Gezi davasında Mahkeme Avukatların tüm taleplerini reddetti

Silivri'de görülmeye devam eden Gezi Davasında müdafi avukatlar tanıklarının dinlenmesini talep etti. Gezi eylemi nedeniyle 16 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması Silivri’de görülmeye devam ediyor.

Son duruşmada mütalaasını açıklayan Savcı Edip Şahiner, tutuklu iş insanı Osman Kavala, akademisyen Yiğit Aksakoğlu ve Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis, altı sanığın da 15 ile 20 yıl arasında hapsini istemişti.

Yurtdışında bulunan yedi sanığın dosyalarının ayrılmasını isteyen Savcı, bu sanıkların Kavala, Aksakoğlu ve Yapıcı ile aynı eylemlerde bulunduğunu iddia etmişti.

Bugün görülen duruşma Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk'in 28 Ocak'taki duruşmadan sonra dosyada yaşanan gelişmeleri okumasıyla başladı. Osman Kavala salona getirilirken izleyiciler ayakta alkışlayarak destek oldu.

Duruşma savcısı, yargılamanın uzatılmasına yönelik taleplerin reddedilmesini istedi ve esas hakkındaki mütalaayı okudu.

Bunun üzerine Yiğit Aksakoğlu'nun avukatı Turgut Kazan söz alarak "Taleplerimi savcı görmedi. Savcı hiçbir şey bilmiyor. Ne istediğimizi bilmeden duruşmayı uzatma amacıyla verilimiş deniliyorsa o iddia makamı değildir" dedi.

Kazan'ın beyanlarının ardından Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, Osman Kavala'yı kürsüye çağırdı fakat avukatlar müdalede bulunarak, bu durumun usule aykırı olduğunu ifade etti.

Yurtdışında bulunan Memet Ali Alabora'nın avukatı Kaan Karcılıoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Mücella yapıcı avukatı Evren İşler, Çiğdem Mater Utku'nun avukatı Hürrem Sönmez, İnanç Ekmekçi avukatı Aynur Tuncel Yazgan sırasıyla söz alarak müvekkillerinin ve tanıkların dinlenmesini talep etti. mahkemenin istenilen delillerle ilgili bir karar vermediklerini ifade etti.

BELEN: BİZ HANGİ AŞAMADAYIZ?

Daha sonra söz alan Bahri Belen "Yargılamanın bu aşamasında yerine getirilmesi, tamamlanması, duruşma aşamasında yargılama faaliyetinini tamamlanabilmesi için yasadaki normların ve normların ötesinde CMK'nın temel ilkelerine uygun bir sürecin izlenmesi gereklidir. Çünkü ceza muhakemesi sürecinde kuralları ihlal edenlerin cezalandırılması gerekir, böylece ceza normlarının caydırıcılık etkisinin sağlanır. Bulunduğumuz noktada yargılama faaliyeti, savunma ve mahkemenin vereceği hüküm faaliyetinin eksiksiz olması gerek. Peki biz hangi aşamadayız?" dedi. 

Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, Belen'e "Bunun cevabını siz vereceksiniz" dedi.

"BİZİM TANIKLARIMIZ DİNLENMEDİ"

Belen "Bu iddianame ve delillere göre, sanıkların sorgusunu aldınız. Bu tamamlandı. Ondan sonra sanıkların savunmasına yönelik deliller nerede? Bunlar toplandı mı? Bize göre deliller yok. Biz de mecbur bırakıldığımız için savunma delillerini sunmak istiyoruz. Mahkeme önüne getirilmiş delillerle hüküm kurar diyor CMK. Bunlar dosyaya konulduktan sonra kanuna göre ne olması gerekiyor? CMK 214'te açık olarak belirtilmiş. Tanıkların dinlenmesinden sonra bizim tanıklarımız dinlenmedi. bunlar da dinlendikten sonra taraflara ne diyeceklerinin sorulması gerekir. Tahkikat aşaması davamızda tamamlanmamıştır. Usule aykırı dinlenen bir tanık var. Size göre usule uygun olabilir. Ancak bizim tanıklarımız dinlenmedi. Yazılı belgeler tartışılmadı. İki tane polis ve Murat Papuç tanık dinlendi. Gaz maskesinden bahsetti ifadesinde Papuç. Bu maske salona getirilmedi. Bu maskeyi kim satın aldı, kim kullandı, Gezi'ye katılanlarına maskesine benziyor mu? Bunlar sorulmadı, çünkü mahkeme önüne getirilmedi. Eğer bu maske ile Türkiye halkının özgürlükler ve demokrasi konusunda akıl almaz bir tarihi deney yaşadığı Gezi olayının yargılamak istiyorsanız bu dosya, hakimler, savcılar ve biz bu Papuç'un altında kalırız. Aslında bu dosya muhteşem Gezi eyleminin altında kalır" diye konuştu.

"DELİLLERİ TOPLAMALISINIZ"

Savunmanın delillerinin toplanmasını isteyen Belen "Bu talepler Gezi olayını bir Papuç'un altında kalmaktan kurtaracaktır. Aklıyla malul bir tanık yerine Gezi'yi teneffüs edenlerle görüp değerlendirin. Bu sizin tarihi görevinizdir. Bunun için ciddi delilleri toplamalısınız" dedi.

Gezi olaylarına tanıklık eden bir tanığın dinlenmesini isteyen Belen "Bu tanık şu an buradadır. Bu tanık Gezi olayını duyularıyla gördüğü gibi anlatacaktır. Davadaki sanıkların herhangi birinin talebiyle değil, Gezi'yi yaşamış biridir. Yangından mal kaçırıyormuş gibi değil, temel ilkelere göre karar vereceksiniz delilleri toplayın, tanıkları dinleyin. İşte o zaman Gezi eylemleri Türkiye'yi aydınlatacaktır" ifadelerini kullandı.

KÖKSAL: AMACIMIZ YARGI MAKAMINA YARDIMCI OLMAK

Belen'in ardından Mine Özerden müdafii Tuğçe Duygu Köksal da taleplerinin tartışılması gerektiğini söyledi. Yargılama makamına yardımcı olmak için bazı delillerin toplanmasını, bazı delillerin ise reddedilmesini talep ettiklerini ifade eden Köksal, amaçlarının yargılamayı uzatmak olmadığını tersine delil toplanması için dilekçelerini ilk duruşmaya çıkmadan önce verdiklerini söyledi.

MAHKEME BAŞKANI: MERAKLI SEYİRCİLER

Turgut Kazan talepte bulunacağı başlayacağı sırada bazı avukatların duruşma salonu dışında kaldığını, içeriye giremediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Perk'in, Kazan'ın ifadesini "Meraklı seyircilerin yerine onları alabiliriz" şeklinde cevaplaması üzerine izleyiciler tepki gösterdi. Mahkeme başkanı 'meraklı' yerine 'duyarlı' şeklinde düzeltelim dedi.

TURGUT KAZAN: SES KAYITLARINI GETİRMEYE MECBURSUNUZ

Dinlenmesi için tanık listesi veren Turgut Kazan, talepleri eğer reddedilirse kamu vicdanının yaralanacağını söyledi. 

Mütalaanın baştan aşağıya yanlışlarla dolu olduğunu ifade eden Kazan, müvekkili Yiğit Aksakoğlu'nun 0-3 yaş arası çocuklarla ilgili çalıştığını ve çoğu AKP'li belediyelerle iş yaptığını anlattı. Aksakoğlu2nun belediyelere hibe yardımı yapılmasını sağladığını dile getiren Kazan "Bu desteklerin nasıl sağlandığı, ne çalışmalar yapıldığını mutlaka dinlemeniz, öğrenmemiz gerekmektedir. Ahmet Misbah Demircan, Hüseyin Keskin, Fatma Şahin dinlensin" diye konuştu.

Ses kayıtlarının mahkemeye getirilmesi gerektiğini söyleyen Kazan ses kayıtları yoksa hüküm kurulamayacağını belirterek üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinde bulundu.

LAÇİN: EL KONULAN TELEFON İÇİN İNCELEME YAPILMADI

Yiğit Aksakoğlu'nun avukatlarından Serdar Laçin de gözaltı sırasında müvekkilinin telefonuna el konulduğunu ama bununla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığını belirterek esas hakkında savunma yapabilmeli için inceleme yapılması gerektiğini söyledi.

İnceleme yapılmadan mütalaanın sunulmasının doğru olmadığını belirten Laçin ayrıca mütalaada Aksakoğlu'nun siddetsizeylem.org sitesinin sahibi olrak gösterildiğini, site için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ifade etti.

KOYUNCU: DELİLLER TARTIŞILMADIĞI İÇİN SAVUNMA YAPMAYACAĞIZ

Osman Kavala'nın avukatı İlkan Koyuncu da söz alarak deliller tartışılmadığı için savunma yapmayacaklarını söyledi. Murat Papuç'un usulüne uygun biçimde avukatlarında olduğu bir duruşmada dinlenmesi gertektiğini belirten Koyuncu, "Papuç'un sunduğu gaz maskesi üzerinde inceleme yapılmalı" dedi.

Bildirdikleri tanıkların da dinlenmesi gerektiğini ifade eden Koyuncu, "Heyetiniz Adalet Bakanlığı'nın AİHM kararının kesinleşmediğini söylediğini aktarıyor. Adalet Bakanlığı böyle demiyor. Bakanlığa yazı yazarak kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasını istiyoruz" diye konuştu.

TÜM TALEPLER REDDEDİLDİ

Avukatların beyanın ardından mahkemeye 15 dakika ara veren mahkeme, aranın ardından sanıkların ve müdafii avukatların tüm taleplerini reddetti.

KAVALA AİHM’E RAĞMEN TUTUKLU

Davanın tek tutuklu sanığı olan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) derhal tahliyesini talep ettiği Osman Kavala, kararın üstünden üç aydan uzun süre geçmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyor.

16 sanığın temelde, "protestoları örgütlemek ve finanse etmekle" suçlandığı iddianamede, Gezi Parkı protestoları "bir darbe kalkışması" olarak tanımlanıyor.

DAVUTOĞLU ÇEKİLDİ

İddianamede 746 müşteki yer alıyor. Müştekilerin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Erdoğan'ın başbakanı olduğu 61. hükümetin bakanları vardı.

Dönemin Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ ve Emrullah İşler; dönemin Ulaştırma, Denizclik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ve dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da müştekiler arasındaydı.

Son olarak Gezi eylemleri sırasında darp edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'a ölümcül tekmeyi attığı gerekçesiyle 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan polis Mevlüt Saldoğan'ın davaya müdahil olma talebi "zarar gördüğü" gerekçesiyle Aralık ayındaki duruşmada kabul edilmişti.

AKP'den ayrılarak Gelecek Partisi'ni kuran Ahmet Davutoğlu, dün (17 Şubat) yaptığı açıklamada PKK, FETÖ ve IŞİD örgütleriyle bağlantılı dosyalar ile Pelikan gibi yapıların işlemiş oldukları kamusal suçlar haricindeki, şahsına yönelik işlenen ve kamusal nitelik taşımayan, başta hakaret olmak üzere ceza davası dosyalarından feragat ettiğini duyurdu.

Bu kararla birlikte Davutoğlu, yarın görülecek ve mağdur sıfatıyla yer aldığı Gezi Parkı davasından da çekilmiş oldu.