Özgür Özel canlarla bir araya geldi, sevgi seli avluya sığmadı
Ersoy: Kadın yoksulluğu pandemi ile birlikte dahada derinleşti
İstanbul Milletvekili Oya Ersoy; kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin ve kadın yoksulluğunun araştırılması için meclise araştırma önergesi sundu.
Ersoy; kadına yönelik şiddetin ve kadın yoksulluğunun boyutlarının her geçen gün korkutucu düzeyde arttığını, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmadığı koşullarda erkek şiddeti ve aile içi şiddetin artacağını belirtti. Ersoy; Kadının ikincilleştirildiği eğitim ve istihdam politikaları, devlet kurumlarının yönetmeliklerinden ve eğitim müfredatlarından toplumsal cinsiyet eşitliğinin çıkarılması ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin kara listeye alındığını dile getirdi.
Ataerkinin kadını ev içinde konumlandırırken emek piyasası içindeki yerini de belirlediğini dile getiren Ersoy; kadının bedeni ve emeği üzerindeki denetimin aile ile sağlanırken, çocuk bakımı, ev işleri, yaşlı bakımı gibi sorumlulukların da kadına yüklendiğini ifade etti.
Kadın yoksulluğunun özellikle pandemi ile birlikte derinleştiğini ifade eden Ersoy;. DİSK-AR’ın Ağustos 2022 Hane halkı İşgücü Araştırması verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategorinin yüzde 26,5 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olduğunu aktardı. Ersoy; ikinci yüksek işsizlik kategorisinin ise yüzde 23.3 ile 15-24 yaş arasındaki genç kadınlar olduğunu dile getirdi.
Ersoy; kadınların çocukları için gerekli olan mama, bez ve süte ulaşamadıklarını ve üzerlerine yüklenen bakım emeği ve kamu kreşlerinin olmaması yüzünden istihdama dahil olmadıklarını dile getirdi.
Önergede Derin Yoksulluk Ağı’nın raporuna yer veren Ersoy, şu verilere yer verdi:
“Derin Yoksulluk Ağı’nın 2022 Mart ayında yayınladığı rapora göre
“Evsiz kalan kadınların 4'te 1'i ev içi şiddet sebebiyle evsiz kalıyor.
Kadınların yoksulluk içinde yaşama olasılığı erkeklere göre %35 daha fazla.
Dünya çapında gelir karşılaştırması yapıldığında, aynı iş için kadınlar erkeklerden %24 daha az ücret alıyor. Ücretli ve ücretsiz emek hesaba katıldığında bir kadın hayatı boyunca bir erkeğe göre dört sene daha fazla çalışıyor.
Kadınların ücretsiz bakım emeğinin bir senelik ortalama maliyeti 10.8 trilyon dolar.
Yine aynı araştırmaya göre yoksullukla mücadele eden kadınlar:
Çocuk yaşta, ekonomik sebeplerle evleniyor.
Eğitim haklarına erişemiyor.
Bakım yükü sebebiyle çalışamıyor.
Sağlık hizmetlerine, doğum kontrol araçlarına ve menstrual ürünlere erişemiyor.
Şiddete maruz bırakıldığında adalete erişemiyor.”
Yoksulluk kadınların şiddet sarmalından çıkabilmesini de engelliyor.
Ersoy; kadına yönelik eşitsizliği ortadan kaldıracak politikaların yapılmadığı, koruyucu yasaların ve uluslararası sözleşmelerin uygulanmadığı durumların, iyi hal indirimleri ve kadına şiddete karşı cezasızlık politikasının her gün bir kadının öldürülmesine yol açtığını ifade etti.
Ersoy; Bianet’te yer alan erkek şiddeti çetelesinde yer alan verileri şu şekilde aktardı: “2022 yılının ilk on ayında erkekler 280 kadını öldürmüştür. 2022 yılının Ekim ayında basın yansıdığı kadarıyla erkekler, en az 70 kadına şiddet uyguladı, en az 18 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 13 kadını taciz etti, 14 kadını da seks işçiliğine zorladı. Yine Ekim ayında en az 32 kadını ve 4 çocuğu katletti.”
Ersoy; Toplumsal cinsiyet kalıplarının, “namusun tehlikeye düşmesi” söyleminin ve “ev içi görevlerinin tam ve eksiksiz yerine gelmemesinin” şiddetin meşrulaştırılma araçları olarak kullanıldığını ifade etti.
Devlet kurumlarının, kadının toplumsal hayatta güvenli bir biçimde yaşamasını sağlaması ve şiddete karşı koruyucu yasalar koyması gerektiğini ifade eden Ersoy; boşanmanın engellenmeye çalışılmasının, kadının ekonomik bağımsızlığının engellenmesinin kadını şiddet gördüğü ortama hapsettiğini belirtmiştir.
Ersoy; 6284 sayılı yasanın uygulanmaması ve İstanbul Sözleşmesinden tek taraflı çekilme kararının, cezasızlık politikasının şiddeti derinleştirdiğini ifade etti.
Ersoy; kadına yönelik şiddetin ve kadın yoksulluğunun sürekli artış gösterdiği ve kadına güvenli bir yaşam ortamı sunacak yasaların tam ve etkin uygulanmadığı koşullarda kadına yönelik şiddetin sebeplerinin ve kadın yoksulluğunun araştırılmasının, önlem alınmasının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanacağı etkin politikaların oluşturulmasının, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve sorumluluğunda olduğunu dile getirdi.
Yeni Soluk
Yorum Yap