Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Niye Marmaris’te saklanıyordun?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Haziran seçimlerinin ardından ilk grup toplantısını yaptı. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın darbeden haberi olduğunu ifade ettikten sonra “Niye Marmaris’te saklanıyordu? Darbe olacağını bildiği için, darbeyi fırsata dönüştürmek için. Yaptı da” dedi.

15 Temmuz darbe girişiminin 2. yılını andık. Bir mesaj yayımladık, “Halkın destanıdır” diye. Bazıları “Kontrollü darbe diyordu, nasıl halkın darbesi oldu?” Bilal’e anlatır gibi anlatayım. İki 15 Temmuz var. Bir; halkın, iki; Saray’ın. Halk direnme hakkını kullandı, Meclis direnme hakkını kullandı. Bu halkın 15 Temmuz’udur ve direnme hakkı olan halkın bir destanıdır. Bir de Saray’ın 15 Temmuz’u var. Bu da halkın direnme hakkı sonucu elde ettiği hakkı kendi iktidarı ve Saray’ın çıkarları için kullanandır. Bu da 20 Temmuz’da sivil darbe yaparak gerçekleştirilmiştir.

“Biliniyordu, önlenmedi, yararlanıldı”

Saray’ın 15 Temmuz’u kontrollü darbenin sonucu ortaya çıkan bir tablodur. Darbenin olacağı biliniyordu. Önlenmedi darbe , sonra sonuçlarından yararlanıldı. Adil Öksüz’ün FETÖ imamı olduğu 2008’den beri biliniyor. Eğer MİT, Adil Öksüz’ün kim olduğunu bilmiyorum diyorsa, o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Meydanlarda kutlama yapıyorsun, 250 kişinin kanı Erdoğan’ın yakasındadır. Parlamentoda komisyon kuruldu. MİT Müsteşarı ve Genel Kurmay Başkanı gelecek bilgi verecek, Erdoğan talimat veriyor, “sakın gitmeyin”. O karanlık darbe gecesinin bütün ayrıntılarını ortaya çıkarmak için biz mücadele ettik, engelleyen de Erdoğan’dır. Neden Hulusi Akar’ın ve Hakan Fidan’ın TBMM’ye gelip bilgi verilmesini engelledin? Savcı soruşturma yapmak istedi. Yaptıkları tek şey savcıyı görevden almak oldu. Darbeci diyorsan, bir numara darbeci sensin.

“Erdoğan darbeyi biliyordu”

Darbeden 3 ay önce, nisan ayında, Abdullah kod isimli biri, İzmir’de gidiyor, darbe yapacakların tamamının ismini veriyor. Niye gereği yapılmıyor? Aslında bekliyorlar, darbe yapılsın fırsata çevirelim, karşı darbe yapalım ve Türkiye’yi bir darbe süreci içine sokalım. darbe günü O.K. isimli birisi MİT’e gidiyor, darbe yapılacağını söylüyor. Saat 14.00. Akşam darbe yapılıyor. Neden önlem almadılar? Kimse çıkıp ben darbecileri takip etmedim diyemez. Takip ediyorlar, toplandıkları evi de herhalde dinlemişsindir. Neden o tutanaklar açıklanmıyor? Erdoğan da darbe olacağını biliyordu. Niye Marmaris’te saklanıyordu? darbe olacağını bildiği için, darbeyi fırsata dönüştürmek için. Yaptı da.

“Siyasi ayak Saray’da”

Nurettin Veren, bir dönem FETÖ’de çalışmış, bugün de Akit gazetesinde yazıyor. Son yazılarından birisi, “Emniyet ve askeriyede üst düzey görevliler, kamu kurumlarında, bakanlıklarda…. FETÖ’cü olmalarına dair pek çok belgeler olmasına rağmen birileri tarafından devletteki görevlerine devam ettirilmektedirler.” Hepsini buldular; siyasi ayağını bulamıyorlar, niçin? FETÖ’nün bir numaralı siyasi ayağı şu anda Saray’da.

“Darbecilerden örnek alıyorlar”

Parlamentoya bir yasa teklifi verdiler. OHAL’i sürekli kılmak için. Ama dünyada galip gelen bir zalim yoktur. Zalimin zzulmü, bizim inançlı mücadelemizle sona erecektir. Biz yola çıkarken dedik ki, Türk hukuk sistemi darbe hukukundan arındırılmalıdır. Bugün bırakın arındırmayı, 12 Eylül darbe hukuku tahkim ediliyor. Yeni kurallar getiriliyor. Darbecilerden örnek alıyorlar.

“Sandık meşruiyet kazandırmaz”

Gazeteciler “Erdoğan’ı kutlayacak mısın” diye sordular. Meşru olmayan bir süreç içinde Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmayan bir kişiyi ben niçin kutlayacağım? Tek başına sandık bir seçime meşruiyet kazandırmaz. 1982 Anayasası yüzde 92 ile kabul edildi. Herkes biliyor ki o anayasa meşru değildi. Sizin yaptığınız seçim de meşru bir seçim değil. Eşit, adil koşullarda seçim, referandum yapıyorsan o zaman meşru olur, eşit koşullarda yapılmıyorsa meşru olamaz. Şimdi bir kararname ile TRT’nin tarafsızlık ilkesini de kaldırdılar. Onu da götüreceğiz Anayasa Mahkemesi’ne.