Fason sistemi, patron sorumluluktan kaçsın diye devreye sokuluyor!

İzmir Buca’da bulunan BEGOS’ta faaliyet gösteren Atamay Tekstil, geçtiğimiz yıl işçilere işçilikten doğan ücret ve tazminat alacaklarını ödemeden kapanmış; aralarında 3 ila 9 yıllık kıdemi olan işçiler, geçtiğimiz haftalarda Şirinyer Semt Evi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek haklarını almak için Patronların Ensesindeyiz (PE) Tekstil İşçileri Dayanışma Ağı ile mücadeleye başlayacaklarını ilan etmişti.

Tommy Hilfiger için üretim yapan Atamay Tekstil işçileri, bugün Forum Bornova’da bulunan mağaza önünde eylem yaptı. Eylemde Atamay işçileri adına Ümmü Karaefe konuştu. _“Haklarımız için mücadele etmekten başka seçeneğimiz olmadığını biliyorduk”_ diyen Karaefe, bu nedenle PE Tekstil İşçileri Dayanışma Ağı ile birlikte örgütlü bir mücadeleye başladıklarını ifade etti.

Atamay işçisi Ümmü Karaefe: ‘Aynı manzarayı Elsa’da da gördük, kaderimiz ortak’
Atamay patronunun, işten çıkarmalar sonrasında ödenmeyen maaşları ve diğer alacakları için işçileri haklarının eksik yazıldığı bir protokole mahkûm ettiğini ancak bu protokolde yazılı haklarının dahi kendilerine ödenmediğini belirten Karaefe sözlerine şöyle devam etti:

“Bizler, fasonda çalışan binlerce tekstil işçisi gibi asgari ücrete yakın ücretlerle çalıştırıldık. Tekstil patronları ve özellikle Yeşim Tekstil kârına kâr katarken fasonları eliyle biz işçilerin haklarını gasp etmeyi bir alışkanlık hâline getirmiştir.Yıllarca Tommy’yi, Yeşim’i, Atamay’ı zengin ettik. Bizi ülkemizde açlık sınırının altında çalıştırıp en kaliteli üretimi bekleyen patronlar ciro rekorları açıklıyorlar. Aynı manzarayı Elsa Teksil işçileri kardeşlerimizde de gördük. Elsa tekstil ve diğer işçi kardeşlerimizle kaderimizin ortak olduğunun farkına vardık.”

Haklarını alana kadar örgütlülüklerini tüm muhataplarına göstereceklerini ilan eden Karaefe, “Atamay Tekstil fabrikası kapatılsa da, Yeşim Tekstil önü ve Tommy mağazaları bizim için mücadele alanlarıdır. Bu mağazalardaki kıyafetleri biz diktik; ancak hiçbirimiz diktiğimiz ürünleri alabilecek ücretlerle çalışmadık. Alışveriş yapmaya giremediğimiz bu mağazaların yolunu şimdi, alın terimizin karşılığını almak için öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.

'Bugünden sonra tüm Tommy mağazalarının ve Yeşim Tekstil’in önündeyiz’

Yıllarca işçileri yok sayan, kölelik koşullarında emeğini sömüren, ülkeyi yağmalayan patronlara karşı bir yol ayrımında olduklarını vurgulayan Karaefe sözlerini şöyle noktaladı:

“Bu ilk mağaza ziyaretimizdir. Sırayla tüm Tommy mağazalarının önüne gideceğimizi patronlara buradan duyuruyoruz. Bugünün devamında Yeşim Tekstil’in önündeyiz. Buradan patronlara sesleniyoruz: Sizin nefretiniz bizim öfkemizi büyütüyor. Korktuğunuz başınıza geldi; biz bilinçlendik. Hakkımız olanı alana kadar mücadeleden geri durmayacağız. Mücadele ettikçe patronların kâbusu olacağız”

'Fason sistemi, patron sorumluluktan kaçsın diye devreye sokuluyor'

Ümmü Karaefe’nin ardından sözü alan Patronların Ensesindeyiz avukatlarından Serhad Gümüş ise, fason sisteminin patronların sorumluluktan kaçmak için devreye sokulduğunu belirtti.

“İşçiler asgari ücrete mahkûm ediliyor, sonra fason üretim denilen taşeron sistemi devreye sokuluyor. Bu sistem patronlar sorumluluktan kaçsın, işçinin hakkı ortada kalsın diye var. Herkes sorumluluğu bir başkasına atıyor ama ortada bir gerçek var. Emeği sömürülen işçi ortada, üretilen ürün ortada, satılan mağaza ortada.”

İşçilerin mücadelesinin sadece bir ücret meselesi olmadığının, aynı zamanda onur mücadelesi olduğunun altını çizen Gümüş, "Onlar ne kadar kaçarsa kaçsın, Atamay Tekstil, Yeşim Tekstil ve Tommy Hilfiger işçilerin emeğinin sömürülmesinde ortaktır. İşçilerin hak ettiği, alamadığı tüm haklar ödenene kadar Atamay Tekstil’in, Yeşim Tekstil’in fabrikalarının önünde, Tommy Hilfiger mağazalarının önünde, patronlarının adım attığı her yerde işçilerin haklı mücadelesini haykırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Atamay işçileri hakkını söke söke alacak!’

Gümüş’ün ardından TKP İzmir İl Örgütü adına söz alan Eren Selanik, birkaç ay önce aynı mağaza önünde Elsa Tekstil işçileri için buluştuklarını hatırlattı.

“Elsa Tekstil işçileri burada mücadeleye başlarken, ‘Tommy Hilfiger çok büyük bir şirket, hakkınızı alamazsınız’ diyorlardı.’Tommy çok zengin bir şirket, sizin sesinizi duymaz’ diyorlardı. Elsa işçileri hakkını aldı, söke söke aldı. Nasıl TR İnter işçileri aldıysa, nasıl SİMO Tekstil işçileri aldıysa, nasıl Çelik Nakış işçileri aldıysa, Elsa Tekstil işçileri de hakkını söke söke aldı. Atamay işçileri de hakkını söke söke alacak.”

Selanik, işçiler uzun yıllar emek verdikleri hâlde haklarını alamazken patronların lüks içinde yaşadığına dikkat çekti:

“İşçileri 4 yıl, 5 yıl, 8 yıl, 10 yıl çalıştırdılar. Sonra dediler ki, ‘Kusura bakmayın, kıdem tazminatınızı harcamışız, para yok.’ Yok öyle yağma arkadaşlar! Tommy yöneticilerinin bindiği milyonluk arabalar, Atamay işçilerinin kıdem tazminatıdır. Tommy yöneticilerinin lüks otellerde yaptığı tatiller, Atamay işçilerinin maaşlarıdır. Tommy yöneticilerinin lüks restoranlarda yedikleri yemekler, Atamay işçilerinin yıllık izin ücretidir.”

‘Bir tekstil işçisinin 44 gün yıllık izni birikmiş, 44 gün yıllık izin birikir mi?’

Selanik, işçilerin yıllık izin haklarını dahi kullanamadığını ifade etti:

“Bakın, bir Atamay işçisinin 44 gün yıllık izni birikmiş, 44 gün yıllık izin birikir mi? İşçilerin yıllık izin kullanmasına izin vermiyorlar. İşçinin cenazesi oluyor, izin vermiyorlar. İşçinin düğünü oluyor, izin vermiyorlar. Çocuğu mezun oluyor, izin vermiyorlar. Çocuğu hasta oluyor, izin vermiyorlar. Sonra diyorlar ki, ‘Kusura bakmayın, 44 gün yıllık izin bizim cebimizde kaldı, paranızı veremiyoruz.’ Yok öyle yağma arkadaşlar, kabul etmiyoruz!”

Tekstil işçisinin çocuğu okuldan eve döner, annesinin fazla mesaiden gelmesini bekler. Saatlerce bekler. Günler boyunca bekler, haftalar boyunca, yıllar boyunca bekler. Sonra Tommy’nin yöneticileri der ki, ‘Kusura bakmayın, fazla mesainizin üstüne yattık, çocuğunuz boşuna bekledi.’ Yok öyle yağma!” 

‘Atamay işçisi hakkını alana kadar Atamay’a, Yeşim’e, Tommy’ye dünyayı dar edeceğiz!’

"Biz eşitlik istiyoruz. Eşitlik için patronlardan alacağımız var. Nasıl Elsa tekstil işçileri patronların yanına bırakmadıysa alacağını, Atamay işçileri de bırakmayacak. Biz söz veriyoruz: Atamay işçisi hakkını alana kadar Tommy yöneticilerine dünyayı dar edeceğiz. Yeşim Tekstil patronuna dünyayı dar edeceğiz. Atamay Tekstil patronuna dünyayı dar edeceğiz. İşçi arkadaşlarımız hakkını alana kadar sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz!”

Selanik’in konuşmasının ardından eylem alkışlarla sona erdi. İşçiler sıradaki eylem planlarını ilerleyen günlerde duyuracak.