Macaristan siyasetini örnek alan İktidar medyası seçim kazanmış gibi manşetler atıyor

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Macaristan’da 12 yıldır iktidarda olan Viktor Orban’ın, 6 muhalefet partisine karşı seçimi kazanması üzerine Türkiye siyaseti ile benzerlikler kuruluyor. İktidar medyası seçim kazanmış gibi manşetler atıyor. Oysa Türkiye ile Macaristan arasında farklılıklar söz konusu. Aday seçiminde yapılan yanlışlık ve kararsızların oyları Orban’a seçim kazandırdı. Önemli olan gemiye anketle kaptan aramak değildir, gemiyi sağ salim limana ulaştıracak kaptanı bulmaktır” dedi.

İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak açıklamasına şöyle devam etti:

Seçim öncesinde yapılan anketlerde Orban ve Muhalefet İttifakı arasındaki oy farkı düşük görünürken, seçimlere iki hafta kala Orban 2 puan öne geçmişti. Son anketlerde muhalefetin oyu yüzde 36, Orban’ın oyu yüzde 41 olarak görünüyordu. Anketlerde muhalefetin oyu seçim sonuçlarıyla hemen hemen doğrulanırken, Orban’ın yüzde 53 olan oyuyla ilgili tahminlerde ciddi yanılma ortaya çıktı. Kanımca bunda kamuoyu araştırmalarında yüzde 16 oranında görünen kararsız seçmen sonucun belirlenmesinde ve Orban’ın kazanmasında etkili oldu.

KARACSONY DEĞİL, ÜZERİNDE UZLAŞMA SAĞLANAN MARKİ-ZAY ADAY GÖSTERİLDİ.

Muhalefet, 2019 Ekim ayındaki yerel seçimlerde yaptığı ittifak ile Orban’ın adayına karşı Budapeşte Belediye Başkanlığını kazanan Gergely Karacsony’yi değil, Budapeşte’nin banliyölerinden Hodmezövasarhely ilçesinde yine Orban’ın partisine karşı belediye seçimini kazanan Peter Marki-Zay’ı tek aday olarak belirledi. Beklentiler Karacsony’nin muhalefetin ortak adayı olması yönünde idi. Altı partinin aralarında anlaşamaması nedeniyle aslında seçimi kazanması daha yüksek ihtimal olarak görünen ve daha önce de Orban’a karşı çantasında bir seçim zaferi olan Karacsony değil, üzerinde uzlaşma sağlanan Marki-Zay aday gösterildi. Yine muhalefet partileri her seçim bölgesinde adaylarını kamuoyu yoklamaları ve kendi aralarında yaptıkları ön seçimde en çok oyu alan isimler olarak belirledi. Bu aday belirleme yönteminin yanlış olduğu muhalefetin güçlü olduğu pek çok yerde Orban’ın adaylarının ciddi oy farklarıyla seçilmesiyle ortaya çıktı.

3 Nisan seçimlerinden yüzde 53 oyla ve mecliste anayasayı değiştirecek çoğunlukla çıkan Viktor Orban’ın karşısında muhalefetin oyunun yüzde 35’te kalması, muhalefet ittifakında en sağdan en sola kadar taban tabana zıt farklı siyasi görüşleri benimseyen partilerin yer alması nedeniyle, belirlenen ortak adaylara diğer partilerin seçmenlerinin oy vermediğini, ittifakın ve adayların parti tabanlarında tam olarak hazmedilemediğini, önemli sayıda muhalefet seçmeninin sandığa gitmediğini gösteriyor. Muhalefet ittifakının bir başka handikabı ise ortak aday Peter Merki-Zay’ın Orban’ın partisi Fidesz’in eski üyesi olması. Seçmen, Orban ile aynı partide uzun yıllar siyaset yapan ve daha sonra ayrılarak muhalefetin adayı olan Marki-Zay yerine aslını, yani Orban’ı tercih etmeye yöneldi.

Macaristan’da Orban yönetimi ile Türkiye arasında paralellikler kurulacaksa Orban’ın yaptığı; 

  • Anayasa değişiklikleriyle yargı bağımsızlığının ortadan kaldırması,
  • Medyayı kontrol ve baskı altına alması,
  • Seçim yasasını sıkça değiştirmesi,
  • AB karşıtlığı, popülist ve otokrat yönetim anlayışı,
  • Kamu ihalelerinin şeffaf olmaması, yakınlarına yüksek tutarlı kamu ihalelerini dağıtması, hakkındaki yolsuzluk iddialarının meclis ve yargıda soruşturulamaması vb. örnekler verilebilir.

MUHALEFET TÜM SEÇİM KAMPANYASINI ‘ORBAN KARŞITLIĞI’ ÜZERİNE KURARAK YAPTI

Viktor Orban 12 yıllık iktidarı boyunca, 10 milyonluk Macaristan’da çok derin toplumsal ayrışmalara ve karşıtlıklara yol açtı ve bunlardan nemalandı. Orban’ın karşısındaki muhalefet ittifakının en büyük yanlışı, tüm seçim stratejisini ve kampanyasını ‘Orban karşıtlığı ve eleştirisi’ üzerine kurarak yaptı. Mevcut tabloyu nasıl düzelteceği, ülkeyi daha iyi bir noktaya, daha ileri bir demokrasiye nasıl taşıyacağı konusunda ortaya bir program koyamadı. Demokratikleşme ve ekonomi alanında güven verici bir program sunamadı. Bunun yanında Orban iktidara geldiğinden bu yana Macaristan’daki ekonomik tabloda iyileşme sağladığını görmek gerek. 

 

TÜRKİYE

MACARİSTAN

 

2012

2021

2012

2021

MİLLİ GELİR

878 Milyar USD

803 Milyar USD

128,5 Milyar USD

181 Milyar USD

KİŞİ B. DÜŞEN MG.

11.675 USD

9.539 USD

12,935 USD

18,527 USD

İŞSİZLİK

%8,4

%12%11,4 (01. 2022)

%10,6

%4,1%3,8 (02. 2022)

YILLIK ENFLASYON

%6,16

%36,08

%4,9

%4,8

 

 

%61,1 (04. 2022)

 

%8,5 (03. 2022)

İşsizliğin azalması, kişi başı milli gelir ve refahın artması, enflasyonun aynı düzeyde seyretmesi yanında AB üyeliğinin sağladığı olanaklar ve AB fonlarıyla milli gelirin artırılması, sosyal yardım ve desteklerin yaygınlaştırılması ve her seçimde seçim yasasını değiştirmesi sayesinde üç dönem üst üste seçim kazandı. 3 Nisan seçimleri öncesinde temel gıda maddelerinin fiyatlarının sabitlenmesi, ailelere yüklü tutarda vergi iadesi yapılması, emeklilere birer maaş ikramiye ödenmesi, elektrik ve doğalgaz faturalarına nakdi destek verilmesi, kırsal kesime çok ciddi parasal hibe destekleri akıtılması gibi uygulamalar devreye sokuldu. Orban kırsal kesimlerden çok oy topladı. Ancak bunların sürdürülmesinin olanaksızlığı ve Macaristan hazinesinin ciddi bir darboğaza girdiğine ilişkin belirtiler seçimin hemen sonrasında ortaya çıkarken, Orban hükümeti radikal kemer sıkma politikalarına yönelmek ve yüklü zamlar yapmak zorunda!

TÜRKİYE’DE GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM’İ İSTEYEN ALTI PARTİ VAR.

Oysa Türkiye’de, 2018’de geçilen yönetim sisteminden bu yana giderek ağırlaşan bir ekonomik kriz yaşanıyor. Buna rağmen ekonomik krizin iktidarı nasıl olsa değiştireceği gibi bir yanılsama ve rehavet içinde değiliz. Türkiye’de Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş için bir araya gelen altı parti öncelikle bu konudaki siyasi taahhütlerini liderlerin imzasıyla kamuoyuyla paylaştı. Şimdi, Türkiye ekonomisinin içine düşürüldüğü ağır ekonomik kriz tablosundan çıkış yanında, iktidar ittifakının seçimlere, sandıklara müdahale amaçlı yaptığı değişikliklere karşı alınacak önlemler, yapılacak iş birliği ve seçim organizasyonları konusunda ortak çalışmalar yürütülüyor. Millet İttifakı ve birlikte çalıştığı diğer partilerin yaklaşımı, Macar muhalefeti gibi sadece Erdoğan karşıtlığı değil. Liderlerin düzenli buluşmaları ve ortak çalışma gruplarıyla ekonomide, dış politikada, eğitimde, gençlere ve kadınlara dönük adımlarda vb. her alanda topluma taahhüt edilecek ortak ilkeler oluşturularak peş peşe paylaşılacak. Öncelikli hedef, 

MİLLET İTTİFAKI’NIN YAKLAŞIMI, MACAR MUHALEFETİ GİBİ SADECE ERDOĞAN KARŞITLIĞI DEĞİL.

  • Tek kişilik yönetim sistemini demokratik parlamenter sistemle, özgür toplumla, bağımsız yargı ve hukuk devletiyle, çok sesli sansürsüz özgür medyayla değiştirerek dönüştürmek.
  • Toplumda kamplaşma-ayrışma-karşıtlığı sonlandırarak, kardeşlik-barış huzur ortamını tesis etmek.
  • Şeffaf yönetim, şeffaf ve hesap verebilir bütçe, siyasi etik ve ahlak düzenini hayata geçirmek. TBMM’ye eski saygınlığını kazandırmak. 
  • Devlette kayırmacılığı, partizanlığı, liyakatsizliği, adaletsizliği sonlandırmak. Tüm komşu ülkelerle ve dünyayla barışık saygın, onurlu bir dış politikayla ulusal çıkarları en üst düzeyde güvence altına almak.
  • Tüm bunları ortak akılla ve altı partinin liderlerinin, örgütlerinin, seçmenlerinin ve tüm toplumun sahipleneceği bütüncül bir programla ortaya koyup, eylem planı ve icraat takvimiyle birlikte toplumsal-siyasal taahhüt belgesine dönüştürerek herkesin neler yapılacağını bilmesini, inanmasını, güvenmesini sağlamak.
  • Bu toplumsal taahhütnameyi hayata geçirecek ortak adayı en geniş toplumsal kesimlerin tüm parti seçmenlerinin desteğini alacak şekilde tam mutabakatla belirleyip, seçimlerde kazanmasını sağlamak.

Ortak adayı, geminin emanet edileceği kaptanı belirlerken; anketlerden çıkan değil gemiyi sağ salim limana ulaştıracak kaptanı bulmak, önemli. Macaristan-Türkiye arasında kurulmaya, gündeme taşınmaya çalışılan benzerlikler gerçeklerle örtüşmediği gibi, bizim ortaya koyacağımız ittifak stratejisi ve aday profili, Orban üzerinden zafer senaryoları yazanları hüsrana uğratacak ve yaptıkları hesapların tepe taklak olmasına yol açacaktır!

Açıklamanın tamamını okumak için TIKLAYINIZ