Yeni partiye geçecek milletvekili sayısı 94’e yükseldi: Hedef 100 üzeri
Gazeteci Seyit Evran: “Libya müdahalesi Erdoğan için yıkım olabilir”
Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşma ve sonrasında yaşanan gelişmeleri yorumlayan gazeteci Seyit Evran, “Saddam Kuveyt’e gönderildi ve sonunda boynuna ip geçirildi. Libya müdahalesi de Erdoğan için bir yıkım süreci olabilir” dedi.
Türkiye ve Libya arasında imzalanan “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası"na yönelik tartışmalar sürüyor. Türkiye’den Libya’ya asker göndermenin önünü açan anlaşma, Avrupa Birliği (AB), ABD, Rusya ve Arap ülkeleri tarafından tepkiyle karşılanırken, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ise Libya sorununu Suriye’de olduğu gibi “beka” sorunu olarak ele alıp, gerektiğinde Libya’ya asker göndereceğini belirtti. Erdoğan’ın Libya’ya asker gönderme söyleminden birkaç gün sonra Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Ankara’yla kasım ayında yapılan anlaşma çerçevesinde, General Hafter’e karşı Türkiye’den destek almayı kabul ettiği yönünde iddialar gündeme geldi.
MA’dan Selman Güzelyüz'ün haberine göre; Bölgede yaşanan gelişmeleri yakından takip eden gazeteci Seyit Evran, Türkiye’nin Suriye’de içine girdiği çıkmazı gündemden düşürmek için Libya’nın iç işlerine karıştığını söyledi.
‘LİBYA’YA MÜDAHALE YIKIMA GÖTÜREBİLİR’
Erdoğan’ın Müslüman Kardeşler'e destek vererek Libya’ya yerleşmek istediğini söyleyen Evran, söz konusu planın daha önceki yıllarda hem Mısır hem de Tunus’ta denendiğini ancak uluslararası güçlerin müdahalesiyle başarısız kaldığını ifade etti. Evran’ın dikkat çektiği diğer bir konu ise uluslararası güçlerin Erdoğan’ın Libya planına karşı belirsiz tutumları. Evran, bu durumu şöyle değerlendirdi: “Uluslararası güçlerin Erdoğan’ın Libya planına karşı çıkışlarındaki ciddiyetlerinde belirsizlik var. Bir yandan Erdoğan’ın planına karşı çıkma durumu varken, diğer yandan da Erdoğan’ın planı uygulaması için sürüklendiği gözüküyor. Bu durum ister istemez Irak’ın Kuveyt’e girişinin ABD tarafından yönlendirilmesi meselesini hatırlatıyor. Saddam Kuveyt’e gönderildi ve sonunda boynuna ip geçirildi. Aslında Türkiye Suriye topraklarına sokularak, onun için müdahale süreci başlatıldı. Libya müdahalesi Erdoğan ve Türkiye’ye müdahale için bir yıkım süreci olabilir.”
ARAP ÜLKELERİNİ KARŞISINA ALDI
Gazeteci Evran, Libya’da çatışan taraflar içindeki en kırılgan aktörlerden biriyle bu anlaşmanın yapıldığını ve anlaşmayla AKP iktidarının kendisini gayri meşru bir duruma düşürdüğünü belirtti. Evran, şöyle değerlendirdi: “Türk yönetimi kara suları yasalarına aykırı davranmaktadır. Bir nevi uluslararası suç işlemektir. Meşru olmayan bir hükümetle yapılan anlaşmayla elde edilen haklarla müdahalede bulunmaya çalışıyorlar. Bu anlaşma, Avrupa kadar Arap ülkelerini de ilgilendiriyor. En başta Mısır bu anlaşmayı yasa dışı olarak ilan etti. Bir yandan ABD’nin öte yandan alttan alta Rusya’nın desteklediği Heftar güçlerini Türkiye’ye karşı destekleme kararı aldı. Hatta onunla askeri bir anlaşma bile yaptı. Mısır ayrıca Libya topraklarını Türkiye’ye bırakmayacakları şeklinde bir açıklama da yaparak, açıkça Türkiye’yi işgalcilikle suçladı. Arap Birliği’ndeki Mısır’ın ağırlığını dikkate alınırsa Türkiye bu anlaşmayla uluslararası güçleri karşısına alırken, en çok da Arap ülkelerini karşısına aldığı görülüyor.”
TÜRKİYE SIFIRI TÜKETTİ
İktidarlarını kaybeden yönetimlerin her zaman iç kamuoyunu oyalamak için gündemler yarattığını belirten Seyit Evran, Libya meselesinin de bu kapsamda olduğunu söyledi. Gelinen süreçte Erdoğan’ın dış diplomasiye dair elindeki tüm kozlarını yitirdiğini kaydeden Evran, şunları vurguladı: “Türkiye ve Erdoğan Suriye’de sıfırı bile tüketti. O yüzden bir ABD’ye bir Rusya’ya gidiyor. ABD’nin yanına gittiğinde ABD önüne ne koyuyorsa onu uygulamaya çalışıyor. Bunu yaparken Rusya ve İran ile karşı karşıya gelmeye başlıyor. Rusya’nın yanına gittiğinde ise Rusya’nın önüne koyduğunu uygulamaya çalışıyor. 9 Ekim işgal saldırılarından sonra bunu da artık yapamıyor. Her iki güçte bundan sonra ondan bir şeyler istiyor. O yüzden iki arada bir derede kalmış. Bu durum sürdürülebilir değil. Sıfırı tüketilen politikaları aşmak için Libya’ya yöneldi. Libya girişimleri de adım adım askeri, siyasi, diplomatik ve ekonomik olarak bir savaşa doğru sürüklüyor. Böyle bir savaş Türkiye’nin yıkılışına kadar bir süreci beraberinde getirecek.”
‘BATAKLIKTAN KURTULMA ŞANSI YOK’
Aynı zamanda “Uluslararası güçler Türkiye’den vazgeçmiş değil” diyen Evran, ABD, Rusya ve AB ülkelerinin Türkiye ile ilişkilerini sürdürmek istediğini belirtti. Evran, “Ancak Erdoğan ile gelebilecekleri son noktaya geldiklerini düşünüyorum. Türkiye’nin sürüklendiği bataklıktan savaşsız çıkma şansıda görünmüyor gibi” diye belirtti.
AKP iktidarının ciddi bir savaş yaşadığını dile getiren Evran, “Şu ana kadar yürüttüğü savaş, ‘Kürt soykırımı’ üzerine yürüttüğü bir savaştır. Ama Suriye’yle sonuna gelinen ve Libya’yla devam eden süreç, büyük güçlerin de devreye girebileceği bir savaştır. O yüzden Türkiye’nin bu bataktan kurtulma şansı yok gibi. Hele hele Erdoğan’la hiçbir şansı yok” dedi.
‘HİTLER DE DÜNYAYA SAVAŞ AÇMIŞTI’
Evran, son olarak şunları söyledi: “Hitler tüm dünyaya savaş açmıştı ve en sonunda bir bodrum katında intihar etmek zorunda kaldı. Saddam Hüseyin, İran’dan sonra tüm Arapları egemenliği altına almak için hepsine birden savaş açtı. Sonunda boynuna idam ipi geçirildi. Siyasi, diplomatik, askeri, hukuk açıdan sıfırı tüketen bir iktidar, ebetteki iktidarda kalmak için iç siyaset malzemesi yaratmaya çalışır. Türkiye’deki kazan, kaybetme üzerine kaynıyor. Ciddi bir toplumsal bunalım başlamış ve iç siyasetteki kayıp önlenemez. Erdoğan ve AKP’nin 16 yıllık yönetimlerinde çok ciddi toplumsal suçlar yaşandı. Ekonomik vurgunlar yapıldı. Hukuksuzluk yaşandı. Eğer işlenen bu suçlardan ötürü yargılanmayacakları garantisi verilirse, bir savaş macerasına girişilmeyebilir. İşlenen suçlardan yargılanma korkusu ve savaşla kendini ayakta tutma hesabı, bu krizi yaratıyor.”
Yeni Soluk
Yorum Yap