Hukuki Süreç Başladı: Milli Eğitim Bakanı Tekin ve SOL Parti Arasında "Laiklik" Tartışması

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriye imza atan 168 kişi hakkında dava açacağını duyurması, Türkiye gündeminde geniş yankı buldu. Söz konusu bildiriye imza veren isimleri "toplumsal inançlara yönelik ayrıştırıcı bir dil kullanmakla" itham eden Tekin'e, SOL Parti’den sert bir yanıt geldi.

Bakan Tekin: "Entelektüel Totaliterizm"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bildiride yer alan ifadelerin, toplumun dini inançlarını kendi perspektiflerinden "yanlı" bir şekilde yorumladığını belirtti. Tekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir toplumun dini inançlarını, ibadetlerini kendi perspektiflerinden yorumlayarak onları azınlık sınıfına sokuyorlar. Bu, totaliterizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş halidir."

Bakan Tekin, hakaret içerdiğini savunduğu bu metin nedeniyle imzacılara karşı yargı yoluna başvuracaklarını ifade etti.

SOL Parti: "Laikliği Savunmak Suç Değildir"

Bakan Tekin’in açıklamalarına yazılı bir açıklama ile yanıt veren SOL Parti, bildirinin tüm hukuki sorumluluğunu üstlendiklerini açıkladı. Bildiride herhangi bir suç unsuru bulunmadığını belirten parti yetkilileri, laikliğin anayasal bir güvence olduğunu hatırlattı.

SOL Parti açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyu desteği için imzaya açılan bildirinin tüm hukuki sorumluluğunun partimiz tarafından sahiplenildiğini bilmenizi isteriz."

Partinin, Bakan Yusuf Tekin ve bazı yayın organları hakkında "halkı dini temellerde kutuplaştırdıkları" gerekçesiyle, yaklaşık 200 hukukçunun desteğiyle suç duyurusunda bulunduğu bildirildi.

Bildiride Neler Yer Alıyordu?

Aralarında akademisyen, sanatçı, gazeteci ve yazarların bulunduğu 168 imzacının metninde, Türkiye'nin "gerici bir baskı" altında olduğu iddia ediliyor. "Laikliği Birlikte Savunuyoruz!" başlıklı bildiride öne çıkan temel argümanlar şunlar:

Eğitim ve hukuk düzeninin laik yapısının erozyona uğratıldığı iddiası.

"Talibanlaştırma" Endişesi

Toplumsal yaşamın belirli ideolojik baskılarla "Orta Doğu tipi" bir yapıya sürüklenmek istendiği savunuluyor.

"Karanlığa Teslim Olmayacağız" Çağrısı

Şeriatçı dayatmaların reddedildiği ve laik Cumhuriyet değerlerinin savunulacağı vurgulanıyor.

Hukuki sürecin nasıl şekilleneceği ve tarafların mahkeme salonlarındaki argümanları, Türkiye’de laiklik ve ifade özgürlüğü tartışmalarının önümüzdeki günlerde ana gündem maddesi olacağını gösteriyor.