Mülkiye 68 Kuşağı’ndan Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

Mülkiye 68 Kuşağı, Mülkiye'den mezun olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, tarikat ve cemaatlere ilişkin açıklamaları dolayısıyla kınayarak istifaya çağırdı. Açıklama aralarında eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan’ın da bulunduğu 300’ü aşkın ismin imzayla yapıldı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 17 Aralık'ta TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, "Sizin tarikat, cemaat dediğiniz, bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerle bize hizmet eden, destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.

Mülkiye 68 Kuşağı, Mülkiyeliler ve Mülkiye dostları adına 300'ü aşkın imzayla yapılan açıklamada, 1994'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olan Mülkiyeli Bakan Tekin, istifaya çağrıldı.

"TARİHTE BÜTÜN TÜRK DEVLETLERİ, TARİKATLAR MARİFETİYLE YIKILMIŞTIR"

Yapılan açıklama şöyle:

“Tarihte bütün Türk devletleri, tarikatlar marifetiyle yıkılmıştır. Büyük Selçuklu Devleti’ni Haşaşi Tarikatı yıkmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti, tarikat kavgalarıyla 18 parçaya bölünmüştür. Osmanlı İmparatorluğu da aynı kaderi paylaşmıştır. Arap dönme ve devşirme ulemanın yuvalandığı tarikat ve cemaatler, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasındaki en temel unsur olmuştur. Tarikat ve cemaatler, hem Kurtuluş Savaşı sırasında hem de cumhuriyetin kuruluşu sonrasında çok sayıda isyan çıkarmış, ancak Mustafa Kemal Atatürk’ü aşamamıştır. Atatürk, tarikat ve cemaatlerin laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti için oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak konusundaki kararlılığını, 30 Ağustos 1925 günü Kastamonu’da halka hitabında ortaya koymuştur: 'Efendiler ve ey millet; iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur.'

"TARİKAT VE CEMAATLER SİYASİLERİN OY HESAPLARI PARALELİNDE GİDEREK GÜÇLENMİŞTİR"

Tarikat ve cemaatler, TBMM’de 30 Kasım 1925 günü kabul edilen 677 sayılı 'Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklarla Bir Takım Unvanların Yasaklanmasına ve Kaldırılmasına İlişkin Yasa' ile kapatılmıştır. Yeraltına inen tarikat ve cemaatler, zaman içinde vakıf ve dernek olarak örgütlenmiş, siyasilerin oy hesapları paralelinde giderek güçlenmiştir. Bu ortamda, önce devlete sızarak kendi paralel devletini kuran Fetullah Gülen Cemaati’nin kalkıştığı 15 Temmuz 2016 darbesi, tüm canlılığıyla hafızalardadır. Yakın komşumuz Suriye’de de tarikat ve cemaatlerin emperyalist batılı devletlerin kışkırtmasıyla önce devlete karşı ayaklanmış, ardından kanlı eylemleriyle milyonlarca insanı katletmiştir. Bu süreçte Suriye parçalanırken ülkenin kuzeyinde Amerika ve himayesindeki PKK/PYD komşumuz olmuştur. Aynı zamanda, 8 milyonun dolayında sığınmacı da ülkemize doluşmuştur.

"DEVLETE YERLEŞMELERİ TEŞVİK EDİLMEKTEDİR"

Suriye’de yaşananlar, emperyalistlerin en rahat kullanacağı örgütlerin tarikat ve cemaatler olduğunun son canlı kanıtıdır. Yaşanan bunca acı olaya rağmen günümüzde tarikat ve cemaatlerin hala sırtları sıvazlanmakta ve devlete yerleşmeleri teşvik edilmektedir. Bunun son örneği, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in TBMM kürsüsünde tarikat ve cemaatlerle iş birliğine devam edeceğini ilan etmesidir. 'Sizin tarikat, cemaat dediğiniz, bizim STK dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz. Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor' diyen Tekin, sözlerini şöyle sürdürmüştür: 'Onlardan siz bunun için rahatsızsınız. Protokol yaptığımız bu sivil toplum örgütlerimiz, çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben STK’larla protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için sizin insan kaynağınıza insan yetiştirmemek için buna devam edeceğim.'

"MUTLAKA GÖREVDEN ALINMALIDIR"

Bu konuşmasıyla Bakan Tekin, açıkça Cumhuriyet’e meydan okumuş, Anayasa’yı da ihlal etmiştir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bilmelidir ki çocuklarımız tarikatlarla dağ arasına sıkıştırılacak varlıklar değildir. Onlar için tek yol, aklı ve bilimi her şeyin üzerinde tutan, tüm halkı kucaklayan demokratik, laik ve sosyal hukuk bir devlet bilincidir. Türkiye’nin bekası da buna bağlıdır. Bakan Tekin’in çağdaş Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları yetiştiren Mülkiyemizin mezunu olması da bizler için ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Bu düşünce yapısındaki bir kişinin Cumhuriyet’in Milli Eğitim Bakanlığı’nı yapmasını şiddetle kınıyor ve kendisini istifaya davet ediyoruz. İstifa etmediği takdirde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı göreve davet ediyoruz. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mutlaka görevden alınmalıdır."