HDP'den Efe Tektekin’in babasının asli kusurlu bulunmasına tepki

HDP Çocuk Komisyonu Eş Sözcüleri Nuray Türkmen ve Hüseyin Kaçmaz ile KESK, Eğitim Sen ve İHD temsilcileri, zırhlı araçla katledilen Efe Tektekin'in babasının asli kusurlu bulunmasına ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi:

HDP Çocuk Komisyonu Eş Sözcüleri Nuray Türkmen ve Hüseyin Kaçmaz ile KESK, Eğitim Sen ve İHD gibi kurumların temsilcileri, 11 Eylül’de zırhlı araçla katledilen Efe Tektekin'in babasının asli kusurlu bulunmasına ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Burada konuşan HDP Komisyon Eşsözcüsü Hüseyin Kaçmaz şunları söyledi:

HDP Çocuk Komisyonu olarak özellikle zırhlı araç çarpması sonucu katledilen çocuklara yönelik bir açıklama yapmak üzere toplanmış bulunmaktayız. KESK’ten, Eğitim Sen’den, İHD Çocuk Hakları Komisyonundan arkadaşlarımız aramızda.  

2008-2022 yılları arasında 24’ü çocuk 56 kişi zırhlı araçlarla katledildi

Bu gösterdiğimiz liste sadece 2008-2022 yılları arasında vakalara ilişkindi. Bu vakalardan toplamda 94 vaka yaşanmış, 24'ü çocuk olmak üzere 56 kişi hayatını kaybetmiş. Yine en az 22’si çocuk olmak üzere 141 kişi de yaralanmıştır. Son aylarda yine Şırnak’ın İdil ilçesinde Mihraç Miroğlu isimli 7 yaşındaki çocuk evinin önünde bisikletiyle oynarken hayatını kaybetmişti. Yine yakın zamanda Abdulgafar Dayan isimli yurttaş da polis aracısının çarpması sonucu hayatını kaybetmişti. Bu kadar sıklıkta bu kazaların yaşanıyor olması ve aynı coğrafyada yaşanması aslında net bir durumu gösteriyor. Türkiye’deki Kürt Sorunu ve Kürt Sorununun savaş politikalarıyla nasıl bir sebep sonuç ilişkisi içinde olduğunu da gösteriyor. 

Çocuklar katlediliyor, olay soğuyunca raporlar değiştiriliyor ve cezasızlık uygulanıyor

Zırhlı araç ölümlerini dışında da Kürt çocukları bu savaş ve çözümsüzlük politikalarında ısrar sonucu hayatını kaybediyor. Bilindiği üzere Diyarbakır'da 2019’da 5 yaşındaki zırhlı araç çarpması sonucu Efe  Tektekin hayatını kaybetmişti. Söz konusu kazadan 3 yıl sonra yeni bir keşif yapıldı ve hazırlanan raporda da Efe Tektekin’in babası asli kusurlu bulundu. Neredeyse bütün vakalarda aynı yöntemlerin uygulandığını biliyoruz. Muhammed ve Furkan kardeşler, kendi yataklarında uyurken 16 tonluk panzerin evin duvarını yıkarak katledildiği olayda da aynı yöntem uygulanmıştı. Kamuoyunda olay soğuduktan, üzerinden yıllar geçtikten sonra yeni bir rapor alınarak sürücü belgesi olmayan aracı kullanan polis memuruna 19 bin lira para cezası verilerek ertelenmişti. 

Bu ülkenin neresinde bu kadar zırhlı araçlar insanları katlediyor

Bütün bunlar bize tek bir şey gösteriyor, iktidar ve çözümsüzlükte ısrar eden akıl bütün bu olaylarda cezasızlık politikası uyguluyor. Söz konusu hak ihlallerine sebep olan kolluk güçlerini korumaya devam ediyor. Efe Tektekin’in hayatını kaybetmesinden 15 ay önce 75 yaşındaki dedesi Mehmet Tentekin de yine zırhlı araçla hayatını kaybetmişti. Bu ülkenin neresinde bu kadar sıklıkla zırhlı araçlarla insanlar katlediliyor, yaralanıyor, bir ömür boyu uzuvlarını kaybederek engelli yaşamaya mahkum ediliyorlar. Bu durumun bu dar alanda yaşanması bile bize Kürt sorununda çözümsüzlük, çatışma politikalarında ısrarın sonuçları olarak bu acı gerçekleri ortaya çıkıyor. 

90’lı yılların katliam sembolü beyaz toroslardı, bu dönemin de sembolü zırhlı araçlardır

Hafızalarda beyaz toroslar katliamların sembolü olarak yer alıyordu. Bu dönemde yine bu zırhlı araçlar hafızalarda yerini almış durumda. Listeyi incelerken, sınır boylarında mayın döşenmesi sebebiyle, birçok yurttaşımız hayatını, uzuvlarını kaybetti. Ancak bu artık sadece sınır hatlarında değil sınır içinde de zırhlı araçlarla katledilen, uzvunu kaybeden bir ömür engelli yaşamak zorunda kalan çocuklar, gençler gerçeği karşımıza çıkıyor. 

Bu ölüm makinaları yaşam alanlarından çıkarılsın

Bu kazalar sadece trafik kazaları değil, iktidarın tercihi ve politikasıdır aynı zamanda. Bu kazalardan hemen sonra etkin yargılama ve soruşturma yapılmamasıyla birlikte benzer durumlar ortaya çıkıyor. Bütün kazalardan sonra kaymakamlar, valiler, bakanlar devreye girerek ailelerin şikayetçi olmamasını istiyor. Etkin soruşturmanın önü kapatılıyor. Bizler bu sorunların takipçisiyiz, halkımız da gerçeği biliyor. Gösterdiğimiz liste ve listenin işaret ettiği coğrafya sorunun merkezi ve sorunun ismi olarak karşımıza çıkıyor.  

Bu ölüm makineleri yaşam alanlarından uzaklaştırılması ve hiç olmaması gerekirken bisiklet sürer gibi sürülüyor. O bölgede yaşayan biri olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim: bu kadar ölüm yaşanmasına rağmen tek bir milim geri adım atılmıyor. Bu zırhlı araçlar kontrolsüz olarak her yerde dolaşıyor. Biz HDP olarak bu ölüm makinelerinin şehir dışına çıkarılmasını istedik. Aynı çağrıyı STK’lar yaptı. İktidarı bir kez daha şehir içinde zırhlı araçların kullanımını yasaklamaya davet ediyoruz. Yine iktidarı cezasızlık politikalarında vaz geçmeye çağırıyoruz.