Kılıçdaroğlu'ndan İmamoğlu’nu tehdit eden Soylu’ya: “Allah kimseyi kişiliksiz bir konuma düşürmesin''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk'te Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programında soruları yanıtlıyor. Diyarbakır’da görevden alınan HDP’li belediye eş başkanlarını ziyaret ettiği için İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, “Seni pejmürde ederiz” diyerek tehdit eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıt veren Kılıçdaroğlu, ''Pejmürde olan bir adama ne söyleyeyim ben. Allah kimseyi kişiliksiz bir konuma düşürmesin'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk'te Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programına konuk oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Fatih Altaylı'nın ''31 Mart ve 23 Haziran'a dönmek istiyorum. Çok eleştiriliyorsunuz. Partide liderliğiniz tartışılıyordu. Ama bu seçim öncesi 'Ben bütün büyük illeri alacağım' dediniz. Bazıları güldü, hatta bazıları canlı yayında güldü. Ama siz haklı çıktınız. AK Part 1. parti çıktı ama siz büyük kentlerin hepsini aldınız. Siz bu seçimi bir zafer gibi mi görüyorsunuz yoksa menzil kazanma gibi mi görüyorsunuz?'' sorusuna şu şekilde yanıt verdi:

''Bu seçimi bundan sonraki başarılarımızın önemli bir adımı olarak görüyorum. Türkiye iç politikada, dış politidaka çok sıkışmış vaziyette. Savrulan bir Türkiye var. AK Partililer de, MHP’liler de, işçisi, memuru, emeklisi bunun farkında. Herkesin dönüp dikkatle izlediği birisi olması lazım. Biz bu konularda samimi olarak her şeyimizi bir şekilde ifade ettik. Önümüzde bir yerel seçimler vardı. Bizim için önemliydi. Sadece Türkiye değil büyük kentler de iyi yönetilmiyordu. Halk iyi yönetime susamıştı. Çok iyi adaylar çıkardık. Yerel yönetimlerde deneyim kazanmış, başarı elde etmiş birisini büyükşehir belediye başkanı adayı gösterdik. Eskiden bazen popüler isimleri bulur, seçimlere katılırdık. Bunun fazla bir şey kattığı yoktu bize. Onlar belediye başkanı olduğu zaman 5 yıllık süreci öğrenmemk, adapte olmak, mevzuatı bilmekle geçiyordu. Şimdi bunu aşmış olduk. Burada yanıldığım, üzüldüğüm bi yer var o da Bursa. Bursa’yı alabilirdik, az bir puanla kaybettik. Bu bizim kabahatimiz. Biz orayı iyi yönetemedik. Bunu da rahatlıkla söylüyorum. Adayımız doğruydu ama biz orayı iyi yönetemedik. Sorun vardı. Dolayısıyla alabilirdik Bursa’yı, İstanbul’dan çok daha rahat alabilirdik, olmadı. Ama onun dışındaki illeri aldık. İstanbul’u vermek istemediler, doğrudur. YSK tarafından yasadışı karar verildi.''

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

(Öcalan'ın kardeşinin ekrana çıkarılması) Onu duyduğumda Doğu'dan gelen vatandaşları ziyaret ettim. Medyaya yansıyan mektupların gelmesi, kardeşinin televizyonlara çıkarılması vs. hiç etkilemediğini gördüm. İlk duyduğumuzda bir tedirginlik oldu bizde de. Bir devleti yöneten insanlar nasıl terör örgütü liderinden medet umarlar?

Komik olan ne biliyor musunuz? Kanun teklifini AK Parti'den 2-3 milletvekili veriyor. Komisyonlarda soru soruluyor, teklifi veren milletvekili teklifin içinde ne olduğunu bilmiyor. Çünkü teklif Saray'da hazırlanıyor.

Dünyanın her ülkesinde, taslakları hazırlayan bürokratlardır. Çünkü sorunu yaşayanlar bürokratlardır.

KAYYUM ATAMALARI

(Kayyım atamaları) Savcılıktan temiz kağıdı almış, YSK seçime girebilirsin diyor. Sonra bunlara kayyum atanıyor. Anayasa’da o kadar açık ve net hükümler var ki. Anayasa 38. madde ‘suçluluğu sabit oluncaya kadar kimse suçlu olamaz’ diyor. Biz hukuk mücadelesini veriyoruz. Her alanda veriyoruz. Sıradan vatandaş belki bu mücadeleyi veremez ama tarihin bize yüklediği sorumluluğumuz var. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak gibi mücadelemiz var.

Bir belediye başkanı bir terör örgütüne parasal destek sağlıyorsa ve siz devlet olarak bunu saptayamıyorsanız, siz devlet değilsiniz. Saptıyorsanız suç üstü yapacaksınız kardeşim.

SOYLU'YA 'PEJMÜRDE' YANITI

Herşeyi yapabilirler, çünkü ortada hukuk, adalet yok. Bu akşam ikimizi de tutuklayabilirler. Sokağa çıkıp soralım. Türkiye'de adalet var mı? Yargıtay Başkanı diyor ki, ‘adalete güven yüzde 38’e indi’ diyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı ‘adalete güven kalmadı’ diyor. Bunlar şu anda koltukta olan kişiler.

(Süleyman Soylu'nun Ekrem İmamoğlu'na yönelik “Seni pejmürde ederiz” sözleri) Pejmürde olan bir adama ne söyleyeyim ben. Kişiliği olmayan bir insana ne söyleyebilirim ben. Allah kimseyi kişiliksiz bir konuma düşürmesin.

Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisi Kürt sorunu. Bunun çözülmesi lazım. Biz bu soruna çözüm üretmek istiyoruz. Çok iyi niyetlerle. Biz çözüm önerimizi Erdoğan'a verdik.

Bazı çevreler sorunların çözülmesini istemezler.

Ben cumhurbaşkanıyım diye çıkıyor, başlıyor CHP'ye saydırmaya.

Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. Sigortası olmayan bir devletiz biz.

(Suriye) Neden Rusya'yla konuşuyorsunuz da Esad'la konuşmuyorsunuz. Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmuyor musunuz siz?

Bir kişiyi düşman belliyorsunuz, bütün ülkeyi düşman ilan ediyorsunuz. Mısır'da da böyle oldu.

Ortadoğu bataklığına neden girdik biz? Her seferinde sordum 'burada ne işimiz var?' diye. Niye buraya silah gönderiyorsunuz? Neden terör örgütlerine silah gönderiyorsunuz? Bakın oradaki örgütlerin tamamını Birleşmiş Milletler, terör örgütü olarak kabul ediyor. Desteği veren kim? Türkiye. Hepimiz biliyoruz bunu.

Bugün, terör örgütlerine verdiğiniz silah yarın size döner. İdlib'deki terör örgütlerine silahı kim verdi? Şimdi verin silahları diyorlar. Putin'e kim söz verdi o silahları geri alacağım diye? Silahları geri vermiyorlar şimdi.

Tırlarla gitti. AK Parti'nin bakanı açıklama yaptı, 'Ben adım gibi biliyorum bu silahlar Türkmenler'e gitmedi' diye.

O bölgede görev yapan bir komutanla görüştüm. O bölgede yaşanan vahşeti anlattı. Çocukların, kadınların nasıl katledildiğini. O bölge patlamaya hazır bir bomba. Bombanın garantörü de Erdoğan. Astana'da söz verdi. Temizle diyor, temizleyemiyor. Erdoğan'ın bana cevap vermesi lazım. Bu insanlar nereye gidecek? Bu insanları neden destekledin? Esad diyor 'ben ülkede terörist istemiyorum', Rusya da destek veriyor.

“KAYYUM İSTANBUL’DA 31 MART’TAN SONRA 2500 KİŞİYİ İŞE ALDI”

İBB’deki işten çıkarılanlarla ilgili de açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “İstanbul örneğini alayım. Ekrem Bey’in seçimi kazandıktan sonra mazbatayı aldığında atadığı kişi sayısı 4 veya 5 kişi. Sonra kayyum geliyor. Yanlış hatırlamıyorsam 2 bin 500 kişi alınıyor o arada. Ekrem Bey, bunların işine son veriyor. Ekrem Bey ‘Gelin başvurun, bizim aradığımız niteliklere sahipseniz sınav yaparız sizi alırız’ diyor. O arada siz 2 bin 500 kişi alıyorsunuz.

Genel Sekreter, Ekrem Bey’e brifing veriyor bir de ayrılırken rakam veriyor, arada 2 bin 500 fark var. Diğer belediyelerde benzer şeyler var. Aşırı politize olmaları, sosyal medyada belediye başkanlarımıza hakaret var. Göreve iade ettiklerimiz var. Yanlış hatırlamıyorsam Adana’da bir şehit yakını vardı. Sosyal medyada hakaret etmişti ama ‘Alın şehit yakınıdır’ dedik. İşine son verilenler dediğim gibi. Haksız bir şekilde işine son verilmişse biz ona müdahale ediyoruz.

Hayır yok! Liyakatı olanlar varsa geri alınabilir. Haksızlığa uğrayan kişiler var, oraya milletvekillerinden oluşan heyet var. Onlara gidip bakın dedik. Kişinin A partisinden B partisinden olmasının önemi yok, sonuçta evine ekmek götürüyor çünkü” açıklamasında bulundu.