İşsiz sayısı 8 milyona dayandı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “AKP iktidarı ülkemizde en az 30,5 milyon vatandaşımızı anayasal haklarından mahrum bırakıp bu ülkenin birer yurttaşı olarak görmemektedir” dedi.

“TÜİK’in son verilerine göre ülkemizde ki resmi işsiz sayısı yüzde 13 seviyesine yükselerek 4 milyon 253 bine yükselmiştir. Geniş tanımlı işsiz sayısı ise ülkemiz de 8 milyona yaklaşmıştır. Yani dar tanımlı işsiz sayısının dışında iş bulma ümidi kalmayanlar, işsiz olup çalışmaya hazır olanlar, zamana bağlı olarak eksik istihdam edilenler, geçici olarak istihdam edildikten sonra tekrar işsiz kalanların sayısı 8 milyona yaklaşmıştır.” İfadelerini kullanan Ağbaba konuya ilişkin istatistikler vererek şunları söyledi:

  • Anayasamıza göre devlet çalışanlar adına adil ücret hakkını sağlamakla yükümlüdür. 
  • Türkiye’de açlık sınırı 2471 TL’ye yoksulluk sınırı ise 6500 TL’ye dayanmıştır. Ülkemiz de ücretli çalışanlar ve emekliler dâhil olmak üzere toplam 22,5 milyon yurttaş açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamakta, anayasada belirtilen adil ücret hakkından yararlanamamaktadır.
  • Ücretli çalışan ve emekli olan 22,5 milyon vatandaşımız AKP iktidarı tarafından bu ülkenin birer yurttaşı olarak görülmemektedir.
  • Anayasaya göre çalışma hakkı her vatandaşımızın doğal bir hakkıdır. Devlet bu hakkın sağlanması için gerekli tedbirleri almak ve işsizliği azaltmaya yönelik gerekli ekonomik ortamı yaratmak zorundadır.
  • Ülkemiz de dar tanımlı işsiz sayısı 4 milyonu geniş tanımlı işsiz sayısı ise 8 milyona dayanmıştır. 
  • AKP iktidarı gerekli ekonomik tedbirleri almayı başaramamış ve 8 milyonu vatandaşımızı istihdam hakkından mahrum bırakmıştır.

Anayasaya göre devlet çalışanlar adına ücrette adalet sağlanmasında birinci dereceden yükümlüdür. Anayasamızın 55. Maddesine göre; ’Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.

Türkiye’de son bir yılda yaşanan zamlar göz önüne alındığında çalışanların masrafları geçen yıla oranla ortalama yüzde 50 oranında artmıştır.

Son 1 yılda, elektriğe yüzde 60, doğalgaza yüzde 52, akaryakıta yüzde 30, gıdaya yüzde 50, Tekel ürünlerine yüzde 60, beyaz ete yüzde 40, süte yüzde 50 zam geldi.

Son TÜİK verilerine 12 aylık enflasyon yüzde 18 civarındadır. Artan hayat pahalılığı ve tüketim ürünlerinde yaşanan zamlar ülke de ücretli geçinen milyonlarca asgari ücretliyi, memuru ve emekliyi açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkûm etmektedir.

AKP emekçilerimizi ve emeklilerimizi ülkenin birer yurttaşı olarak görmemektedir

TÜİK’in onca yapılan zammın aksine enflasyon oranını yüzde 9 seviyesinde olduğunu açıklaması ücreti ile geçinen milyonlarca yurttaşın nezdinde hiçbir geçerliliği yoktur. Eylül ayı asgari gıda harcamalarına baktığımızda bu durum net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Eylül ayı asgari gıda masrafları tutarı;

Et ve et ürünleri 685 TL

Süt, yoğurt ve peynir ürünleri 558 TL

Kuru bakliyat ürünleri 72 TL

Taze Meyve ve Sebze 410 TL

Pirinç ve Bulgur 73 TL

Un 39 TL

Makarna ve Şehriye 43 TL

Yağ 45 TL

Şeker 51 TL

Kahvaltılık Reçel ve Bal ürünleri 112 TL

Zeytin 50 TL

Yumurta 48 TL

Ekmek  285 TL

Toplam tutar:  2471 TL

Aylık 2471 TL asgari mutfak harcamasına ek olarak ortalama 1000 TL kira, son zamlar ile birlikte fatura ve ulaşım giderleri de yaklaşık 700 TL olduğu düşünüldüğünde aylık 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam tutarı 4.171 TL’ye denk gelmektedir. Ayrıca gıda, barınma ve ulaşım giderlerinin dışında ki diğer zaruri harcamalarda hesaba katıldığında bu oran 6 bin TL’yi aşmaktadır

Bu duruma göre;

2020 TL asgari ücret ile geçinmek durumunda olan yaklaşık 10 milyon vatandaşımız açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır.

Son zamlar ile ortalama bir memur emeklisinin maaşı 2570 TL, işçi emeklisinin maaşı 1265 TL ve esnaf emeklisinin maaşı da 1541 TL’ye ve çiftçi emeklisinin maaşı 1450 TL’ye yükselmiştir. Ülkemiz de 13 milyona yakın emeklinin 9 milyona yakına yakın açlık ve yoksulluk sınırı altında ücret almaktadır.

Toplu görüşmeler sonucunda verilen yüzde 4+4 ve yüzde 3+3 zamlar sonucunda Ocak ayında en düşük memur maaşı 3823 TL olurken, öğretmen ve hemşirelerin maaşları 5223 TL ile 5066 TL olmuştur. Diğer memurlarımızın da aldığı zam oranı ve ücretleri düşünüldüğünde ülkemiz de 5 milyona yakın memurun yüzde 70’i yani yaklaşık 3,5 milyon memur yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır.

Buna göre ücreti ile geçinen 22,5 milyon vatandaşımız Anayasamızda belirtilen adil ücret hakkından faydalanamamakta, iktidar 22,5 milyon vatandaşımıza anayasada belirtilen şartlara uygun ücret politikası uygulamayarak 22,5 milyon ücretli emekçiyi ve emekliyi ülkenin birer yurttaşı olarak görmemektedir.

Türkiye’de 8 milyona yakın kişinin çalışma hakkı yok sayılıyor. 8 milyona yakın yurttaşımız anayasal bir hak olan çalışma hakkından mahrum bırakılıyor.

Yine anayasamıza göre çalışma hakkı her bir yurttaşın sahip olması gereken en doğal haktır. Anayasamızın 49.maddesine göre ‘’ Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır’’ ifadesi yer almaktadır.

Lakin AKP iktidarının özellikle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ayyuka çıkan, yıllardır üretimden kopuk, istihdamı geri planda tutan çarpık ekonomi anlayışının doğal sonucu olarak ülkemiz de istihdam oranları her geçen gün düşüşe geçmiş, işsizlik ülkemiz de artık sosyal bir sorun haline gelmiştir.

TÜİK’in son verilerine göre ülkemizde ki resmi işsiz sayısı yüzde 13 seviyesine yükselerek 4 milyon 253 bine yükselmiştir. 

Geniş tanımlı işsiz sayısı ise ülkemiz de 8 milyona yaklaşmıştır. Yani dar tanımlı işsiz sayısının dışında iş bulma ümidi kalmayanlar, işsiz olup çalışmaya hazır olanlar, zamana bağlı olarak eksik istihdam edilenler, geçici olarak istihdam edildikten sonra tekrar işsiz kalanların sayısı 8 milyona yaklaşmıştır.

AKP iktidarı 8 milyon yurttaş için gerekli tedbirleri almamakta, vatandaşlarımızın en doğal hakkı olan çalışma ve istihdam hakkına yönelik herhangi bir çözüm üretememektedir.

Kısacası çalışma yaşamından dışlanan 8 milyon vatandaşımızın anayasal bir hak olan çalışma hakkından AKP iktidarının sorumsuz politikaları nedeniyle dışlanmaktadır.