İmamoğlu: “Bana verilen bu hukuksuz cezayı, başarımın ödülü olarak görüyorum”
Başkan Ekrem İmamoğlu, İBB’nin ‘150 Günde 150 Proje’ maratonu kapsamında hizmete açacağı ‘Dr.Mustafa Kemal Gavuzoğlu ve Bedriye Gavuzoğlu Vakfı Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin temel atma töreninde konuştu. İmamoğlu, “Bana verilen bu anlamsız ve hukuksuz cezayı, başarımın ödülü olarak görüyorum. İsraf düzenlerine son vermenin, onları çok kızdırdığını biliyorum. Genel Başkanımızın huzurunda, ilk günkü gibi, bugün de başım dik, alnım açık, göğsümü gere gere söylüyorum: 2023 yılı çok güzel olacak. Çok çalışacağız. İstanbul'dan işimizi yapmaya devam edeceğiz. İşimizin başındayız. Ve göreceksiniz, memleketimiz adına 2023, bayram gibi bir yıl olacak” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU: “BAKMAYIN ÖYLE DÜN OLAN BİTENE…”
Sözlerine, “Bakmayın öyle dün olan bitene, biz, bugün çok daha hayırlı iş için bir araya gelmiş olduk” şeklinde başlayan İmamoğlu ise, “Bugün, Bedriye Hanım'ın o güzel yüreğinin bize açtığı bu fırsatı, İstanbul adına çok güzel bir hizmete dönüştürmek ve burada geleceğe dair İstanbul'un yaş almış büyüklerine, büyüklerimize güzel hizmetler sunacağımız bir merkezin hep birlikte temelini atıyoruz. 200 milyon lirayı aşkın bir yatırımla, önümüzdeki yıl inşallah bu zamanlara kadar tamamlanıp hizmete açacağımız bir temel atma töreni. Onun için şimdiden hayırlı olsun, şimdiden bu güzel hizmet, o sizin güzel kalbinizle Bedriye Hanım, sonucuna ersin diyorum. Çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “150 Günde 150 Proje” kampanyasının sonuna yaklaştıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bu kampanyamız esnasında, 168 noktada 199 projeye eriştiğimizi belirtmek isterim. Her ne kadar ‘150 Günde 150 Proje’ kavramıyla, tanımıyla yolculuğa çıksak da bugün bunun çok daha üzerinde bir sayıya eriştik. Daha da sevindirici bir hususu paylaşmak isterim. Önümüzdeki Şubat, Mart, Nisan ayları içerisinde, İstanbul'umuzda en az bir 150 projenin daha açılışını ve temel atmasını yapacağımızın da şimdiden müjdesini halkımızla paylaşmak istiyorum” bilgilerini aktardı.
“İSTANBULLULARIN TALEPLERİNİ CAN KULAĞIYLA DİNLİYORUZ”
Projeleri hazırlarken ve hizmetleri sunarken, İstanbulluların taleplerini can kulağıyla dinlediklerini belirten İmamoğlu, “Biz, şuna inanıyoruz: Bir şehri yönetmenin, bir millete hizmet etmenin, bir topluma hizmet etmenin, onları dinlemeden, onlarla birlikte karar almadan asla bir başarıya ulaşması mümkün değil. Dolayısıyla demokrasinin en temel prensipleri olan hem katılımcılığı hem ortak akıl sürecini hem de şeffaflığı İBB çatısı altında her anımızda hissettirdik ve en üst seviyede temsil etme gayretinde olduk” dedi. İBB Başkan adaylığının yolunu açan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkürlerini sunan İmamoğlu, “Ben, bu yolculuğa çıktığımda, bana sorulan sorulara, ‘Nasıl anılmak istersiniz? Hedefiniz ne’ dediklerinde, ‘Ben, bu şehrin gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olmak isterim’ demiştim. Çünkü zaten en demokrat belediye başkanı olmak demek, kayıtsız şartsız bu şehrin aynı zamanda en başarılı belediye başkanı olmak demektir. O bakımdan kendimize çizdiğimiz bu demokrasi ideali üzerindeki yolculuk, hiçbir zaman şaşmadı” diye konuştu.
“BANA VERİLEN BU ANLAMSIZ VE HUKUKSUZ CEZAYI, BAŞARIMIN ÖDÜLÜ OLARAK GÖRÜYORUM”
Eyüpsultan ilçesinde de kentin her ilçesinde olduğu gibi önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini kaydeden İmamoğlu, “Her ilçemize, burayı hangi parti yönetiyor diye bakmaksızın eşitlikçi hizmet götürmeyi çok önemsedim. Şunu söyleyebilirim gurur tablosu olarak: İstanbul'un 39 ilçesine de eşit bakan bir Belediye Başkanı ve her ilçe belediyesiyle irtibat kuran, onlarla konuşan bir Belediye Başkanı olmayı başardığımızı şimdiden görüyorum” şeklinde konuştu. “Bizim ülkemizde bazen hiçbir başarı cezasız kalmaz; böyle bir bakış açısı da var” diyen İmamoğlu, şunları söyledi: “Ben de bana verilen bu anlamsız ve hukuksuz cezayı, başarımın ödülü olarak görüyorum. İsraf düzenlerine son vermenin, onları çok kızdırdığını biliyorum. Aynı zamanda İstanbul'un itibar görmemesi gereken, tam aksine tedbirli olmanız gereken bazı kurumlarına itibarlı davranan dönemin bittiğine de çok üzüldüklerini biliyorum. İşte o kurumlar, bir hafta on gündür konuştuğumuz o ayıpları, bize yaşatan kurum ve kuruluşlar. Yani bir çocuğumuzun yaşadığı istismardan tutun da farklı, edepsiz, ahlaksız birtakım işlemlerin paydaşı olan bazı kurum, kuruluşları çevremizden uzak tuttuk. İyileri tenzih ediyorum. Sosyal yardım ve destekleri inanılmaz ölçüde artırmış olmamız ve plansızlıktan, bir avuç insanı kayırma duygusundan, iş yapma duygusunu unuttukları bir dönemden böylesi bir döneme dönüşmek, tabii ki onları çok kızdırdı ve bizi cezalandırmak istiyorlar.”
“BU AKILDAN BAŞKA BİR MAHARET BEKLEYEMEZSİNİZ”
“Aslında o kötü akıllarını ve kötü zihinlerini kötülük dolu kalplerini, ‘Binali Bey'e mi oy vereceksiniz, Sisi'ye mi oy vereceksiniz’ diye meydanlarda bağırdıklarında anlamak gerekiyordu” diyen İmamoğlu, “Ben, bu memleketin bir evladıyım. Allah'ını seversen, Sisi'ne biz ne? Yani bunu diline dolayan bir akıl, memleketin bir köyünde doğmuş ve bu güzel Cumhuriyet onu eğitmiş, İstanbul'a Belediye Başkanı yapmış bir memleket evladına, Karadeniz'in Trabzon ilinin Akçaabat ilçesinin, eski adı Zanane, yeni adı Cevizli Köyü'nde doğmuş bir adama bunu diyen akıldan, başka bir maharet bekleyemezsiniz. Çok net ifade ediyorum. Birkaç kelime önemli. Bir tanesi, ‘Hak yememek ve hakkını yedirmemek.’ İlk gündeki gibi, burada başta Genel Başkanımız ve bütün konukların huzurunda, bütün vatandaşlarımızın huzurunda ve bizi izleyen 16 milyon İstanbullunun ve 86 milyon vatandaşımızın huzurunda ifade edeyim ki: Hiç kimsenin hakkını yemedim, hakkımı da yedirmeyeceğim. Bunun altını çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“DÜNYAYA KAFA TUTMAK YARGIÇ GÖMLEĞİ GİYMEKLE DEĞİL, AKIL VE BİLİMLE OLUR”
“Dünyaya kafa tutmak, yargıcın gömleğini giyerek ya da elbisesini giyerek, insanları alt etmeye çalışmakla olmaz” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Dünyaya kafa tutmak, akılla ve bilimle olur. Bu şehirden tekrar ifade ediyorum: Bu millet hakkını yedirmeyeceği gibi, namertle mertliğin ne olduğunu da önümüzdeki süreçte hep beraber, ülkemizde milletimize, Genel Başkanımız ve altılı masada bulunan diğer siyasi liderlerle beraber, hep birlikte tekrar ispatını göstereceğiz ve mertlerin kazandığı namertlerin kaybettiği, 86 milyon insanımızın da kazandığı bir dönemi yaşatacağız. Allah, kimseye itibar kaybı yaşatmasın. Allah, herkese yaptığı işlerle, güzel duygularla, alnı açık, başı dik, milletinin arasında gezmeyi nasip etsin. Ben, görevimi yaparken, ‘Allah'ım beni ne olur aileme mahcup etme, milletimize mahcup etme’ diye dua ederim. Çünkü insan, başını öne eğdirecek bir iş yaptığı zaman, cümleler boğazına düğümlenir. Allah'ıma şükür, Genel Başkanımızın huzurunda, ilk günkü gibi, bugün de başım dik, alnım açık, göğsümü gere gere söylüyorum. Şunu ifade ediyorum hepinizin huzurunda: 2023 yılı çok güzel olacak. Çok çalışacağız. İstanbul'dan işimizi yapmaya devam edeceğiz. İşimizin başındayız. Ve göreceksiniz, memleketimiz adına 2023, bayram gibi bir yıl olacak.”
Konuşmaların ardından butonlara basıldı ve “Dr.Mustafa Kemal Gavuzoğlu ve Bedriye Gavuzoğlu Vakfı Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi”nin temel atıldı.
Yeni Soluk
Yorum Yap