ESM olarak kaynağı da çözümü de gösteriyoruz! Yandaşa değil halka bütçe.
Samsun ESM şube başkanı Mustafa Niyazi Bulut, yandaşa değil halka bütçe diye bir basın açıklaması düzenledi. “Türkiye tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıyadır. Salgın ve emperyalistlerin sömürü savaşları dünya ölçeğinde ekonomik dengeleri bozmuş, tüm ülkeler için zor koşullar yaratmıştır. Ancak Türkiye özelinde başarısız ekonomi ve siyasal yönetimin yol açtığı tahribat nedeniyle ekonomik zorluklar dünya genelinde olduğundan çok daha ağır biçimde yaşanmaktadır” dedi.
Mehmet Rebii Özdemir/Yeni Soluk
ESM Samsun şube başkanı Bulut yazılı basın açıklamasına şöyle devam etti. “Zam yağmuru hız kesmeden devam ederken! Yoksul emekçi halk Ramazan ayına girdiğimiz bugünlerde en temel ihtiyaçlarına bile ulaşmada zorluk yaşamakta, iğneden ipliğe gelen her zam yaşamı daha da zorlaştırmaktadır. Günlerdir şeker fiyatları ile arz ve stoklara yönelik tartışmalar sürerken Türkiye Şeker Fabrikaları (Türkşeker), şekerin fiyatına 31 Mart 2022 tarihi itibariyle KDV dahil kilogramı 5,96 TL’den satılan kristal şeker fiyatını yüzde 31 artırarak 7,80 TL’ye çıkardı. Türkşeker, raf garanti sistemi kapsamında perakende sektörüne sağladığı 5 kilogramlık toz şeker fiyatını ise 45 TL’den 55 TL’ye çıkardı. Böylece, perakende tarafında bireysel tüketicinin satın aldığı toz şeker fiyatındaki artış yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti” diye konuştu.
ZAMLAR ARKA ARKAYA YAĞMAYA DEVAM EDİYOR.
“1 Nisan 2022 tarihi itibari ile de çiğ süte 4 ay aranın ardından yüzde 21,2 oranında zam geldi. Bir litre çiğ süt 5 lira 70 kuruş oldu. Gelen yüzde 22 zam sonrası peynir, kaşar, tereyağı ve yoğurt gibi süt ürünlerinin zamlanması da kaçınılmaz oldu. Aralık ayındaki zamla marketlerde satılan 1 litrelik sütlerin fiyatı 5-7 liradan 10-15 liraya çıkmıştı. Yeni yapılan zam ile 10-15 lira aralığında satılan sütlerin 2-3 lira daha zamlanması beklenmektedir” şeklinde ifadelerde bulunan ESM şube başkanı Mustafa Niyazi Bulut arka arkaya yağan zamları şöyle aktardı.
“Zam yağmurundan en çok payını alan kalemlerin başında enerji fiyatları geliyor. Doğalgaz, son gelen zamla birlikte bir yıl içerisinde fiyatını neredeyse ikiye katlamış durumda. 1 Nisan’da BOTAŞ doğalgaz fiyatlarına konut kullanımı için % 35, elektrik üretimi için % 44,30 ve elektrik üretimi dışında kullanım için % 50 zam gerçekleştirdi. Böylece doğalgaz fiyatları son bir yılda santrallerde % 638, sanayide % 549 ve konutlarda % 93 zamlanmış oldu. Doğalgaza yapılan zam sert kış mevsiminin bitmesiyle konutlarda çok fazla hissedilmeyecek olsa da elektrik ve sanayi üretimine doğrudan yansıyacağı için hayat pahalılığını körükleyecektir.
BOTAŞ doğalgaz fiyatlarının % 70’ini sübvanse ettiklerini açıklarken, TL bazında Avrupa ülkelerinden daha ucuza gaz satmayla övünüyor. Ancak, bu sübvansiyonların yükünü yine bizler sırtlanmak zorundayız. 2021 yılı boyunca BOTAŞ Merkez Bankası’ndan 6,1 milyar dolar satın alırken, 2022’nin sadece ilk iki ayında 9,5 milyar dolar satın aldı. Öte yandan BOTAŞ’ın sermayesi 15 ay içinde Hazine tarafından 135 milyar lira artırıldı, görevlendirme bedeli altında 50 milyar lira kaynak aktarıldı, bunun üstüne bazı vergi borçları silindi. Yani iktidar emekçi halktan topladığı vergilerle doğalgaz fiyatlarını sübvanse etmeyi bize bir lütuf olarak göstermeye çalışmaktadır” şeklinde ifadelerde bulundu.
YOĞURTLU BAL TARİFİ İSTEMİYORUZ. SIRTIMIZDAN KRİZİN YÜKÜNÜ ÇEKİN.
Mustafa Niyazi Bulut açıklamasına şöyle devam etti. “Elbette, Rusya’nın Ukrayna işgaliyle birlikte tüm dünyada enerji fiyatlarında ciddi artışlar söz konusu oldu. Fakat ekonomisi zaten çöküşte olan Türkiye için bu krizin etkileri daha sancılı yaşanıyor. İktidar bir yandan ekonomi yönetiminde krizi bugünlere getiren yöntemleri halen sürdürmekte ısrar ediyor, döviz satışlarıyla kuru sabit tutmaya en azından seçimlere kadar zevahiri kurtarmaya çalışıyor. BOTAŞ Genel Müdürü zamları aklamaya çalışırken halen 2023’te yerli gazı kullanmaya başlayınca her şey değişecek masalıyla bizleri avutmaya çalışıyor. Bizler daha ucuz enerji kullanmak, temel gıda ve tüketim maddelerine daha ucuza ulaşabilmek için hayali senaryolara muhtaç değiliz, belirsiz bir geleceği beklemek zorunda da değiliz! Ülkeyi yönetenler yoksul emekçi halkı düşünüyorlarsa manda yoğurtlu tarifler vermek yerine krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkmaktan vazgeçmelidirler. En doğal insan ihtiyacı ve hakkı olan elektrik, akaryakıt ve doğalgazda KDV başta olmak üzere vergiler ve dağıtım bedeli gibi kalemler sıfırlanmalıdır. Elektrik ve doğalgaz halka doğrudan ulaştırılmalı ve kâr hırsıyla faturalarımızı daha da katlayan özel dağıtım şirketleri kamulaştırılmalıdır! Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak üzere ekolojik dengeyi ve kamusal yararı gözeten politikalar eşliğinde yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir. Bizlere bunun için kaynak olmadığı masalını anlatacaklardır” dedi.
ANCAK ESM OLARAK KAYNAĞIDA GÖSTERİYORUZ:
- Yandaş şirketlere garanti ödemesi adı altında servet aktarımından vazgeçilmelidir!
- Öte yandan patronlara bugüne kadar getirilen vergi afları iptal edilmeli ve vergi yükü yoksul emekçilerin değil kamu kaynaklarıyla semiren şirketlerin üzerine yıkılmalıdır!
- Yandaş bürokratlara, ahbap-çavuşa bol keseden maaş dağıtma uygulamasından vazgeçilmeli; kamudaki lüks, israf ve şatafata son verilmelidir!
Bunlar yapıldığı takdirde emekçilerin enerjiye, gıdaya, temel ihtiyaçlarına daha ucuza ulaşabilmesi için gereken kaynak fazlasıyla sağlanacaktır.
Yeni Soluk
Yorum Yap