Günay: "İttifakımız aday için değil yeni bir anlayışı hakim kılmak için"

HDP Sözcüsü Ebru Günay, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tüm Türkiye halklarına, emekçilerine, ezilenlerine, ötekileştirilenlerine hayırlı olmasını dileyen Günay, şunları söyledi:

“HDP olarak, Türkiye halklarına dayatılan iki kutuplu siyasette 3’üncü bir yol açmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu yol kendisine mecbur olduğumuzu düşünenlere en iyi cevap olduğu gibi, aynı zamanda mevcut iktidar karşısında da demokrasiden, özgürlüklerden, adaletten yana yegane alternatiftir. Bu adımla ezilenlerin mücadelesini birleştirme arayışlarına yönelik önemli bir psikolojik bariyer aşıldı, umutlarımız arttı. Bizler bu ittifakın kuruluşunda yer almaktan, onun ilk kurucuları arasında yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Halklarımızı dar bir siyasal tartışmanın ötesine, daha umutlu bir geleceğe taşımanın heyecanının içerisindeyiz.

İttifakımız; demokratik bir ülke, demokratik bir cumhuriyet hedefiyle ortaya çıkıyor ve bu topraklar üzerinde ne kadar dışlanan kesim ve birey varsa onların örgütlü gücü olmayı hedefliyor. Bu ülkenin en temel meselelerinde eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden, adaletten yana tavır alıyoruz. Ülkenin ve üzerinde yaşayan halklarımızın yaşadığı somut sorunlara somut cevaplar üretecek kapsamlı bir programla ortaya çıkıyoruz. Bu programda kalbi özgürlük ve demokrasiden yana atan herkes kendisini bulabilir. İttifakımız bu topraklar üzerinde iktidara karşı verilen her tür demokratik mücadeleyi kapsamayı, farklı alanlarda hayat bulan mücadele biçimlerini bir çatı altında toplamayı hedefliyor.

Alternatifsizlik, güvensizlik kaygıları karşısında iki egemen blok arasına sıkışan halklarımıza geniş bir özgürlük kapısı, demokrasi ve adalet kapısı açmak için yola çıkıyoruz. Esas mesele ülkeyi yaşanabilir, özgür ve demokratik bir ülke haline getirmektir. İttifakımız bu ülkenin gerçek kurtuluş reçetesidir, yeni yaşamı inşa etme adresidir. İttifakımız, şu veya bu adayı desteklemek, şu veya bu ittifakın yanında durmak için değil yepyeni bir anlayışı hakim kılmak için yola çıkmıştır. Türkiye’de desteklenecek bir ittifak varsa o da barındırdığı özgürlükçü anlayışı ve taşıdığı eşitlikçi potansiyeli nedeniyle Emek ve Özgürlük İttifakıdır. Onu en geniş demokrasi gücü haline getirmek, toplumla buluşmak, mahalle mahalle sokak sokak örgütlenmek, güç olmak için gece gündüz çalışıyoruz.

AKP-MHP ittifakı Türkiye tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik buhranın içerisindedir. Bugün AKP-MHP ittifakının makyajla sunduğu verilere rağmen yüzlerce öğrenci barınamadığı için parklarda yatıyor. Emekliler evlerine bir poşet sebze götüremiyor, esnaf borçlarını ödeme sorunu yaşıyor.

AKP Genel Başkanı Erdoğan, oy alma umudunu kaybettiği için gençleri hedef alıyor. Türkiye’yi yangın yerine çeviren Erdoğan utanmadan, sıkılmadan “Daha iyi arabaya binmek, daha iyi telefon alabilmek, daha çok konsere gidebilmek için başka ülkelerin kapısına varanlara acıyarak bakıyoruz” diyor. Bugün Türkiye’de gençler işsizlik ve geleceksizliğe karşı Edirne’den, Ege’den ölümü göze alarak yurt dışına gidiyorlar. Bu ülkeyi umutsuzluk ve geleceksizlik odağı haline getiren iktidara karşı göç yollarına düşüyorlar.

Saray’ın duvarlarından gençlerin içerisinde olduğu durumu görmeyen Erdoğan gerçeği çarpıtan sözleriyle bir kez daha tarihe not düştü. Ülkenin içerisinde olduğu durumu Saray’dan ibaret sanan Erdoğan ‘gözleri var görmez, kulakları var duymaz’ hale gelmiştir.

Oysa gençler işsizlik bu ülkede kader haline getirildiği için, çalışsalar bile geçinemedikleri için, barınamadıkları için, AKP’li kaymak takımının çocukları özel üniversitelerde okuyup lüks içinde yaşarken, en iyi üniversitelerde mezun olmalarına rağmen iş bulamadıkları için, Erdoğan ailesiyle aynı okullarda, aynı dönemlerde okumadıkları ve torpilleri olmadıkları için, işsizliğe razı olup AKP’ye biat edip il örgütlerinde yer almadıkları için, fikirlerini özgürce ifade edemedikleri için bu ülkeyi terk ediyorlar.

Gençler Türkiye’den, ailelerinden, yaşamlarından vazgeçmek pahasına bu ülkeden gitmek zorunda bırakılıyorlar. Bu açıklamalarıyla Erdoğan Saray’da oturan, toplumla, gençlerle, yoksullarla bağı kalmayan iktidar olduğunu bir kez daha göstermiştir. İktidar kibrine kapılan AKP ve Erdoğan’ın toplumla bağı kalmamıştır. Erdoğan saray konforuna yaslandıkça hikayesini de aldığı oyları da kaybetmiştir. Gençlerle ve toplumla bağı kalmayan Erdoğan, ‘Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar tüm kesimlerin gelirlerini yılbaşında ciddi şekilde yükselterek enflasyonun yol açtığı refah kaybını aşama aşama gidermekte kararlıyız’ diyerek toplumu kandıracağını sansa da bunun bir algı operasyonu ve kandırmaca olduğunu tüm toplum biliyor.

Bu iktidarın derdi ekonomik krizi çözmek, etkilerini azaltmak değil algı operasyonlarıyla kaybettiği oyları almaktır. Çünkü bizler biliyoruz ki işçiye ve emekliye verilecek zam AKP illüzyonuyla geri alınacak. Önce zam üstüne zam yağmaya devam edecek, sonra ise vergiler artırılarak kaşıkla verip kepçeyle alacaklar. Çünkü bu iktidarın ustalık dönemindeyiz diyerek kast ettiği şey, gerçeklerin yerine algıları yerleştirme çabasıdır. Bu iktidar, nas deyip faiz lobilerine milyarlarca TL’yi halkın cebinden aktarıyor. Ekonomi uçuyor deyip 4 kişilik ailenin açlık sınırını 7 bin 245 TL, yoksulluk sınırını 23 bin 600 TL’ye çıkararak uçuruyor. 1 dolar 1 TL olacak deyip doları 18,5 lirayla rekora uçuruyor. İktidarın algı ve manipülasyon operasyonları gerçeklerin yerine geçemiyor.”