HDP’li Baydemir: Demirtaş’ı tutuklayanların bir hedefi de Kılıçdaroğlu’nu tutuklamak!

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, İzmir’de devam eden “Vicdan ve Adalet Nöbeti”ne katıldı. Baydemir, “Demirtaş’ı tutuklayanların bir hedefi de Kılıçdaroğlu’nu tutuklamaktır, CHP milletvekillerini tutuklamaktır” dedi.

HDP Sözcüsü ve Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, Trabzon’un Maçka ilçesindeki saldırıda 15 yaşındaki Eren Bülbül’ün öldürülmesiyle ilgili, “Eren’e sıkılan kurşunu reddediyoruz, kınıyoruz, kabul etmiyoruz” dedi.

HDP’nin Van’da başlattığı “Vicdan ve Adalet Nöbeti”nin İzmir ayağının başlatılması için Kıbrıs Şehitleri caddesinde basın açıklaması yapıldı.

HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım’ın açıklamasının ardından HDP milletvekilleri, parti yöneticileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan bir grup Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş sırasında slogan atan grup, polis tarafından engellenmeye çalışıldı.

Burada gerçekleştirilecek toplantıya katılacaklar, polis kontrol merkezinden geçerek belirlenen alana girdi. Alan dışında bekleyenlerin dağılmasını isteyen polis ile yurttaşlar arasında zaman zaman kısa süreli gerginlik yaşandı.

CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel de alana gelerek toplantıyı takip etti.

TARTIŞMA YAŞANDI

Alana ses düzeneği kurulması konusunda polisle bazı milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Parti Sözcüsü ve Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir’in emniyet yetkilileriyle görüşmesi sonrası ses düzeneği alana kuruldu.

Baydemir, açıklamasında zaman zaman Kürtçe ifadelere yer verdi. Demokratik siyasetin kanallarının tıkandığını savunan Baydemir, özgürlüğün herkesin teneffüs ettiği atmosfer olana kadar durmayacaklarını belirtti.

BAYDEMİR: EREN’E SIKILAN KURŞUNU REDDEDİYORUZ

Osman Baydemir’in konuşmasından satır başları şöyle:

Yaşam hakkına sahip çıkmak, bu hakkın kendisini korumaktır. Eren’in, Erenler’in toprağa düşmemesi için vicdan ve adalete sarılmak dışında başka bir çıkış yolu yoktur. İzmir’den bir kez daha vicdanımızın sesinden 80 milyonun vicdanının sesine hitap ediyorum. Eren’e sıkılan kurşunu reddediyoruz, kınıyoruz, kabul etmiyoruz. Kabul edilemez buluyoruz. Eren’i, Erenler’i operasyon bölgesine çatışmaya götürenleri kınıyoruz. Kabul edilemez buluyoruz.
Eğer gerçekten darbeye karşıysanız savaş suçlularının işkencecilerin dokunulmazlığını sağlayan yasayı geri çekin. Çekmezseniz siz darbecisiniz. Kim demokrasiye karşı suç işlediyse hukukun üstünlüğü politikasını birlikte yaşama geçirelim. Siz darbenin mağduru değil, darbenin planlayıcısı, zemin hazırlayıcısı ve “Allah’ın lütfu olarak görerek karşı darbeyi gerçekleştirensiniz. Darbe kimden gelirse gelsin Vicdan ve Adalet Nöbeti darbeye de darbecilere de karşıdır.
Çıkıp diyorlar ki “Cemaat kumpas kurdu.” Tamam, cemaat kumpas kurdu da 12 yıl boyunca kim besledi. Bu ülkede vali olmanın, müdür olmanın, kaymakam olmanın herhangi pozisyona gelmenin ölçütü idi cemaatle ilişkili olmak. Bunu siz sağladınız. Şimdi de diyorlar ki , “Cemaat bize kumpas kurdu. Bu bir terör örgütüdür”. Peki, öyleyse neden Demirtaş, Yüksekdağ, milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler hala cemaatin hazırladığı fezlekelerden yargılanıyor. Demek ki işbirliğiniz devam ediyor!
Öyle bir noktaya getirdiniz ki adalet sadece sizin tabelanızdan ibaret. Adliyenin kendisini AKP borsasına dönüştürdünüz. AKP borsasında işleyen tek bir kağıt var. O da cemaatin görevden alınan savcılarının bizler hakkında hazırladıkları fezlekeler, iddianameler. Bir gün gelecek adalet tecelli edecek ve bu kağıtların hepsi elinizde suç belgesi olarak kalacak.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine kayyum atayanların bir hedefi de İzmir Büyükşehir Belediyesine kayyum atamaktır. Demirtaş’ı tutuklayanların bir hedefi de Kılıçdaroğlu’nu tutuklamaktır. CHP milletvekillerini tutuklamaktır. Geç olmasın diyorsanız eşitlik, demokrasi, özgürlük ortak paydasında buluşmanın, faşizmi durdurmanın tam zamanıdır.