İnan Güney’den tahliye sonrası ilk mesaj: Bedenim burada, yüreğim Silivri’de
Kılıçdaroğlu: "Yargıya talimatı Erdoğan veriyor"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu FOX TV’de canlı yayınlanan İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu, “Yargıya talimat vermek siyasetçinin işi değildir. Yargıya talimatı kim veriyor? Siyasi otorite ve onun tepesindeki kişi, yani Erdoğan veriyor. Trump, papazı bırakmazsan başına gelecekleri düşün dedi. Sonra Erdoğan vermeyeceğini söyledi, 2. Tweetten sonra papazı serbest bıraktılar” dedi.
CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu FOX TV canlı yayındaki Çalar Saat programında İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:
Başlangıçta korona ile mücadele konusunda önemli adımlar attılar. Vaka ve ölüm sayılarının azlığı hep bu önlemlere bağlıydı. Ekonomik ve sosyal açıdan da önlem almaları gerekirdi. Dükkanların kapanmasına itiraz etmedik. Ama kapanan dükkanların kirasını devlet olarak ödeyeceksin. Bunlar günlük gelirle geçimini sağlayan insanlar.
"TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ HAKLI ÇIKTI"
Uzun süre bu insanları aç ve açıkta bırakamazlardı o yüzden her şeyi serbest bıraktılar. Bilim Kurulu’nun bir sözcü seçmesi gerekirdi ve açıklamaları sözcünün yapması gerekirdi. Hangi tavsiyeleri aldıklarını bilmiyoruz ama siyasal iktidarın aldığı önlemleri biliyoruz.
İşin Türkçesi, 5 maskeyi dağıtmaktan aciz bir siyasi iktidarın korona virüsle mücadele etme şansı yoktu. Biz sorumlu muhalefet olarak hep şunu yaparsan iyi olur diyerek uyarıda bulunduk. Biz bunu memleket meselesi olarak gördük. O dönem Türk Tabipleri Birliği uyardı. Doktorlardan bilgiyi aldı, yanlış yapıyorsun dediler, herkes suçlandı, sonra Türk Tabipleri Birliği haklı çıktı. Hala verilerin eksi verildiği söyleniyor.
CHP’li belediyelerden ölüm oranlarını aldık. Bir önceki yıl hayatını kaybedenlerle bu dönemde hayatını kaybedenlerin sayısını aldık. Ancak kovidden kaç kişinin hayatını kaybettiği verilerini alamadık. Biz ölüm oranlarıyla ilgili verileri Sağlık Bakanlığı ile paylaştık. İstanbul’da Ekrem bey olayların büyüklüğünü görünce önlem alın dedi. İnsanların canıyla ilgili kendisini sorumlu hissetti.
"TANK PALETİ 5 KURUŞ ALMADAN SATTILAR"
Tank Palet Fabrikası Katarlılara satıldı. Beş kuruş almadan verdik. Bu bir satış değil. Merkez Bankası’nın bütün birikimlerini sıfırladınız. Hükümet istediği vergiyi toplayamadı. Borsanın yüzde 10’unu Katarlılara satıyoruz, kaça satıldığını bilmiyoruz. Tank Palet Fabrikası’na yatırım yapılacaktı. Ne kadar yatırım yapıldı bilmiyoruz.
"VARLIK FONU'NU KİME NEYİ SATARIZ DİYE KURDULAR"
Ekim ayında bir olay yaşadık. Futbolda yayın haklarıyla ilgili Katar firması 500 milyon doları ödeyemediler, 90 milyon dolara indirdiler. Kasabın borcunu, kahvecinin borcunu ödediler mi? Nedir bu Katar aşkı? Onu yapıyorsan emeklinin de maaşına zam yap. Varlık Fonu’nu niye kurdular? Kime, neyi nasıl satarız diye.
Neden borsanızı satıyorsunuz? Katar gelsin borsada hisse senedi alsın. Memlekette satmadığınız yer kalmadı. Satılmadık fabrika, arazi, banka, sigorta şirketleri, saraylar kalmadı. Kimin malını satıyorsunuz? 83 milyonun malını satıyorsunuz kaça sattığını açıklamıyorsunuz.
Merkez Bankası’nın eksi 54 milyar dolar rezervi var, yanı parası yok, borcu var. 128 milyar doları kime sattınız? Memleketi bu hale getirene hala oy verecek misin? Bu işin temelinde yatan güvendir. Siyasi iktidar kimseye güven vermiyor. Berat Albayrak’a bakmayın. Asıl talimatı veren Tayyip Erdoğan’dır.
Tek adam rejiminde devlette liyakat olmaz. Korona konusunda açıklama yapılırken, normalde bu açıklamayı bu işi bilen bir akademisyenin yapması lazım. Sağlık Bakanı açıklama yaparken, sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla diye başlıyorsan, talimatı kabul ettim demektir.
Hazine Bakanı, Ulaştırma Bakanı lafa böyle başlarsa… Söze böyle başlamaya kendilerini mecbur hissediyorlar. Bunlar bizim bildiğimiz eski bakanlar değil. Bunlar halkın oyuyla gelen değil, atamayla gelen kişiler. Bunlar bakanlık müsteşarı gibi.
"YARGIYA TALİMATI ERDOĞAN VERİYOR"
Bütçe parlamentoya sunulurken, Maliye Bakanı her şeyi anlatırdı. Var mı şimdi böyle bir şey? Katar ile anlaşma kimin gözetiminde imzalanıyor? Özelleştirme İdaresi yok mu? Hala duruyor galiba yerinde. Türkiye gerçek anlamda yönetilmiyor, savruluyor. Her anlamda bir yönetim boşluğu var.
Yargıya talimat vermek siyasetçinin işi değildir. Yargıya talimatı kim veriyor? Siyasi otorite ve onun tepesindeki kişi, yani Erdoğan veriyor. Trump, papazı bırakmazsan başına gelecekleri düşün dedi. Sonra Erdoğan vermeyeceğini söyledi, 2. Tweetten sonra papazı serbest bıraktılar.
Alman gazeteci hapse atıldı. Merkel geldi, sonra bir gecede iddianame yazıldı, sonrasında serbest bırakıldı. Bunu talimatını kim verdi?
Mesela hapisteyim, çıktım hakimin önüne beraat ettim. Sonra bir anda iddianame değişiyor, ben tekrar hapse giriyorum. Burada talimatı kim veriyor? Siz 3,5 yıl bir adamı iddianamesiz hapiste tutuyorsunuz.
Onlar çıkınca bize oy verirler diye uğraşmıyoruz, onların kendi partileri var. Ama haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. KHK ile üniversitedeki hocayı attınız, sonra mahkemeden beraat etti. Beraat etti ama görevine iade edilmiyor. Talimatı siyasi otorite veriyor.
"ORTADA ANAYASA MI KALDI?"
Kalkıp da o hakime direkt telefon açmıyorlar. Saray’dan birileri HSK’ya telefon açıyor. Yargıda büyük bir çürüme var, yargı diye bir şey yok şu anda. İçlerinde düzgün insanlar var hala.
HSK’nın bir broşürü var. Bazı davalarda tahliye kararı vermeden önce bize soracaksın diyor. Kimse de bunu inkar edemez, etmedi de zaten.
Ortada anayasa mı kaldı, 138. Maddeden bahsediyor. TBMM’nin iradesi ipotek altında. Bir kişi çıkıp açıklama yapıyor, sonra onu hain ilan ediyorlar. Zindaşti’yi kim bıraktı? Dünyanın en önemli uyuşturucu kaçakçısı. Cumhurbaşkanlığı’ndan arıyorlar, hakim söyledi bunu.
Yeni Soluk
Yorum Yap