Gürsel Tekin, bir kez daha 'erken seçim' dedi: Korkunun ecele faydası yok!

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yeni Soluk'un sorularını cevaplayan Tekin; erken seçim ihtimalinden Erdoğan'ın işsizlik açıklamalarına, 128 milyar dolar tartışmasından, CHP içindeki sorunlara kadar bir çok soruyu cevapladı.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Yeni Soluk Yayın Kurulu Başkanı Hasan Hınıslı ve Yayın Kurulu Üyesi Münevver Metin'in sorularını yanıtladı. Tekin; erken seçim ihtimalinden Erdoğan'ın işsizlik açıklamalarına, 128 milyar dolar tartışmasından, CHP içindeki sorunlara kadar bir çok soruyu dobra dobra cevap verdi. Önceki röportajında da 'erken seçim'i dile getiren teki, söylemlerini bir kez daha yineledi ve AKP iktidarına "Korkunun ecele faydası yok" dedi.

Tekin, "Çok açık bir gerçek var, sandık milletin önüne konduğu anda AKP defteri kapanacak, Türkiye’de yeni bir dönem açılacak" dedi. "Cumhur ittifakının oyu yüzde 40’lar düzeyinde. Onlar da bunu bildiği için sandıktan kaçıyor" diyen Tekin, CHP'nin olası bir erken seçime hazır olduğunu, "CHP seçimlere ciddi hazırlanıyor. Yüzlerce projemiz var. Yapılacak işler, atılacak adımlar belli. Demokrasi, adalet, bürokrasi, ekonomi her alanda büyük bir reform ihtiyacı var. Hepsini de yapabilecek gücümüz, kadrolarımız var" sözleriyle açıkladı.

Erdoğan'ın 'işsizlikte iyi noktadayız' söylemine de değinen Tekin, "İşsizlik oranlarında Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmış durumda. Bu manzaraya bakıp “iyi noktadayız” diyorsa ya gerçeklikle bağı kopmuş demektir, ya milleti hiç anlamıyor demektir" açıklamasında bulundu.

Parti içi tartışmalar ve istifalara da değinen Tekin, "Bizim partimizin fedakar üyeleri dururken, partiye sonradan girenler belli yerlere getiriliyorsa bu elbette üzücü bir şeydir" dedi.

GÜRSEL TEKİN RÖPORTAJININ TAMAMI ŞÖYLE:

- Sayın Tekin, Türkiye erken seçime girmeli mi?

Bir yıl önce yine yenisoluk.com röportajında ifade etmiştim yerel seçim biter bitmez erken seçim diyen ilk siyasetçi benim. Gerekçem belli. Bir hastalık derinleşmeden, yayılmadan gereken önlemleri almak lazım. Ekonomik krizin derinleşeceği görülüyordu. O gün 21 milyon 800 bin icra dosyası vardı. Eğer böyle bir manzara varsa hükümetin ekonomiyi yönetemediği açıktır, muhalefetin de erken seçim talep etme hakkı vardır. 

Erken seçim milletin hakemliğine başvurmak demektir. Eğer bir hükümet ülkeyi yönetemiyorsa, memleketi ekonomik krize sokuyorsa, 16 milyon insan yoksulluk sınırı altında yaşıyor, 10 milyon insan işsizlikle mücadele ediyorsa seçimin geciktiği her gün milletin ağır bir fatura ödediği gün demektir. Bu yüzden erken seçim dedim, hala da erken seçim istiyorum. Çok açık bir gerçek var, sandık milletin önüne konduğu anda AKP defteri kapanacak, Türkiye’de yeni bir dönem açılacak. 

- Muhalefetin erken seçime gücü yeter mi?

Muhalefetin erken seçime gücü yeter. Zira bu sadece muhalefetin değil toplumun ortak talebi. Bugün iktidarda halkın güvenoyunu alamayan bir parti var. Cumhur ittifakının oyu yüzde 40’lar düzeyinde. Onlar da bunu bildiği için sandıktan kaçıyor. Korkunun ecele faydası yok, o sandık nasılsa milletin önüne gelecek, milli irade gerekeni yapacak. Sandık ne kadar erken gelirse Türkiye o kadar rahata erer, sorunları çözme gücümüz de aynı oranda artar.

- Peki erken seçime zorlayacak muhalefet var mı?

Yani ben özeleştiriyi seven bir insanım. CHP seçimlere ciddi hazırlanıyor. Yüzlerce projemiz var. Yapılacak işler, atılacak adımlar belli. Demokrasi, adalet, bürokrasi, ekonomi her alanda büyük bir reform ihtiyacı var. Hepsini de yapabilecek gücümüz, kadrolarımız var. 

https://yenisoluk.com/uploads/2021/04/gürsel tekin 2

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ve Yeni Soluk Yayın Kurulu Başkanı Hasan Hınıslı

"İŞSİZLİK ORANLARINDA TARİHİ REKOR KIRILDI"

- Halk bunu biliyor mu?

Bence iletişim alanında sıkıntı yaşıyoruz. Projelerimizi halka iyi anlatamıyoruz ve genelleştiremiyoruz. Eğer hala birileri “CHP’nin projeleri neler” diye soruyorsa bu beni rahatsız ediyor. Özeleştiri yapmamız ve bu alanda daha etkin olmayı başarmamız lazım.

Cumhurbaşkanı işsizlikle ilgili iyi noktadayız dedi, sizin yorumunuz nedir?

İktidar tuzum kuru, yoğurdum ekşidir demez. Ancak büyük bir başarısızlık olduğu ortada. Her 4 gençten biri işsiz. Yunanistan nüfusu kadar insanımız işsizlik belasıyla mücadele ediyor. İşsizlik oranlarında Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmış durumda. Bu manzaraya bakıp “iyi noktadayız” diyorsa ya gerçeklikle bağı kopmuş demektir, ya milleti hiç anlamıyor demektir. Erdoğan bu açmazı yaşıyor. Sorunu kabul etmeden çözüm bulamazsınız. Teşhis yoksa tedavi de yok. Bu teşhisi biz yapıyoruz, tedaviyi de biz yapacağız. 

Şimdi muhalefet ne yapmalı?

Twitter, sosyal medya mecraları elbette önemli ancak bunlar muhalefetin asli mecrası değil. Muhalefetin esas mecrası sahadır, halkın arasıdır. Çok daha etkin bir şekilde sahaya çıkmamız ve vatandaşı sahada ikna etmemiz gerekiyor. Örgütlerimiz dinamik ve fedakar. Onların gücünü sahaya yansıtmak zorundayız. 

Muhalefet ne yapacak?

Bu düzen değişecek. Bu konuda açık ve kararlı olmamız lazım. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Bütün efsaneleri de yıkacağız. Efendim bu ülkenin yüzde 65’i sağ, yüzde 35’i sol görüşlüymüş. Yok öyle bir şey. Bunların hepsi tevatür. Halkın her kesimi iş istiyor, aş istiyor, daha iyi bir yaşam talep ediyor. 84 milyon insanın hepsi vergi veriyor, verdiği vergi karşılığında da hizmet istiyor. Birileri gitsin pudra şekeri alsın diye kimse vergi vermiyor. Halka da daha iyi hizmeti biz sunacağız. İşte kazandığımız belediyelerin tamamında büyük başarılara imza atıyoruz. Halkın tamamı memnun. Kimse ayrımcılığa uğramıyor, ötekileştirilmiyor, milletin parası israfa ve yolsuzluğa değil halka gidiyor. Belediyelerimiz tasarruf yapıyor, geçmiş dönemin borcunu ödüyor, yatırımlar da alabildiğine artıyor. Merkezi iktidarda da benzeri olacak. AKP prangasından Türkiye kurtulduğu anda gerçekten çok farklı bir Türkiye göreceğiz. Türkiye bir kez daha yüksek büyüme hızı, düşük cari açık ve üretim temelli bir ekonomi modeli ile kalkınmaya başlayacak. 

"PARTİNİN FEDAKAR ÜYELERİ DURURKEN SONRADAN GİRENLER BİR YER GETİRİLİYORSA..."

Yani halk iş ve huzur verecek iktidarı arıyor ancak CHP’de de sular durulmuyor. Ayrılanlar, yeni parti kurma girişimleri, istifalar ve kurmaylar arasındaki tartışmalar sürekli gündeme geliyor. Neden?

Bakın ben CHP okulunda yetişmiş bir insanım. CHPliler benim ailemin fertleridir. Nasıl ben ağabeyimle, kardeşimle zaman zaman belli sorunlar yaşamışsam, CHP ailesi üyeleri arasında da tartışmalar olması doğaldır ancak önemli olan hepimizin aynı ailenin bir parçası olduğumuzu hatırlamamız ve farklılıklarımızı saygıyla karşılamaktır. CHP içerisinde bizim ekip, sizin ekip diye bir şey olmaz. Biz korkunç bir iktidar ile mücadele eden ve Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesi üstüne çıkartma görevine sahip tek bir ekibiz. Bunun için gecemizi gündüzümüze katmamız lazım. Bu bilinçle hiç kimseyi hiçbir zaman ayırmadım. Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı iken şuna oy verin buna oy verin gibi yönlendirmeler yapmadım. Çünkü bu çok ayıptır günahtır. CHP geleneklerinde yetişmiş bir insan, yüzyıllık bir siyasi partide nasıl oy kullanacağını elbette bilir. Yönlendirme, baskı veya tehdit varsa burada sorun var demektir.  

Elbette parti içi yarış doğaldır. Ama parti içi yarışta da partililer yarışır. Bizim partimizin fedakar üyeleri dururken, partiye sonradan girenler belli yerlere getiriliyorsa bu elbette üzücü bir şeydir. Parti kimliği olmayan insana belli makamlar, mevkiler veriyoruz sonra alıp başını gidiyor, bedeli yine CHP ödüyor. CHP kapılarını elbette herkese açmalı ancak CHP değerlerini ve kimliğini kalbinin içine sindiren insanlar CHP yönetiminde yer almalı.

- Halk otobüsünü göremiyoruz neden?

Halkın Otobüsü bugüne kadar 86 bin kilometre yol yaptı. Dünyanın etrafını iki kere dolaştık. Bu sene ekim ayında yola çıkacaktık ancak pandemi sebebiyle erteledik. Ramazan’dan sonra Öteki Türkiye temasıyla bir kez daha yola çıkacağız. Halkımızla bir araya geleceğiz, Türkiye’yi baştan aşağı gezeceğiz. 

- Öteki Türkiye nedir?

Öteki Türkiye ayrımcılığa uğrayan, fırsat eşitliği olmayan, her alanda yoksul bırakılmış, yok sayılmış insanların Türkiye’si. Bu insanların dualarını aldılar, oylarını aldılar, paralarını aldılar ve yapayalnız bıraktılar. Birileri Saraylarda sefahat yaparken bugün milyonlarca insanımız iftarda sofrasına ekmek koyamıyor. Çok acı manzaralar var. Bu zamana kadar biz de o insanların yeteri kadar yanında olamadık. Kendimizi anlatamadık. Bizi hep sağ liderlerden dinlediler, onların anlattığı kadar tanıdılar. Bu zinciri kırmamız lazım. Sol halkın, işçinin, emekçinin yanında olmak demektir. Öteki Türkiye’ye ulaşacağız, dertlerini dinleyeceğiz, kendimizi anlatacağız ve sonra iktidar olduğumuzda da onların yanında durmaya, onların hayatı için çalışmaya devam edeceğiz.

https://yenisoluk.com/uploads/2021/04/gürsel tekin 3

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Yeni Soluk Yayın Kurulu Üyesi Münevver Metin ve Yeni Soluk Yayın Kurulu Başkanı Hasan Hınıslı

"ÜLKEYİ 1 AYDA YÜZDE 15 FAKİRLEŞTİRDİLER"

- 128 milyar dolar tartışması sürüyor. Hükümet sözcüleri çeşitli açıklamalar yapıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

128 milyar dolar çok ciddi bir kaynak. Bu para ile 50 tane Osmangazi Köprüsü, 5 tane İstanbul Havalimanı yapılıyor üste de 6 milyar dolar para kalıyor. Böyle bir para buharlaştı. Bu parada 84 milyon vatandaşımızın hakkı var. Tayyip Erdoğan siyasette ilk yıllarında “bütün malvarlığım bu yüzük” diyordu. O yüzük 128 milyar dolar değerinde miydi? Onu mu bozdurdu da bu parayı harcadı? Hayır milletin emeğiyle üretip devletine verdiği vergiler harcandı. Elbette bunu soracağız. Dünyanın en şerefli yönetimi harcadığı paranın hesabını veren yönetimdir. Efendim dediler ki bu para kasada. Kasada olmadığı ortaya çıktı. Hazinede dediler. Hazine tam takır kuru bakır. Bu para sosyal yardıma gitti dediler. Yaptıkları doğrudan destek 60 milyar lira. 7.5 milyar dolar eder. 121 milyar dolar orada duruyor. En sonunda bir açıklama yaptılar dediler ki “Efendim biz bunu sattık.” Biz de zaten çantanıza koyup kaçırdınız demedik. Bu parayı sattınız dedik. Basit bir soru soruyoruz, kime, hangi kurdan, ne kadar ve hangi yolla sattınız? Kim ucuz kurdan dolar alıp zenginleşti? Bunu açıklayın. İkincisi neden sattınız? Saçma sapan bir ekonomi politikası uğruna milletin milyarlarca dolarını yok ettiler. Aynı anda hem faizi hem de dolar kurunu düşük tutmak için peyderpey piyasaya para pompaladılar. Bu olmaz. Bunun olmayacağını herkes söylüyordu. Dediler ki “bir 10 milyar dolar satarız, sonra bir 10 milyar dolar daha satarız, bir 10 milyar dolar daha sattık mı çil yavrusu gibi dağılırlar.” Ucuza dolar satıyorsun, kim niye dağılsın. Bu kafayla 128 milyar doları yok ettiler. Merkez Bankası rezervleri şu an ekside. Yani piyasaya müdahale edecek dolar da yok. Serbest uçuşta dolar yükseliyor. Her adımlarında da kur riskini arttırıyorlar. Bir önceki Merkez Bankası Başkanı baktı kasa bomboş, faiz arttırmak zorunda kaldı. “”Bu operasyonu kime çektiniz” diye manşet attılar, Naci Ağbal’ı görevden aldılar, bir gecede dolar 7 liradan 8 liraya çıktı. Ne oldu? Türkiye fakirleşti. Şimdi de faizleri aynı oranda tutuyorlar. Bu saçma sapan işleri yapmasalar belki faiz yüzde 19’a çıkmayacak, dolar da bu seviyeyi görmeyecekti. Ancak o kadar yanlış işler yaptılar ki güven duygusu kayboldu, Merkez Bankası bağımsızlığı kara toprağa gömüldü, yatırımcılar Türkiye’den kaçtı. Şimdi bunun hesabını vermeleri gerekiyor. Bu ülkeyi bir ayda yüzde 15 fakirleştirdiler. Yoksulluk arttı. Enflasyon patladı. Millet sofrasına ekmek koyamaz hale geldi.  Öyle pankart indirmekle, 128 kelimesini yasaklamakla bu işi çözemezler. 128 milyar doların hesabını bugün olmazsa yarın mutlaka verecekler. 84 milyon vatandaşımızın iki eli yakalarında duruyor. Biz de milletin temsilcisi olarak bunun hesabını soracağız. 

- CHP örgütüne sahip çıkıyor mu?

Türkiye'de bugüne kadar  473 tane siyasal parti kuruldu 473 Siyasi partinin içinde 50 tanesi iktidar olmuş kimi tek başına kimi koalisyonla. Aslında 1919'da başlayan bana göre 102 yaşında siyasi partiyiz,1923 baz aldığımızda 100 yıllık bir siyasi partiyiz. .Ancak 68 yıldır iktidar  olamamış . CHP örgütü ve tabanı dimdik ayakta durmuş.  CHP örgütü hep vermiştir, hep mücadele etmiştir, Türkiye’ye kendini vakfetmiştir.

- Verdiği kadar aldı mı?

Ne yazık ki alamıyor, o içimde büyük bir yaradır. Bütün CHP'liler için hatırlatmak istiyorum Sayın Murat Karayalçın kürsüde kongre yönetiyor, Orhan Birgit geldi 90 yaşında. Hikmet ağabey, Altan ağabey gibi partinin çınarıdır. Bu insanların tek beklentisi var Cumhuriyet Halk Partisi iyi olsun, parlasın. Orhan Birgüt hasta haliyle o gün kurultaya geldi, CHP'nin il kongresini bir izleyeyim diyor. Hiç hoşlanmam protokolde en önlerde oturmaktan 3’üncü sırada oturuyorum. Orhan abi içeri girdi oradan en az 50 kişiyi geçti ikinci sıraya geldi fırladım aldım yerime götürdüm. Eğer Orhan abi içeri girdiğinde Parti  büyüğüyüm diyen insanlar  düğmesini iliklemiyorsa çok ciddi sorun vardır. Önce kurumlarda saygı ve sevgi olacak, bu kurumda saygıyı ve sevgiyi hızlı kaybediyoruz.

İnsanlar birbirini sevmek zorunda değil ama asgari düzeyde herkes birbirine saygılı olmak zorunda. Bir daha bir Orhan abi göremeyeceksiniz.  Allah uzun ömürler versin Altan Ağabey genç bir delikanlı gibi her seçim döneminde büyük bir heyecan ve enerjiyle çalışıyor. Bizlere örnek oluyor. İlham veriyor. Böyle bir manzarayı başka hiçbir partide göremezsiniz. CHPli olmak çok başka bir değer, farklı bir onurdur. Bu onura sahip çıkmamız gerekiyor.