Kimyasal iddiasıyla toplanan BM’de sert tartışmalar

Suriye’de Doğu Guta’nın Duma ilçesindeki kimyasal saldırı iddialarını görüşmek üzere dün toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Suriye temsilcileri, iddiaların büyük bir yalandan ibaret olduğunu vurguladı. Suriye temsilcisi Türkiye’nin de içinde bulunduğu ülkeleri cihatçı gruplara kimyasal silah tedarik etmekle suçladı. Rusya temsilcisi ‘Utanmadan Rusya’yı tehdit ediyorlar’ dedi. ABD ise BMGK’den çıkan karara bakmaksızın müdahale edeceklerini söyledi.

Suriye’de Doğu Guta’nın Duma ilçesindeki kimyasal silah saldırısı iddialarını görüşmek üzere Fransa, İngiltere, ABD ve konseyin geçici üyelerinden Fildişi Sahili, Hollanda, Peru, Polonya, Kuveyt ve İsveç’in talebiyle toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Suriye temsilcileri iddiaların büyük bir provokasyonun parçası ve yalan olduğunu belirten konuşmalar yaptı. Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi kürsüye çıktığında ABD, Fransa, İngiltere temsilcileri salonu terk etti.

Toplantıda ABD temsilcisi Haley, BMGK’den çıkan karar ne olursa olsun ülkesinin iddia edilen kimyasal saldırıya karşılık vereceğini söyledi. Rusya temsilcisi Nebenzya ise olası bir müdahalenin ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti.

DE MİSTURA’DAN SALDIRI İDDİALARIYLA İLGİLİ SORUŞTURMA ÇAĞRISI

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Cenevre’den video konferansla katıldığı toplantıda Duma’daki şüpheli kimyasal silah saldırısında en az 49 kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı yönünde haberler aldıklarını ancak BM’nin bu saldırıları ve sorumlularını belirleyemediğini söyledi. De Mistura, Duma’daki saldırı iddiaları için ”kapsamlı ve bağımsız” bir soruşturma çağrısı yaptı. Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden Suriye’deki savaşın ulusal ya da bölgesel bir krizin ötesine geçtiğini ve şu anda uluslararası güvenliği tehdit ettiği uyarısında bulundu. Türkiye’nin Afrin operasyonuna da değinen De Mistura bu bölgelerdeki askeri operasyonların uluslararası gerginlik potansiyeli taşıdığını belirterek tüm taraflara gerginliği azaltma ve itidal çağrısında bulunduklarını söyledi.

NEBENZYA: RUSYA’YA YÖNELİK CEPHELEŞME POLİTİKASI İZLENİYOR

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, oturumda yaptığı konuşmada “ABD, İngiltere ve Fransa yönetimi, hiçbir neden olmadan ve sonuçları düşünmeden Rusya’ya yönelik cepheleşme politikasını izliyor ve diğerlerini de buna itiyor” dedi.

Rusya’ya yönelik iftira, hakaret, savaşçı söylem, şantaj, yaptırım ve güç kullanma tehditleri dahil geniş yelpazede yöntemlerin kullanıldığını söyleyen Nebenzya, “Utanmadan Rusya’yı tehdit ediyorlar. Bunu yaparken kullandıkları ton ise tüm sınırları aştı. Soğuk savaş döneminde bile selefleriniz ülkeme karşı böyle kabalığa cesaret etmezdi” ifadelerini kullandı.

Nebenzya Suriye’de “dış sponsorların desteğini alan terörist ve aşırılık yanlılarının yenildiğini” belirterek “Söz konusu olan donattığınız, finanse ettiğiniz ve meşru hükümeti değiştirmek için bu ülkeye attığınız terörist ve aşırılıkçılardır. Şimdi neden bu yenilginin, bu karanlık güçlere politik ve maddi sermaye yatıranlarda histeriye yol açtığı anlaşılıyor” diye ekledi.

Nebenzya, “Girdiğiniz her yerde, dokunduğunuz her şeyde sizden sonra kaos kalıyor ve sizler bu kaosun bulanık sularında balık avlamaya çalışıyorsunuz ama sadece mutant balıkları yakalayabiliyorsunuz” dedi.

Duma’daki provokasyonun geçen yılkı Han Şeyhun olayını hatırlattığını belirten Nebenzya “Bu iki olayı birleştiren nokta, eylemin planlanmış niteliği” dedi. Han Şeyhun’daki provokasyonun ardından Akdeniz’deki ABD savaş gemilerinin Suriye’nin Şayrat hava üssünü vurduğunu hatırlatan Rus diplomat, “Savaş gemilerinin eylemlerine yönelik yapılan analiz, ABD’nin bu operasyona çok önceden hazırlanmaya başladığını gösterdi” diye kaydetti.

‘İDDİALAR SKRİPAL OLAYINDAKİ BAŞARISIZLIĞI GİZLEME AMACI TAŞIYOR’

Nebenzya Suriye’nin Duma kentinde kimyasal saldırı düzenlediği iddialarının, uluslararası toplumun dikkatini eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızının zehirlenmesi olayından uzaklaştırma amacını taşıdığını dile getirerek, “İngilizler şimdi şeffaf araştırmadan ve yöneltilen sorulara yanıt vermekten kaçınıyor ve aynı zamanda izleri kaybettirmeye çalışıyor” diye konuştu.

‘TEK BİR YEREL SAKİN KİMYASAL İDDİASINI DOĞRULAMADI’

Nebenzya Rusya’nın Suriye’deki ateşkes izleme merkezinin uzmanlarının Duma’da incelemede bulunduğunu ve kimyasal madde izlerine rastlamadığının altını çizerek “Tek bir yerel sakin, kimyasal saldırı olduğunu doğrulamadı. Yerel hastaneye, Sarin gazı ve klor gibi maddelerle zehirlenme belirtileri olan yaralılar gelmedi. Duma’da başka faaliyette olan sağlık kuruluşu yok. Zehirlenme sonucu ölenlerin cesetleri tespit edilmedi” diye konuştu.

ABD TEMSİLCİSİ: BMGK KARARI NE OLURSA OLSUN YANIT VERECEĞİZ

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley ise, oturumda yaptığı konuşmada, ABD’nin Suriye’deki kimyasal silah kullanımına ‘BMGK’nin kararı ne olursa olsun” yanıt vereceğini söyledi.

​”Rusya hiçbir zaman ABD’nin dostu olamayacak” sözlerini sarfeden Nikki Haley’e, Rus temsilci Nebenzya şöyle yanıt verdi: Özel olarak sizinle dost olmaya hevesli değiliz. Eğer dostlarınız olduğunu düşünüyorsanız, sizi yanıltmışlar.”

SURİYE TEMCİLCİSİ CAFERİ: BİZ SUÇLUYORUZ!

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi kürsüye çıktığında ABD, İngiltere ve Fransa temsilcileri salonu terk etti. Caferi “BM’ye silahlı grupların klor ve sarin gazına sahip olduklarını ve bunları kullanmaya, fabrikasyon haberler yaymaya hazırlandıklarına dair onlarca mektup verdik. Belgelendirdik. Hiçbir şey yapılmadı, okunmadı bile” dedi.

”Ne ilginçtir ki Suriye ordusu, sadece ilerleme kaydettiği zamanlarda kimyasal silah kullanıyor. Yine ne ilginçtir ki sadece kadın ve çocukları isabet alıyor ve videolarda su ile yıkananları görüyoruz. Doğal su her şeyin ilacı!” diyen Caferi, Suriye hükümetinin, Duma’ya soruşturmaya gidecek heyete her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.

Caferi, “Bugün Suriye olarak Doha, Riyad, Paris, Ankara, Washington ve Londra’nın, IŞİD, Nusra, Rahman Kolorduları ve diğer gruplara kimyasal silah dahil her türlü desteği vermekle suçluyoruz. Suriye ve Irak’ta bu silahlar kullanıldı” ifadelerini kullandı.

“Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’ye kötü haberlerimiz var. Destekledikleri silahlı örgütleri bitirdik” diyen Caferi, konuşmasını Martin Luther’in, “Yalan bir kartopuna benzer. Ne kadar fazla yuvarlarsanız o kadar büyür” sözüyle sonlandırdı.