyeti yöneten büyük iktidar mücadelesinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni ayağa kaldırmak için baba evinden helallik almaya geldim. Hepinizin desteklerini bekliyorum.

 

KIRGINLIĞA ÇARE OLMANIN YOLU, SANDIĞA UMUT HALİNE GETİRMEKTİR

Şüphesiz, milli mücadelenin ilk kurşununun atıldığı, ardından son askerin 9 Eylül’de denize dökülerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluşunun tescillendiği bu güzel şehir, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra en derin üzüntüyü, en büyük hayal kırıklıklarını yaşayan şehirlerden bir tanesi. Biz bu büyük üzüntünün, bu büyük hayal kırıklığının seçmende ne yansımalarının olduğunu, birebir yaşıyoruz. Sizler Karabağlar’ın Kavacık köyünde üzüm hasadı yapan Memduh Ağabey’i, Bergama’nın Kozak yaylasındaki dağ köylüsünü, Kemalpaşa’nın fabrikalarında alınteri döken işçi kardeşimi, Torbalı’da çiçek seralarında çalışanları görüyorsunuz, dinliyorsunuz, onların elini tutuyor, gözünün içine bakıyorsunuz. Üzülerek söylemeliyim ki, büyük bir duygusal kopuş, büyük bir moral bozukluğu, büyük bir umutsuzluk ve küskünlük var. Eğer biz Cumhuriyeti kuran, Türkiye’nin en köklü partisini kuran, günü gelince çok partili demokratik sisteme gözünü kırpmadan geçen, bu ülkeye demokrasiyi getiren parti olarak, eğer biz seçmenin bize, siyasete, sandığa küsmesine seyirci kalırsak çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız demektir. Eğer biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak bütün diktatörlerin beslendiği sandığa katılım oranının düşüklüğüne, seçmenin sandıktan, siyasetten umudunu kesmesine çare bulamazsak, bunun sonunda elverişli zemin ortaya çıkar. Bugün Türkiye’de herkes, bundan sonraki seçimle ilgili küskünlük, kırgınlık ifade etmektedir. Buna çare olmanın yolu, yeniden sandığı umut haline getirmektedir.

CHP’Yİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ ATATÜRK’ÜN İLKELERİYLE YÖNETELİM

Şimdi, önümüzde bir yol, önümüzde bir tercih, önümüzde bir karar var. Ya hep birlikte sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıp, sanki seçmen kırgın değilmiş gibi davranıp, sanki ittifak kapasitemiz ortadan kalkmıyormuş gibi davranıp, sanki önümüzde büyük bir tehlike yokmuş gibi davranıp, kendi örgüt içi mücadelemizle partimizdeki koltuklarımızı korumaya çalışacağız, ya da hep beraber bir özeleştiri yapıp, samimi şekilde seçmeni anlayarak, gerekli değişimi sağlayarak, bunu sadece tüzüğü biraz daha demokratik hale getirerek değil – elbette destek veririz –  bu sadece bir kadronun değişmesiyle yetinmekle olmaz, tepeden tırnağa bir değişimle Türkiye’ye yeniden umut olmak zorundayız. Sizi umuda yolculuğa davet ediyorum. Sizi, Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki büyük yılgınlıktan, Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki bu büyük hayal kırıklığından çıkmaya, sizi hep birlikte, omuz omuza, kol kola Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden ayağa kaldırmaya, sizi hep birlikte Cumhuriyete, değerlerine sahip çıkmaya, Cumhuriyet Halk Partisi’ni artık sağdan gelen danışmanların lüzumsuz akıllarıyla değil, kırmızı çizgimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleriyle yönetmeye davet ediyorum.

İZMİR, SANCAK GEMİMİZDİR

Bu çağrı, sadece Cumhuriyet Halk Partisinin üyelerine değildir. Bu çağrı, sadece Cumhuriyet Halk Partisinin delegelerine değildir. Bu çağrı, Cumhuriyet ateşinin yakıldığı İzmir’den bütün Türkiye’ye, bu çağrı, içinde vatan, millet, Cumhuriyet sevgisi olan herkese, bu çağrı Türkiye’nin ikinci yüzyılı, bizlerin, sizlerin çocuklarının umudu olsun diye, emekçinin alnının teri karşılığını bulsun diye, ezen ve ezilenler olmasın, herkes kardeşçe yaşasın diye bu çağrı bu ülkeyedir. Bu çağrı bizim. Bu çağrıda hep birlikte birleşelim. Hangi il başkanı seçilirse seçilsin, seçimin sonucu ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partililerin kucaklaşmaya, kenetlenmeye ve CHP’nin kalesinde, amiral gemisinde, sancak gemisinde bir büyük mücadeleyi vermeye davet ediyorum. Savaşlarda mevziler kaybedilebilir, bazı muharebeler kaybedilebilir. Ancak, savaşlarda asla ve asla sancak gemisi kaybedilmez. İzmir, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sancak gemisidir. İzmir’i, sancağımızı savunur gibi savunacağız. Bundan sonraki süreçte, İzmir’in iradesini kucaklayarak, bu salondan çıkacak başkanı, yönetimin önderliğinde sizlerin ortaya koyacağınız iradeyle hep birlikte kurultayı gerçekleştirecek, partimizi güçlendirecek bir yenilenmenin önünü açacak, demokrasiyi önce partimizde sonra Türkiye’de hakim kılacağız.”