TBMM önünde öğretmenlere polisten sert müdahale: Sendika Başkanı dahil çok sayıda gözaltı!
Madencilerin kaderi hiç değişmiyor!
Siirt'in Şirvan ilçesinde Eti Bakır maden sahasındaki ocakta meydana gelen göçükle ilgili, DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu'nun yaptığı açıklama:
2016 yılında Siirt'in Şirvan İlçesi Madenköy maden sahasında heyelan altında kalan 16 madencinin ölümünden sonra şimdi de Eti Bakır madeni sahasındaki özel bir ocakta göçük meydana geldi.
23 Kasım 2023 tarihinde 01.30 civarlarında Siirt'in Şirvan ilçesinde Eti Bakır maden sahasındaki ocakta meydana gelen göçükte 5 işçi göçük altında kalmış, 2'si yaralı olarak kurtulurken maalesef 3 işçi cinayete kurban gitmiştir. Soruşturma kapsamında 3 kişi gözaltına alındığı ve soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
1940'lı yıllardan günümüze 3 binden fazla madenci cinayete maruz kalırken, 100 bin fazla madenci yaralanmış durumdadır. AKP'li yıllarda ölen madenci sayısı ise İSİG Meclisi verilerine göre en az 1989 olmuştur. 1940'lardan bugüne çalışırken ölen madencilerin 3'te 2'si son 21 yıllık dönemde hayatını kaybetmiştir.
Ülkede madencilik sektöründe işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları altındadır. Genel olarak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çökmüş sistemi düzenleyebilecek durumda değildir.
Taşeron üretim ve güvencesiz çalışmanın sermaye açısından temel birikim olarak ele alındığı, kayıtdışı ekonominin yaygın olarak üretim sürecinde varlığını sürdürdüğü koşullarda mevcut yasanın uygulama, denetim ve yaptırım süreçlerinin etkisi kâğıt üzerinde kalmaya mahkumdur. Genel olarak madenlerde devletin denetimi ya bulunmamakta ya da dikkate alınmamaktadır.
Daha fazla üretimin getirdiği üretim zorlaması ve verimlilik politikası sonucunda İSİG önlemlerinin gözardı edilmesi madencilik sektörünün temel düsturu olmuş haldedir. Kamu madenciliğinde dahi bu güvenliksiz ve güvencesiz çalışma biçimleri yaygınlaşmış durumdayken, özel sektör madenciliğinde koşullar daha vahim ve ölümcüldür.
Ülkemizde; yüksek risk taşıyan, kuralsız ve denetimsiz çalışan, mühendislik bilim ve tekniğinden uzak, teknik elemanın gözetim ve denetimi olmaksızın, tamamen ilkel koşullarda çalışan pek çok maden firması, ya taşeron ya da rodövans ilişkileri içinde üretim yapmaktadır. Bu tür işletmeler açısından işçi sağlığı ve güvenliği uygulamaları tamamen maliyet kalemi olarak görülmekte ve maksimum kârı elde etmek için en hızlı en acımasız üretim süreçlerini yaşama geçirme konusunda hiç tereddüt etmemektedirler.
Kâr ve birikim adına, ihmal etme ve önlem almama bu son kazada da kendisini göstermiş durumdadır. Konfederasyon olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yaşanan olumsuzlukları kamuoyuna duyurur, ilgili kurumların önlem alma ve yaptırım uygulamasında görevlerini hatırlatırken, ölümlerin ve yaralanmaların önüne geçecek politika ve örgütlenmelerin yaratılmasında da üzerimize düşen görevleri eksiksiz yerine getirmeye çalışacağız.
Yeni Soluk
Yorum Yap