Özdemir: Torba kanunlar hatalı ekonomi politikalarının bir sonucudur

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmelerine başlanan torba kanun teklifini değerlendirdi. 39 maddelik torba kanun teklifi için teklifin havale edildiği üç tali komisyonun kendilerini doğrudan ilgilendiren maddelere ilişkin herhangi bir çalışma yapmadığına dikkat çeken Sibel Özdemir, “Komisyon başkanı konuyla ilgili yaptığı açıklamada 'Tali komisyonlara gerekli yazılar yazılmış, cevapları gelmiş; bu süreç içerisinde bu konuda bir çalışma yapamayacaklarına dair cevaplar alındı' dedi. Nitelikli yasama yapılmasının önündeki en büyük engellerden birisi de bu eksiklik" diye konuştu. 

“Tali komisyonların çalışması özellikle torba kanun teklifleri için çok önemli ve zorunlu bir ihtiyaç” olduğunu ifade eden Özdemir, “Tali komisyonlar kendilerine havale edilen maddelere ilişkin toplantı yapmayarak ve görüş raporlarını esas komisyona sunmayarak sağlıksız yapılan yasal düzenlemelerin kısa sürede tekrar tekrar Meclis gündemine gelmesiyle sonuçlanıyor. Çünkü birbirinden çok farklı alanlarda teknik düzenlemeler yapılırken bu konularda ihtisaslaşmış komisyon üyelerinin kendilerini ilgilendiren düzenlemeleri tartışmaları ve raporlarını esas komisyona sevk etmelerine fırsat verilmiyor” dedi.

CHP’li Özdemir, konuşmasında şunları kaydetti:

NİTELİKSİZ YASAMANIN MAĞDURLARI: ‘EVİM’

“Torba teklif içinde yer alan ‘Evim mağdurları’ ile ilgili düzenleme Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda görüşülmüştü. Sektörde faaliyet gösteren kuruluşlar ve mağdurlar Komisyona gelmişlerdi ve detaylı bir çalışma yapılmıştı. Fakat bu mağduriyet, yine eksik ve niteliksiz bir yasama olduğu için ve öneriler dikkate alınmadığı için bugün yine bir torba teklifin içerisinde karşımıza çıktı. Örneğin ‘Evim mağdurları’ ile ilgili Sanayi Komisyonu üyelerinin ciddi katkıları olacaktı ama onların şu an bu kanun teklifinden haberleri dahi yoktur.”

TORBANIN EN KRİTİK MADDESİ

“Basın için bir sansür denilebilecek ama Türkiye'deki bütün vatandaşları ilgilendiren bir sansürle de karşı karşıyayız. Teklifin en kritik düzenlemelerinden birisinin madde gerekçesi net bir şekilde yazılmıyor. Belli şirketlere getirilen yasakla ilgili gerekçede başka bir şey yazıyor, kanun maddesinde başka bir şey yazıyor. Bunun da açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Bu sansür kime, hangi şirketlere uygulanacak; vatandaşa mı uygulanacak? Belli değil. Cumhurbaşkanlığı ofisleri var yine, onlara muafiyet tanınıyor. Nedir bu Cumhurbaşkanlığı ofisleri? Ne yapıyor buradaki kişiler? Kimler, nasıl atanıyor ofislere?”

TORBA KANUNLAR HATALI EKONOMİ POLİTİKALARININ BİR SONUCUDUR

“Aslında torba kanun teklifi, bu iktidarın öngörülemeyen ve gerçekten ülkenin ekonomi politikaları noktasında yapmış olduğu hataların bir sonucudur. Bu sonuçları yine ağır aksak ve eksik bir şekilde telafi etme çabasını görüyoruz. Son uygulanan kur garantili mevduatta Hazineye getirdiği yük... Yine, ekonomi anlamında uygulanan politikalar sonucunda hızla artan enflasyon, işsizlik ve bunların sonucunda asgari ücretin, satın alma gücünün hızla erimesi. Ya da bir taraftan vatandaş mağdur ediliyor ama diğer bir taraftan da Hazine’ye yeni kaynaklar yaratma çabası var; aslında, bir kısır döngü içerisine girildiğini de gösteriyor.”

SİSTEM KRİZİNİN YANSIMASI OLARAK AYM KARARLARI VAKTİNDE UYGULANAMIYOR

“Temmuz 2020'de, Anayasa'ya aykırı olarak Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle üniversitelere kadro tahsis ediliyor. CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi (AYM) bu kararnameyi Nisan 2021’de iptal ediyor çünkü bu hak Meclisin yetkisinde. Neticede, bir an evvel -dokuz ay sonunda- kanunun çıkması gerekiyor yani 16 Mart 2022 tarihine kadar bu kanunun çıkması gerekiyordu; burada da bir eksiklik var ve yine bir sistem kriziyle karşı karşıyayız. Şimdi 2020’de yayımlanan kadrolara yenileri ekleniyor. Bu, ek eklemeler neye göre yapıldı? Boğaziçi Üniversitesi’ne muazzam derecede bir kadro tahsisi yapılıyor; bu üniversitedeki tartışmaları biliyoruz, bu üniversitede nelerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Bunlar açıklığa kavuşmadan, bu Millî Eğitim Komisyonu’nda tartışılmadan bir torbanın içerisinde çok önemli kadro tahsisleri yapılıyor. Bu kadrolar nasıl atanıyor? Nasıl ilanlar veriliyor? Rektörlerin artık partili Cumhurbaşkanı tarafından atanmasıyla beraber üniversitelerdeki yaşanan süreç, bu kadro tahsisleri, bu plansızlık; bunları nasıl tartışacağız?”