Bir devrimciyi, bir aydını kaybettik: Fatsa’dan Yeşilçam’a uzanan Kadir İnanır’ın hikâyesi
Müslüman Kardeşlerden ABD’ye IŞİD tepkisi
Suriye Müslüman Kardeşler teşkilatının yeni lideri Hikmet Velid, ABD öncülüğündeki koalisyonun IŞİD’e saldırmasının Esad’a yaradığını söyledi. Suriye içinde bir ağırlıkları olmadığını kabul eden Velid, BM’nin Halep’te ateşkes planına da tepki gösterdi.
Suriye Müslüman Kardeşler teşkilatının yeni lideri Hikmet Velid, ABD öncülüğündeki koalisyonun IŞİD hedeflerine vurup Esad’ı vurmamasına tepki gösterdi. İstanbul’da AKP’nin misafiri olan ve 3 yıldır kendi ülkesine dış müdahale çağrısı yapan örgütün yeni lideri, Birleşmiş Milletler’in (BM) Halep’te ateşkes önerisinin de “devrimi sabote edeceğini” ileri sürdü.
Suriye içinde bir ağırlıkları olmadığını ve Halep’in de Suriye ordusunun eline geçmek üzere olduğunu kabul eden Velid, ABD saldırısı konusunda da umutlarının tükendiğini ifade etti.
Velid’in açıklamalarının, müttefikleri ve ev sahipleri AKP’ye benzerliği dikkat çekti.
Al Jazeera Türk’ten Ola Kurt’a konuşan Hikmet Velid’in açıklamalarının bir bölümü şöyle:
ABD’nin başını çektiği uluslararası koalisyonun IŞİD ve Nusra’yı bombalaması Esed’in işine mi yarıyor?
Doğrusu, terörle mücadele adıyla kurulan bir ittifakın nasıl da Esed rejiminin terörüne göz yumabildiğini anlayamıyorum. IŞİD, Nusra Cephesi, Ahrar-u Şam veya hangi grup olursa olsun onlar Esed rejiminden daha mı fazla terör estirdiler. Esed rejimi Suriye’nin en büyük terör örgütü. Esed rejimi Suriye’de terörü icat etti. Esed rejimi olmasaydı ne IŞİD ne de Nusra Cephesi ortaya çıkardı. ABD koalisyonunun Esed rejimine saldırmaması, diğer gruplara saldırması, bu saldırıların asıl hedefiyle ilgili büyük kuşku uyandırıyor. ABD koalisyonunun bu gruplara saldırı düzenlemesi, planlı olsun olmasın, Esed rejiminin lehine işliyor.
SMDK Başkanı Hadi Bahra, Suriyelilerin ABD-Esed rejimi -İran arasında açıklanmamış bir ittifak olduğuna inandığını söylüyor. Siz böyle bir ittifakın olduğuna katılıyor musunuz?
Suriye’deki gelişmeler, gerçekten uluslararası toplumun Esed rejiminin düşmesini istemediği yönünde. Koalisyonun vurduğu veya vurmadığı hedefler buna işaret ediyor. Böyle bir anlaşma net bir şekilde olmasa bile en azından zımni bir anlaşma olduğuna ben de inanıyorum.
Halep’te Esed Rejiminin şehri tamamen kuşatması için sadece 4 kilometrelik bir koridor kaldı. Muhalefet Halep’i de kaybederse artık hiçbir büyük kent merkezinde neredeyse kalmamış olacak. Bu başarısızlığı neye bağlıyorsunuz?
Maalesef bu tanı çok doğru. Muhalefetin askeri yapısı bir ordu mantığıyla işlemiyor. Yani orduyu yöneten tek bir akıl yok. Ordu küçük bağımsız birliklerden oluşuyor bu da aralarında koordinasyon kurmayı zorlaştırıyor. Diğer başarısızlığın nedeni de bu birliklerin aralarında güven eksikliği olmasından da kaynaklı.
Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi De Mistura’nın Esed’e sunduğu yeni planı nasıl buluyorsunuz? Esed bu planı kabul ederse siz de kabul edecek misiniz?
De Mistura’nın ortaya attığı planın aslında Esed’in kurduğu bir plan olduğuna inanıyoruz. Bu plana kuşku ile bakıyoruz. De Mistura sabah akşam halkını bombalayan bir rejimle görüşmeye geliyor. Esed tavsiyelerini De Mistura’ya sunuyor. Ve De Mistura bu tavsiyeleri üzerine bir plan kuruyor. Bu tamamen devrimi sabote etmek için yapılmış bir hamle. Yine de şunu net söyleyeyim. Biz Suriye ordusunun da kanı dâhil olmak üzere Suriyelilerin kanını durduracak ve onun meşru isteklerine yanıt verebilecek her türlü inisiyatife açığız ve kabul etmeye hazırız. Fakat bu dondurulmuş bölgeler inisiyatifi bu iki şartı gerçekleştirmiyor. Bu plan Suriye halkının beklentilerini karşılamıyor. Küçük süre için kanı akmasını durdurabilir yalnız uzun vade içinde bu plan devrimi sabote edecek.
De Mistura planının yeniliği aslında iki tarafın yönetimi arasında bir anlaşma sağlamak yerine, zeminden başlayarak küçük bölgesel çözümleri üreterek daha geniş bir çözüme ulaşabilmekti. Sizce bu strateji ne kadar yararlı olabilir?
Doğrusu, biz Esed rejiminin samimiyetine inanmıyoruz. Bu dondurulmuş bölgeler planı kısa süreliğine başarılı olabilir belki ancak rejimin daha sonra yeniden saldıracağına eminiz.
Dolayısıyla bu tür planların başarılı olacağını düşünmüyoruz. Bunlar sadece ciddi bir hastalığı olan birine ağrı kesici vermek gibi. Bu plan krizi çözmez. Silah tehdidi altında bir halk ile rejim arasında bir anlaşma sağlamak sağlıklı değil. Bir çözüm olacaksa küçük çözümlerle değil kapsamlı bir çözüm çerçevesi içinde olması gerekiyor.
Yeni Soluk
Yorum Yap