Gürsel Tekin: Halk iktidarı değiştirecek! Yeni kadrolar, yeni bir felsefe iktidara gelecek...

CHP'li Gürsel Tekin’le özdeşleşmiş olan ‘Halkın Otobüsü’ne yurttaşlardan yoğun ilgi devam ediyor. Tekin'in Esenyurt ve çevresine yaptığı Halk buluşmasına Yeni Soluk ekibi de katıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’le özdeşleşmiş olan ‘Halkın Otobüsü’ne yurttaşların yoğun ilgisi devam ediyor. Tekin, İstanbul Esenyurt’ta yaptığı yurttaş ziyaretinde çok büyük ilgiyle karşılandı. Yeni Soluk ekibi de bu ziyareti izledi ve Gürsel Tekin ile bir röportaj gerçekleştirdi.

YENİ SOLUK/ ÖZEL

Tekin, seçim konusunda net konuştu: "Halk iktidarı değiştirecek. Yeni kadrolar, yeni insanlar, yeni bir felsefe iktidara gelecek. O yüzden her yerde diyorum, bugün AKP’nin Türkiye’ye yapacağı en büyük ve tek iyilik sandığı milletin önüne koymaktır. Sandık geldiği anda, Türkiye nefes alacak, yeni kadrolar, yeni bir heyecanla Türkiye hak ettiği noktaya ulaşma yolculuğuna çıkacak."

İşte Yeni Soluk Yayın Kurulu Başkanı Hasan Hınıslı'nın Gürsel Tekin ile yaptığı o röportaj:

- Yıllardan beri sizi takip eden bir gazeteci olarak şunu fark ettim ki aynı heyecan ilk zamanlarda olduğu gibi devam ediyor...

Benim siyasette hiç enerjim bitmedi. Şöyle bir deyim var ki “düştüğün yerden kalkmayı bilirseniz gerisi kolay.” Vatandaşlarla ilişkiniz varsa gerisi kolay. Onun için biz 2014 yılından itibaren halkın otobüsü ile halkımızla buluşmaya devam ediyoruz.

- Sizin heyecanınızın yanı sıra halkın ilgisi de çok yoğundu ona çok dikkat ettim. Gürsel Tekin kamuoyunda yokken kamuoyundaki heyecanı gördüm. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Onu şuna bağlıyoruz biz hiçbir yere seçimden seçime gitmiyoruz. Öyle yapsak halk da bu şekilde davranmaz. Biz hiç ara vermedik, seçimlerin olmadığı zamanda daha fazla dolaşıyor, halkın nabzını tutuyoruz.  İstisnasız seçim olur olmaz tam aksine seçimlerin olmadığı zaman daha fazla dolaşıyoruz. Telefonumda 680 tane muhtarın telefonu var, sürekli onlarla görüşüyorum taleplerini alıyorum mesela geçen gittik Bağcılar’da toplantı yaptık onların dertlerini dinledik, yani bizimki bir günlük, bir hesapla yapılan bir iş değil, vatandaş da bunu görüyor. Biz her gün, vatandaşın derdini dinlemek, sorunlarına çözüm bulmak, taleplerini almak için sokaklardayız, halkın içindeyiz. Bu samimiyet olunca da halkın bakışı elbette değişiyor.

- Bir isyanınıza tanık oldum bugün, dev dev binalar gördük biraz evvel Esenyurt’ta o binaları gördüğünüzde rüzgâr koridorlarını kapattıkları için sert tepki verdiniz. 

Kadıköy'ün belediye meclis üyesi ve başkan yardımcısı olduğum dönemden itibaren beton lobisi ile mücadele eden bir insanım. İstanbul dünyanın en güzel ve en eski şehirlerinden biridir. İstanbul sadece bizim değil dünyanın hayranlıkla takip ettiği, gelip gezdiği bir kent. Ne yazık ki İstanbul ihanete uğradı. Özellikle İstanbul’u yönetenler bu güzel kenti sırtından bıçakladılar.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı müfettişleri bir rapor hazırladı. Sadece 76 projede usulsüz emsal artışları nedeniyle yapılan vurgun 240 milyar lira. Bunu bütün belgesiyle ortaya koyduk. Beton Lobisi işte böyle bir para yönetiyor. Siyaset, ticaret, bürokrasi ve medyanın belli unsurlarının birlikte hareket ettiği bir yapı var.  Araziler alınıyor, buralara imar değişiklikleri ile büyük bir rant aktarımı yapılıyor, o rant da siyasete, bürokrasiye ve medyaya aktarılıyor. Milyonlarca İstanbullunun ve vatandaşımızın hakkı gasp ediliyor, sonra o parayla bizzat halka karşı bir güç ortaya çıkartılıyor. Böyle bir rant sisteminin olduğu ülkede ne adalet kalır, ne eşitlik kalır, ne hukuk devleti kalır. Cumhurbaşkanı çıkıyor, diyor ki “Efendim o kuleleri tıraşlayacaklar.” Neyi tıraşlayacaklar? İstanbul’a hançer gibi saplanan o kuleler hala yerinde duruyor. Çünkü sistem bu. Hukukun olmadığı yerde rantın yıkıcılığı önünde hiçbir güç kalmaz. Bugün Türkiye bu yüzden hukukun üstünlüğü sıralamasında 128 ülke arasında 107’inci sırada. Bu ülkeyi yönetenler utanmıyorlar ama Gana’da, Mali’de, Senegal’de Türkiye’den daha iyi işleyen bir adalet sistemi var.

Bir örnek. İmar affı. Seçim dönemlerine yakın habire imar affı çıkıyor. En son Binali Yıldırım döneminde bir imar affı çıkartıldı. Katliamın adını imar barışı koydular. Biz hepimiz köylü çocuklarıyız köylerde kasabalarda hiçbir teknik bilgisi olmamasına rağmen hiçbir vatandaş derelerin güzergâhını değiştirmez dağlarla oynamaz çünkü hayat tecrübesi var.  Ayamama deresi binlerce yıllık bir deredir neden şimdi patlıyor? Çünkü derenin intikamı acı olur. Derenin güzergahını değiştirdiler, üstüne beton döktüler, neticede bizim insanımız hayatını kaybetti.  Yüzlerce başka örnek var. Sayın Erdoğan geçen gün Rize’ye gitti diyor ki: “Ey Rizeliler, dikey yapı yapmayın.” Güzel de 25 yılda, İstanbul’a bu dikey yapıları kim yaptı? İstanbul’daki 161 gökdelenin 137’si AKP döneminde yapıldı. İstanbul’a mı düşmansınız? 1970-80 yıllarına kadar  İstanbul sebze ve meyve ihtiyaçlarının tamamını İstanbul’dan karşılıyordu.. Bir şehrin tarım alanı olmaz mı? Bir yerin meyve sebze yetiştirme alanı olmaz mı? Bu alanların hepsini betona peşkeş çektiler. Yetmedi nefesimizi kestiler. İnsanlar iki şey ile yaşar biri su ikincisi hava. Su ile hava olmadıktan sonra geriye kalan ne olursa olsun  hiç bir fayda etmez. Ne oldu? Suyumuz atıklarla pisletildi, betonla kurutuldu, denizimiz müsilajlı, ormanlarımız yok oluyor, hava koridorları kesildi, nefes de alamayız. Halk diyor ki “Esmiyor.” Nasıl essin? Esecek yer kalmadı.  Dünyada İstanbul kadar kötü yönetilen, bizzat yöneticileri tarafından ihanet edilen, yaşanmaz hale getirilen bir şehir yoktur. Para için, rant için Türkiye’nin en güzel şehrini gri bir mezara gömdüler.

- Peki Sayın Başkan, şimdi siyaset çeşitli dengeler üzerine yapılır. Şimdi seçim sistemini değiştirmeye çalışıyorlar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 50+1 sistemini “en çok oy” esasına dönüştürme çalışması var. CHP’nin alternatif bir çalışması var mı?

Geçmiş dönemlerde de siyasi rekabete aykırı, böyle küçük oyunları deneyenler oldu. Sayın Ecevit’e karşı Sayın Demirel bazı adımlar attı. Siyasi yasaklar kaldırılmasın diye Sayın Özal bir kampanya yaptı. Ne oldu? Hepsi ters tepti. Türkiye’de vatandaş böyle oyunları hiç sevmez. Tam aksine, böyle oyunlar peşinde koşanları mutlaka cezalandırır. Sokağa çıkın, vatandaş son derece dikkatle siyaseti ve Türkiye’yi takip ediyor. Dolayısıyla kimse hikaye anlatmasın. Vatandaş sorunlarına çözüm istiyor. Bunu kim yapabilirse onu iktidara getirecek. Bir konu daha var. Efendim “Seçmen tercihini değiştirmiyor.”  Bal gibi de değiştiriyor.  Hiç merak etmeyin. Bakın daha 1 buçuk 2 yıl önce seçim yapıldı, CHP İstanbul’a iktidara geldi. Esenyurt’ta yüzde 51 oy aldık.  Ne oldu da vatandaş tercihini bu yönde kullandı? Vatandaş ne yapacağını biliyor.  31 Mart’ta iktidara bir uyarı verdi. AKP bunu artık anlama yeteneğini kaybetmiş durumda. Sanal gerçeklik uygulamasında yaşıyorlar. Basını sansürlediler, yandaş medya kurdular, devlette liyakatı yok ettiler. Şimdi kendi eserlerinin tutsağı olmuş durumdalar. Ne bürokrasiden, ne medyadan gerçek bir haber alamıyorlar. Sanal bir dünya kurdular, orada yaşıyorlar. Ben gerçeği açıkça söyleyeyim. Deniz bitti.  Vatandaş zor durumda. 34 milyon insan borç batağında. Esnaf borçlu, çiftçi borçlu, asgari ücretliler zaten aç uyuyor. İktidar da her gün kendi kurduğu, beslediği medyaya dönüyor, masaldaki gibi soruyor: “Ayna ayna benden güzel var mı bu dünyada?” Ben söyleyeyim, var. Halk iktidarı değiştirecek. Yeni kadrolar, yeni insanlar, yeni bir felsefe iktidara gelecek. O yüzden her yerde diyorum, bugün AKP’nin Türkiye’ye yapacağı en büyük ve tek iyilik sandığı milletin önüne koymaktır. Sandık geldiği anda, Türkiye nefes alacak, yeni kadrolar, yeni bir heyecanla Türkiye hak ettiği noktaya ulaşma yolculuğuna çıkacak.