Madencinin zaferi! 17 günlük direniş sonuç verdi: Talepler kabul edildi…
Fırat Aykut’tan Çatalca’ya dair birkaç söz!
ÇATALCALILAR’ ın DİKKATİNE SUNULUR !
ÇATALCA KONTROLDAN ÇIKTI MI ?
ÇATALCA NASIL KONTROL EDİLİR ?
Yıllardır “İstanbul’ un taşı toprağı altındır” diyerek kent topraklarının tümüne acımasızca çullanıldı.
Üçüncü Köprü, Üçüncü Hava Alanı ve olası Kanal İstanbul Projelerin de olduğu gibi İMP bünyesinde 500 bilim adamı ve uzmana yaptırılan ve İBB Meclisinden geçirilen NAZIM İMAR PLANI’ na bile uyulmadı…
Kent topraklarını yağmalamak ne kadar da lezzetliymiş ? İnsan kanı içerek beslenen VAMPİRLER gibi…
Şimdi de yeni moda, kentin ve kentlinin kanını emen KENT VAMPİRLERİ türedi…
Tıpkı şair Mehmet Akif ERSOY’ un İstiklal Marşımızın 4. kıtasında;
“Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar”
dizelerinde ifade ettiği gibi “günümüz canavarlarının” ilk sırasında acaba ÇATALCA mı var ?
Bu soru aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor. Kentimizi ve kendimizi bu yağmacı zihniyete karşı
nasıl koruyacağız?
YAP – SAT zihniyeti ile büyütüldüğü sanılan Çatalca, şimdi kendi içinde yaşayanların kontrolünden çıkıyor mu ?
Kiminle konuşsam bu gidişten memnun değil.
Peki ne yapmalıyız ? Çözüm önerilerin var mı?
ACİL EYLEM PLANI ile bu sorulara akılcı, gerçekçi ve bilimsel yanıtlar bulunur mu?
Elbette bulunur.
Çatalca Belediye Başkanı en kısa zamanda Üniversiteler ile temas kurar ve olası sorunları birlikte ve önceden tespit ederek bu sorunlara karşı çözüm içeren projeleri geliştirebilirlerse mesele yarı yarıya hallolur.
Bu düşünce ile buradan Çatalca Belediye Başkanımız Sn. CEM KARA’ ya sesleniyorum.
Çatalca’ nın hızla değişen fiziki yapısına paralel olarak, demografik, sosyal, kültürel ve iktisadi yapısı da değişiyor.
Bu hızlı değişiminin doğurduğu yeni beklentiler ve yeni taleplere karşı anında ve akılcı çözümler bulmak için ne kadar zorlandığınızı tahmin ettiğimi sanıyorum.
Acil Eylem Planından amacın değişimi durdurmak değil, bu değişimin fiziki, sosyal ve kültürel bünyeye vereceği tahribatları ortadan kaldırıcı politikalar ve projeler demetini oluşturmak ve halkımıza açıkladıktan sonra da hayata geçirmek olmalıdır diye düşünüyorum.
Çatalca’ nın şimdiki sorunlarına bile çözüm bulmakta zorlanan belediyemizin uzmanlarına ve yerel siyasetçilerimize haksızlık etmek istemem. Ancak Çatalca’ nın karşı karşıya kaldığı ve hesap edilemeyecek kadar büyük sorunlarına karşı bu günden tezi yok, hazırlık yapmak amacıyla hiç zaman kaybetmeden uzman kişi ve kurumlara düşünce, yöntem, planlama, projelendirme ve uygulama aşamalarında yapılması gerekenler için baş vurulsa ne iyi olur diye düşünüyorum.
Tıpkı önleyici hekimlik gibi…
Kentin ve kentlinin hastalanmaması için acil önlem almalıyız.
Kaybedecek zamanımız yok…!
Biz yenisoluk.com olarak “bir yıl önceki yazıdan ne değişti” diye soruyoruz Sayın Fırat Aykut’a;
Aykut’tan “Bu yazımı yayınlanacak değerde bulduğunuz için hem sevindim. Hem de üzüldüm. Sevindim, yazdığım bir düşünceler demetim demek ki değerli imiş. Üzüldüm, bir yıl içinde olumlu hiçbir karşılık bulmamış ve bu uyarıya kimse kulak asmamış. Ben uyarı görevimi yapmaya devam edeceğim. Siyasi geçmişim ve halkımın bana olan güveninin devamı beni bu uyarılarda bulunmaya sevk ediyor. Artık yalnızca yaşayan insanlarımıza karşı değil, doğmamış bebelerimize karşı da sorumlu olduğumuzu asla unutmamalıyız.” cevabını alınca yeniden yayınladık bu güzel tespiti!
Yeni Soluk
Yorum Yap