Erdoğan Toprak: “AB, tavsiyeleri ‘çöp’, AİHM kararları ‘yok’ sayıldı”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Bir iki ay öncesine kadar AB’ye ‘sen yoluna biz yolumuza’ diyerek rest çeken, Almanya Başbakanı Merkel’e ‘Nazi’, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a ‘Zihinsel tedaviye ihtiyacı var’ söylemlerinden AB ile ‘yeni bir sayfa açma’ çağrılarına yönelinmesi iktidarın dış politikada zorunlu bir ‘U dönüşü’ hazırlığının işaretleri olarak görülmelidir. Mart ayında gerçekleşecek AB Liderler Zirvesi öncesinde olası yaptırımlara karşı önlem amaçlıdır!” dedi.

DIŞ POLİTİKADA YALNIZLAŞMA CİDDİ BOYUTLARDA

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, hazırladığı raporda, “İktidar, 20 Ocak’ta ABD’de gerçekleşecek yönetim değişikliği sonrasında Türkiye’ye karşı izlenecek politika konusunda ABD ile ortak hareket etmeyi kararlaştırarak olası yaptırımları ele almayı 2021 Mart Zirvesi’ne erteleyen AB Liderlerinin bu toplantısı öncesinde, hızlı bazı adımlarla, tutum ve söylem değişiklikleriyle bu süreci etkilemeye çalışıyor. Demokratik-ekonomik reformlar ve hukuk devletini güçlendirici adımlar söylemiyle birlikte gündeme gelen bu U dönüşü işaretlerinin ardında yatan asıl neden ise ekonomik sorunların ve dış kaynak gereksinmesinin ağırlaşması, dış politikada yalnızlaşmanın ciddi boyutlara ulaşmış olmasıdır” ifadelerine yer verdi.

OHAL, KHK UYGULAMALARIYLA HER ALANDA BASKILAR ARTIRILDI

Toprak raporunda; “Türkiye’nin siyasi, ekonomik, coğrafi ve stratejik açıdan gerek AB gerekse ABD için öneminin büyük olduğu açık. İktidarın İhvan çizgisinde bir dış politikaya ve diplomasi, müzakere yerine hemen her konuda güç politikasına yönelmesi gerginlikleri artırdı. Türkiye’yi Avrupa’da, Ortadoğu’da, Doğu Akdeniz’de, Kuzey Afrika’da hatta giderek dünyada yalnızlaştırdı. 2005 yılında AB ile tam üyelik adaylığının onaylanması ve müzakere sürecine başlanmasından bu yana geçen 15 yılda AB müktesebatına uyum ekonomik, hukuki, demokratik reformlar, yapısal dönüşüm adımları atılmadığı gibi; OHAL, KHK uygulamalarıyla her alanda baskılar artırıldı. AB ilerleme raporlarında yer alan tavsiye ve eleştiriler ‘çöp’, AİHM ve Avrupa Konseyi kararları ‘yok hükmünde’ sayıldı. Daha da ileri gidilerek ‘AİHM kararları bizi bağlamaz’ yaklaşımına yöneldi” dedi.

AB, İKTİDARIN BU HIZLI U DÖNÜŞÜNDE SAMİMİYET TEST EDECEKTİR

Şimdi yeniden Türkiye’nin geleceğinin AB’de olduğu açıklamaları yapılmaya başlandı. Anlaşıldığı kadarıyla AB’nin Mart Zirvesi ve 20 Ocak’ta ABD’de Joe Biden yönetiminin göreve başlayacak olması çerçevesinde Türkiye’ye karşı AB-ABD ortak tavır belirlenmesi süreci iktidarı durumun ciddiyetini görerek politikasını gözden geçirmeye yönlendirdi. Tahmin edilebileceği gibi, AB, iktidarın bu hızlı U dönüşünde samimiyet, güven, somut adım atılmasını isteyecektir. İktidarın reformlar konusundaki tavrını görmeyi bekleyecektir. İçeride bir yandan reform deyip ertesi gün baskıcı yöntemlere ve düzenlemelere yönelen bir iktidarın dışarıda aynı tavrı sergilemeyeceğinin garantisini test edecektir.