Kadın Meclisleri: “Eşit çalışma hakkımızı kazanacağız, şiddetin her türünü durduracağız”
Kadın Meclisleri 1 Mayıs açıklamasında “Eşit çalışma hakkımızı kazanacağız, Şiddetin her türünü durduracağız” dedi. Kadın Meclisleri 1 Mayıs’a ilişkin yaptıkları açıklamada; “Kadınlar nasıl saldırılarınıza, şiddetinize direniyorsa; eşit haklara sahip olmak için de çocuk istismarını durdurmak için de mücadeleye devam edecek” dedi.
Kadın Meclisleri 1 Mayıs açıklaması şöyle:
“Eşit çalışma hakkımızı kazanacağız, Şiddetin her türünü durduracağız”
Kadın mücadelesinin rüzgarı tüm dünyada esmeye devam ediyor. Polonya’dan, Arjantin’e, Amerika’ya, İspanya’ya Türkiye’ye uzanan bu dalga tüm dünyada. Kadınların krize, kadına şiddete karşı, tüm modern hakları için ayakta olduğu bir dönemdeyiz. Kadınların örgütlü mücadelesi, tüm toplumlara bir umut, mücadele azmi veriyor. Kadınlar ise tüm önlerine konan engelleri aşmak için örgütlü mücadelesini ortaya koyuyor. Kürtaj hakkından, kadın işsizliğine, kadın cinayetlerinden, cinsel saldırılara sadece bir kesim için değil kadınların tümü için mücadeleyi yükseltiyor.
Ülkemizde tartışmalara rağmen bir seçimi geride bıraktık. Can yakıcı ekonomik kriz kadınların olduğu gibi, tüm toplumun da önünde. Bu coğrafyada kadın düşmanlığının, kadına şiddetin en ağır bedelleriyle karşı karşıyayız. Peki bu bedeller, kadınları mücadeleden alıkoyuyor mu? Elbette ki, hayır. Tüm dünyada olduğu gibi, biz de önce yaşam hakkımız için sonra da çalışma hakkımız için, tüm modern haklarımız için mücadele ediyoruz. Tüm ağır baskılara rağmen, İran’da başlarını açan kadınlardan, araba kullanan Suudi Arabistan’daki kadınlardan alıyoruz gücümüzü. Arjantin’de ‘bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ diyen, İzlanda’da eşit işe eşit ücret hakkını kazanan kadınlardan alıyoruz.
Kadınlar nasıl saldırılarınıza, şiddetinize direniyorsa; eşit haklara sahip olmak için de çocuk istismarını durdurmak için de mücadeleye devam edecek. Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, kadın düşmanlığına karşı somut adımlar atılmadığı için her geçen gün artan çocuk istismarıyla, ‘şüpheli çocuk ölümleriyle’ karşı karşıya kalıyoruz. Ama şunu unutmayın artık bu ülkede ne çocuk istismlarına, ne kadın cinayetlerine kadınlar asla sessiz kalmıyor. Kadınlar ve çocuklar için biz varız. Yürüttüğümüz mücadelemizle kadınlar yaşayacak, çocuklar gülecek.
Kadınların şiddetten kurtulmasının yolu, kadınların güçlenmesidir, kadınların her alanda eşit olmasıdır. Kapitalizm ve erkek egemenliğinin işbirliği bizi iş gücünden bile saymıyor, en büyük eşitsizliği yaratıyor. Ev işiyle meşgul olduğu o ev içi emeğe, bakım emeğine de el koyuyor. Derdimiz kadınları sadece ‘ev işiyle meşgul’ olmayı layık görerek, iş gücünde yok sayan bu sistemle de. Bugün, 11 milyon kadın ev işleriyle meşgul olduğu; 9 milyonu emekli, çalışamaz durumda olduğu, eğitim gördüğü gibi nedenlerle işgücüne dahil değil. Bu ülkede 31 milyon kadından sadece 10.5 milyonu işgücünde, 9 milyonu çalışabiliyor. 20 milyon için ise ne bir iş ne bir gelecek söz konusu.
Kadınların örgütlü mücadelesiyle önce çalışma hakkımızı, sonra da eşit koşullarda, eşit işe eşit ücret hakkımızı alacağız. İzlanda’daki kadın kardeşlerimiz nasıl kazandıysa biz de eşit işe eşit ücret hakkımızı da alacağız. Bu ülkede kadınlar yaşayacak. Çalışarak kendi hayatlarına karar verecek, eşit bir şekilde yaşayacak.
Kadınlar yıllarca kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete karşı mücadele verdi. Devletin kadın cinayeti gerçeğini kabul etmesinden, kadın cinayeti verilerini açıklamasına aşamalar da kaydetti. Şimdi bu gelişmelerle kadın cinayetlerinin durdurulması için mücadelesine devam ederken, artık önünde yeni bir görev daha çıkıyor.
Bizi iş gücüne dahil bile etmeyenlere karşı gerçeği açığa çıkarmak için,
Şiddetin karşısında güçlenmek için çalışma hayatına tam olarak katılmamız için,
Eşit koşullarda, eşit işe eşit ücret için,
Mobinge, tacize karşı ofislerde, iş yerlerinde fabrikalarda, her yerde mücadeleyi örgütleme görevi önümüzde duruyor.
Tüm kadınların kurtuluşu için tüm kadınlarla birlikte örgütlü bir mücadele için kolları sıvayalım. Bu ülkenin yarısı olarak, mutlu bir azınlık için değil; çalışan, kendi ayakları üzerinde duran, eşit ve özgürce yaşayan kadınların ülkesini kuralım.
Yeni Soluk
Yorum Yap