Evinden hiç çıkmadı ama yine de korona virüse yakalandı!

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, koronavirüs vaka sayısının son 45 günde en yüksek seviyeye ulaşılmasının sebeplerini açıklayarak uyarılarda bulundu.

Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, koronavirüs vaka sayılarını düşürmeye yönelik Bilim Kurulu'nun ciddi bir çaba içinde olduğunu söyledi. Vaka sayısının 14 Temmuz'da binin altına düşmeye başladığını tedbirlere uyulmaması sebebiyle 4 Ağustos'tan itibaren binin üzerinde yeni vakaların görülmeye başlandığına işaret eden Kayıpmaz, "Son 45 günün en yüksek değerine ulaşıldı. Tedbirlerin aksatılması en büyük etken olarak görünüyor." dedi.

Kurban Bayramı ve senelik tatili birleştirenler

Doç. Dr. Kayıpmaz, Kurban Bayramı dolayısıyla özellikle tatile giden birçok kişinin kalabalık oluşmasına sebep olduğuna işaret ederek, "Kurban Bayramı tatili sonrasında senelik izinlerini birleştirenler oldu. Bu haftaki vaka sayılarında bunun sonuçlarını görmüş olduk. Hafta sonu itibarıyla en yüksek seviyeye ulaşıldı." ifadesini kullanıldı.


Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, korona virüs vaka sayılarını düşürmeye yönelik Bilim Kurulu'nun ciddi bir çaba içinde olduğunu söyledi. 

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, evden hiç çıkmayan insanların da en ufak bir temasa maruz kaldıklarında koronaya yakalanabildiklerine dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Yeni bir hastamız var. 65 yaşın üzerinde bir teyzemiz. Bu teyzemiz evden hiç dışarı çıkmıyor, kimseyle teması yok. Evinde yalnız yaşıyor.
Yalnızca apartman görevlisi kendisine bazı ihtiyaçlarını getiriyor.
Apartman görevlisi pozitif çıkıyor kendisi hastalığı hafif ya da orta derecedeki bulgularla atlatırken teyzemiz hastalığı çok daha ciddi bir biçimde geçiriyor."

Kayıpmaz, "Son 45 günün en yüksek değerine ulaşıldı. Tedbirlerin aksatılması en büyük etken olarak görünüyor." dedi.

Öte yandan gazeteci Ali Eyüpoğlu da önceki gün Milliyet gazetesindeki köşesinde, korona virüse yakalanma süreçlerini kaleme aldı. Eyüpoğlu, kendisinin ve eşinin neredeyse evden dışarı çıkmadan yaşadığını ancak yine de korona virüse yakalandığını belirtti.

Eyüpoğlu'nun yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Koronavirüsün Türkiye’ye girdiği mart ayından hastaneye yattığım 27 Temmuz’a kadar bir gün bile maskesiz sokağa çıkmadım, sosyal mesafeye dikkat ettim. Pandemi döneminin çoğunu Kartepe’de geçirdim.

Bu denli tedbirli davranmamın iki temel sebebi vardı.

Birincisi; yaşım 59.

İkincisi; tansiyon ve şeker hastasıyım.

Eşimde de şeker ve tansiyon var, o yüzden öylesine titizlendi ki, eve giren her şeye hijyen operasyonu yapmaktan ellerinin derisi değişti. 

Buna rağmen koronavirüs evimize nasıl girdi?

Maske takmayıp, sosyal mesafeye uymayan birinden eşime, ondan da bana bulaştı. 20 Temmuz’da eşimde boğaz ağrısı, ishal, mide bulantısı gibi rahatsızlıklar olunca Memorial’dan randevu aldık. Doktor, Kovid 19 testi istedi. Ertesi gün çıkan sonuç “pozitif” olunca acil servise gittik. Tomografi çekildi, ciğerler temiz çıkınca doktor “evde tedavi” dedi, Kovid ilacı verdi.