Kütahyalılar kararlı: Murat Dağını, yaşam kaynağımızı korumak tarihi görevimizdir

Kütahya İli Gediz İlçesi Karaağaç Köyü sınırları içinde yer alan, Murat Dağı üzerinde Anadolu Export Madencilik AŞ tarafından açılması planlanan Yıldız Altın Gümüş Madeni Kapasite Artırımı, Kırma Eleme ve Cevher Zenginleştirme Tesisi Projesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 8 Mayıs 2019 tarihinde verilen olumlu ÇED Raporuna karşı yürütmeyi durdurma ve iptal istemiyle açılan dava bugün, 11 Aralık 2019 tarihinde saat 10.30’da başlayarak Kütahya İdare Mahkemesinde görüldü. 

Davacı olarak STK’lar, projenin yer aldığı Karaağaç Köyü Muhtarlığı dahil çok sayıda köy muhtarlığı tüzel kişiliği, TMMOB, Uşak ve Kütahya Baroları, Gediz ve Uşak Belediye Başkanlıkları ve yaşam savunucusu bireylerin yer aldığı Kütahya Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Tepebaşı ve Odunpazarı Belediyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Su ve kanalizasyon İdaresi Başkanlığının müdahil olduğu davaya davacılar, avukatları, müdahil avukatları, CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, davacı vekili olarak CHP Uşak önceki dönem Milletvekili Dilek Akagün ve çok sayıda vatandaş katıldı.

MURAT DAĞI’NIN AĞRI DAĞI’NDAN SONRA EN ZENGİN 2. SU HAVZASI

Duruşma salonunun çok yetersiz olduğu gözlenen davada vatandaşlar adliye koridorlarını doldurdu. 'Murat Dağı'nı yaşam kaynağımızı korumak bizim sorumluluğumuzdan öte en önemli tarihi görevimizdir' diyerek sözlerine başlayan Av Rıza Albay'ın ardından davacı taraflar ve avukatları, müdahil avukatlar Murat Dağı’nın Ege Bölgesi ve tüm Batı Anadolu’nun su, temiz hava kaynağı olarak önemine değindiler. Gediz, Büyük Menderes ve Sakarya Nehirlerinin su havzalarının bu dağın üzerinde bulunması Murat Dağı’nın Ağrı Dağı’ndan sonra en zengin 2. Su havzası olduğunu ve açılması planlanan, yüzlerce futbol sahası büyüklüğünde dev çukurların ve siyanür havuzlarının, siyanürle altın madenciliği yapılmasının sakıncalarına dikkat çektiler. Havuzların altına serilmesi planlanan jeomembranların yıllar içinde güvenilirliğini yitireceği, birinci derece deprem bölgesi olan bu yerde binlerce tonluk atık yığınağına dayanıklılığının tartışmalı olduğu, açığa çıkan ağır metallerin tüm Ege ve Batı Anadolu topraklarını ve yer altı sularını zehirleyeceği ve nesiller boyunca halk sağlığı açısından çok büyük olumsuzluk yaratacağı, siyanür asitinin uçuşkanlığı ve solunurluğunun yaratacağı zararlı etkilere dikkat çektiler.

EŞSİZ BİR EKOSİSTEMİN YOK OLACAK

Murat Dağı’ndaki yoğun orman dokusu, koruma altında bulunan endemik bitkileri, kuşları, kızıl geyikler dahil memeli hayvanlarıyla oluşması bin yıl sürecek eşsiz bir ekosistemin yok olacağına değindiler. Murat Dağı’ndan su kaynağını alan Ege ve Batı Anadolu’nun ülke tarımı için önemine de değinen davacılar ve avukatları milyonlarca insanın yaşadığı büyük şehirlerin içme suyu kaynaklarının da Murat Dağı’ndan kaynaklandığı ve risk altında olduğu ve halk sağlığına yönelik risklerin altını çizdiler. Son derece yetkin dokuz bilim insanından oluşan bilirkişi heyetinin oy birliği ile karar verdiği, bu bölgede siyanürle  maden işletmesinin uygun olmadığı yönündeki raporunu destekleyen açıklamalarda bulundular.

Bilirkişi raporuna ve davacı ve vekillerinin beyanlarına itirazlarını ileten davalı avukatlarının ifadeleri üzerine mahkeme Başkanı bu davada kararın bir an önce verilmesi gerektiğini düşündüklerini ifade ederek 15 gün içinde davanın karara bağlanacağını bildirerek davaya son verdi.

Dava sonrası yapılan basın açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya İl Başkanı ve davacı Kadın ve Aileyi Koruma Derneği Başkanı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz Murat Dağı’nı, yaşam kaynaklarını savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini belirtti. Daha sonra söz alan CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım da dava avukatlarına ve davacılara teşekkür ederek Murat Dağı’nı savunmaya devam edeceklerini belirtti. Daha sonra Uşak Barosu temsilcisi, davacı ve davacı avukatı Rıza Albay ve İzmir Barosu temsilcisi ve davacı avukatı Arif Ali Cangı da davaya ilişkin görüşlerini ifade ettiler.