Muzaffer İlhan Erdost hayatını kaybetti

Sol yayınlarının kurucusu olan Muzaffer İlhan Erdost yaşamını yitirdi.

Sol yayınlarının kurucusu, yazar Muzaffer İlhan Erdost yaşamını yitirdi.

Marksist eserlerin Türkçe'ye kazandırılmasında büyük bir emeği olan Muzaffer Erdost, kardeşi İlhan Erdost'un 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Mamak Askeri Cezaevi'nde katledilmesinin ardından adına kardeşi İlhan'ın adını ekleyerek, "Muzaffer İlhan Erdost" ismini kullanmaya başlamıştı.

MUZAFFER İLHAN ERDOST KİMDİR?

• 18 Eylül 1932 Tokat Artova da doğdu...
 
Muzaffer Erdost, kardeşi #İlhanErdost’un Ankara, Mamak Askeri Cezaevi aracında dövülerek öldürülmesinden sonra; Muzaffer İlhan ERDOST adını aldı...
 
Tokat'ın Artova ilçesine, Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkasya’dan muhacir olarak gelmiş ÇERKEZ bir ailenin çocuğudur. Ailesinin geçim sıkıntısı ve 2. dünya savaşı yüzünden ilkokulu bitirdikten sonra  Ankara’ya yerleşmiştir.
 
Çocukluğundan itibaren Varlık ve Yeditepe dergileri ile dönemin sosyalist düşünceye sahip yazarlarının etkisi altında kalmış, Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali gibi şair ve yazarların düşüncelerini benimsemişti.
 
1956'da Veteriner Fakültesi'ni bitirdi.  Fakülteyi bitirdikten sonra bir ev alarak Ankara’ya yerleşti. Kardeşi İlhan Erdos’u da yanına alarak okutmaya başladı.  
 
Daha sonra sol siyasi çevrelerin içine girerek ve onların da destekleri ile yayıncılığa başladı. 
 
Pazar Postası dergisini yönetti. (1956-1958). Pazar Postası II Yeni şiir hareketine ve şairlerine sayfalarını açarak II Yeni şiir hareketinin dergisi haline dönüşmüştü. Bir süre Ülke dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yapan şair daha sonra Ulus gazetesinde çalıştı (1958-1963). 1958'de Açık Oturum Yayınları'nı yönetti. 
 
Askerliğini Şemdinli’de yapan araştırmacı, yazar, şair Muzaffer İlhan Erdost, askerliğini bitirip geldikten sonra eski iş yeri olan Ulus gazetesi onu tekrar işe almamıştı. 
 
Bir süre İşsiz kalan şair daha sonra kardeşi İlhan Erdost  ile 1965'te Sol Yayınları'nı kurdu ve yönetmeye başladı. Bu yayınevinde çıkarılan İlk kitaplar arasında Lenin’in Emperyalizm’i, Marx’ın Ücret Fiyat Kar’ı vardı.
 
Yayımladığı bu kitaplardan dolayı sık sık mahkemelere gidip gelmişti. “İlk yargılanmam Mao’nun kitabı “Teori ve Pratik”ten oldu. Üç gün tutuklu kaldım, sonra beraat ettim. 
 
Arkasından Stalin’in, “Marksizm ve Milli Mesele”sinden yargılandım, ondan da beraat verildi. 15 kitaptan falan yargılandım. İlk kez Lenin’in, Ne Yapmalı’sından mahkûm oldum.”
 
O süreçte hukuki sorun olabilecek metinlerde takma adlar kullanıyordu.. Milli Birlik Komitesi’nin çıkardığı  kanunla yayınladığı kitaplar toplanmıştı.
 
Bu yıllarda TİP li gençler ve diğer sol görüşlü şair ve yazarlardan müteşekkil geniş bir edebi çevre oluşturmuşlardı.  Basımı yasak olanlar da dâhil olmak üzere sosyalist içerikli eserleri basıp dağıtıyorlardı.
 
12 Mart 1971’de tutuklandı.

Bu günlerini bir röportajında şu şekilde anlatmıştır: 
 
“12 Mart’ta, İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı’nın 18 numaralı bildirisiyle bir kısım sosyalist, devrimci-demokrat ve sol kemalistler gözetim altına alındılar. Beni de dört beş kişiyle birlikte İstanbul’a götürdüler. Sansaryan Hana götürdüler, orada üst katta hücrelere koydular. Sol Yayınları sahibi olduğumu öğrenen 1. şube polisleri beni içerde bir odaya alıp bana meydan dayağı çektiler, içlerinden biri kalın bir sopayla ellerime vurdu, ellerim patladı, kan içinde kaldı. İfademi aldıktan sonra Davutpaşa kışlasına götürdüler. Yaşar Kemal, Muammer Aksoy, Doğan Avcıoğlu, Kemal Türkler, Kemal Sülker, Kemal Burkay, elliye yakın yetkin insan ile orada kaldık. Bir ay sonra yeniden Ankara’ya gönderdiler. 3.5 yıl tutuklu kaldım. Dev-Genç davasının 200 bilmem kaçıncı sanığı olmuştum”
 
Bu yıllar arasında Sol Yayınlarını kardeşi İlhan Erdos idare etmişti. 1974’te Genel Aftan yararlanarak hapisten çıktı. 1980 yılına kadar yayınevinde pek çok sosyalist ve Kominst içerikli kitapların basımı ve dağıtılmasında aktif rol üstlenmişti.
 
Kardeşi İlhan Erdost'un 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, evinde Engels’in ‘Doğanın Diyalektiği’ kitabını bulundurduğu ve Marksist klasikleri yayımladıkları için Mamak Askeri Cezaevi'ne alındılar ve dövüldüler... 
 
Bu olay kardeşi İlhan Erdos’un ölümüyle sonuçlanmıştı. 
 
7 Kasım 1980’de,  Mamak Cezaevi’nde kardeşinin işkence ve dayak sonrasında ölümü üzerine kardeşinin adını, adına ekleyerek, "Muzaffer İlhan Erdost" ismini kullanmaya başladı.
 
Kardeşinin ölümünden sonra resim yapma merakına da kapılarak resimler yapmaya başladı Bu yıllarda resim ve fotoğraflarından oluşan sergiler de düzenlemişti.
 
Erdost, Sol-Onur Yayınlarının sahibi ve yönetmenidir. Türk şiirinde Garip Akımı'ndan sonra ortaya çıkan İkinci Yeni akımının isim babasıdır. Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) girişimci ve kurucu üyesidir. 
 
Muzaffer İlhan Erdost, hayatını Marksist literatüre adamış Türkiye’deki solcu hareketin başlıca isimlerinden ve yayıncılarından birisi olmuştur.
 
Erdost; şiir, öykü, deneme ve eleştiriler yazdı. Yazılarında, toplumsal sorunlar, Türkiye ve Osmanlı tarihi, tarım, faşizm ve demokrasi konularına daha ağırlıklı eğildi. 
 
Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun (TİHAK) kurulmasında da öncülük eden Erdost, bu kuruluşun başkanlığın da yapmıştır.
 
Edebiyata öykü ve şiirle başlayan Erdost, II yeni Hareketi anlayışına yönelik şiirler yazdı.  Daha sonra eleştirilere yönelen şair sonraki yıllarında daha çok eleştiri türünde ürünler verdi. 
 
II.Yeni şiir hareketine dâhil bir şair olan Muzaffer Erdost, aynı zamanda II.Yeni şiir hareketinin de isim babası oldu. 
 
Şiirlerini “Havada Kalan Güvercin “ adlı kitapta topladı.

Yapıtları:
 
* Türkiye Sosyalizmi ve Sosyalizm (1969)
* Türkiye Üzerine Notlar (1970)
* İlhan İlhan, (1981)
* Kapitalizm ve Tarım (1984)
* Osmanlı İmparatorluğu'nda Mülkiyet İlişkileri (1984)
* Bilim ve Yazın Arasında (1984)
* Şemdinli Röportajı (1987)
* Demokrasi ve Demokrasi (1989)
* Havada Kalan Güvercin (Şiir, 1990)
* Ey Karanlık Mavi Güneş (Öykü, 1990)
* Adam İçin Türevler (1990)
* Ulus, Uluslaşma, Demokratikleşme (1991)
* Bir Fotoğrafa Altyazı - İki 7 Kasım (1991)
* Üç Şair - Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmed Arif (1994)
* Kanı Kanla Yıkamak (1994)
* Faşizm ve Türkiye, 1977-1980 (1995)
* Türkiye'nin Yeni Sevr'e Zorlanması Odağında Üç Sivas (1996)
* İkinci Yeni Yazıları (1997)
* Küreselleşme ve Osmanlı "Millet" Modeli Makasında Türkiye (1998)
* Pandora'nın Bir Başka "Kutu"su (2000)
* Türkiye'nin Kararan Fotoğrafları (2003)
* Sosyalizmi Seviyorum (2007)* Türkiye 2009 (2009)
Şiirleri...