Erdoğan dünkü görüşmelerin ardından konuştu: “Zafer ya da mağlubiyet değildir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, "ABD Başkanı'nın mektubunu unutmadık, unutmamız doğru değil. Vakti zamanı geldiğinde gerekenin yapılacağını da bilinmesini istiyoruz" diye konuştu.
Toplantının soru-cevap kısmında Erdoğan, güvenli bölgede 12 gözlem noktası kurmayı planladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünkü görüşmeler neticesinde gelinen noktayı, zafer veya mağlubiyet gibi değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Bunu özellikle, 'devletler arasında bir zafer' şeklinde değerlendirmek çok çok yanlış olur. Bunu ben teröre karşı bir zafer olarak görüyorum" şeklinde yorumladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı medya temsilcileri ile buluştu. Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle:
"Suriye halkı Esed’e karşı direnirken, üzerlerine DEAŞ, PKK binmiştir. Ağırlıklı olarak sayı Obama döneminde ülkemize nüfus gelmiştir. Suriye'yi mesken tutan terör örgütleri saldırılarını Türkiye'ye de yöneltmiştir. Fırat Kalkanı'nda üç bine yakın DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirdik. DEAŞ hızla çözüldü. Bu konuda Amerikan hükûmetine yaptığımız teklifler kabul edilmedi. Bu defa de PKK sınırlarımız boyunca bir tehdit haline dönüştü. Yaptığımız ikazlara rağmen bir adım atılmadı"
Amacımız YPG’yi sınırlarımızdan uzaklaştırmak. Güvenli bölge projemizi 2016 yılında G-20 Zirvesi’nde liderlere teklif ettik. Zeytin Dalı Harekâtı’ndan sonra da dile getirdik. Bunun üzerine 9 Ekim saat 16.00’da başlattık.
BARIŞ PINARI HAREKATI ANLIK DEĞİLDİR
Hazırlığı üç-dört yılı bulmaktadır. Bu gelişmeler anlık olmadı. Harekâttan önce 6 Ekim’de Trump’a harekât yapacağımızı söyledim. Kuzeydeki ABD askerlerini çekeceğini söyledi. Kısa sürede 30 km. Derinliğe ulaşınca ABD ve bazı ülkelerin birtakım tavrı değişti.
'MECBURDUR YAPTIK'
4 askerimiz şehit oldu, 750'ye yakın terörist etkisiz hale getirildi. 20 sivil vatandaşımız şehit oldu. Hiçbir ülkeden sivil kayıplarımız için aramadı ama harekâtı durdurmak için pek çok ülke görüşme yaptı.
Barış Pınarı Harekâtı’nı mecbur kaldığımız için yaptık.
ABD 5 gün içinde teröristlerin ilan ettiğimiz güvenli bölgeden çıkışını sağlayacak. 120 saat süre verdik. Bu arada TSK oradan ayrılmayacak. Bu işlemler tamamlandıktan sonra Barış Pınarı Harekâtı da sona erecektir. Ülkemize yönelik tüm yaptırımlar ortadan kalkacaktır.
MEKTUBU UNUTMADIK
ABD Başkanı'nın mektubunu unutmadık, unutmamız doğru değil. Bizim karşılıklı olan sevgi saygımızda bunları sürekli tutmaya müsaade etmiyor. Bu konuyu bugünkü meselemiz ve önceliğimiz olarak görmüyoruz. Vakti zamanı geldiğinde gerekenin yapılacağını da bilinmesini istiyoruz. Suriye krizinin kısaca özeti bu şekildedir. ABD, salı akşamına kadar sözünü tutabilirse güvenli bölge hayata geçmiş olacaktır, tutamazlarsa Barış Pınarı Harekâtı kaldığı yerden devam edecek."
SORU-CEVAP KISMINA GEÇİLDİ
Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde yabancı basın mensuplarıyla bir araya gelen Erdoğan, konuşmasının ardından soruları yanıtladı.
Erdoğan burada yaptığı açıklamada, “PYD’nin bıraktığı 750 DEAŞ’lının 195’i yakalandı. 12 gözlem noktası kurmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünkü görüşmeler neticesinde gelinen noktayı, zafer veya mağlubiyet gibi değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Bunu özellikle, 'devletler arasında bir zafer' şeklinde değerlendirmek çok çok yanlış olur. Bunu ben teröre karşı bir zafer olarak görüyorum" ifadesini kullandı.
SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Erdoğan, "120 saatlik bir ara verildiğini söylediniz. Bu sabah itibarıyla Suriye tarafından çatışma haberleri geldi, siz herhangi bir ihlal haberi aldınız mı? Bu çatışmaları nasıl yorumluyorsunuz?" sorusunu, "Bu sabah itibarıyla Milli Savunma Bakanımla da görüştüm. Şu anda her şey planlandığı gibi gidiyor. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil dediler. Şimdilik böyle bir şey söz konusu değil. Zaten olsa bunlar bana anında iletilir" diye yanıtladı.
"ABD'nin YPG'yi çekilmeye ikna edeceğini söylediniz 120 saat içerisinde. Acaba 440 kilometre boyunca mı, yoksa belli alanlarda mı geri çekilecekler? Kobane'den de (Ayn-El Arab) Kamışlı'dan da mı çıkacaklar? Buralarda ne olacak? YPG'yi buradan çıkmaya ikna edemezlerse, kalmak isterlerse ne olacak?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizim görüşmemiz çok mevzi, lokal bir yer için değil. Bu görüşmemiz Ayn-El Arab'dan Irak sınıra kadar olan bölüm. Yani 440 kilometre, derinlik olarak da 32 kilometrelik bir bölge. Halbuki burada bildiğiniz gibi, aynı zamanda, örneğin Kamışlı'da, Rusya ve bunun yanında da rejimin askerleri de var. Biz onların da bu terör örgütlerinden rahatsız olduklarını biliyoruz. Buralar müşterek çalışmayla -ki salı günü Sayın Putin ile yapacağımız görüşmede de ayrıca bunları konuşacağız- çok kısa bir zamanda da bu terör örgütlerinden buralar temizlenecektir. İnancımız budur. Onun için de şu an itibariyle, bizim askerimiz ve Suriye Milli Ordusu ne yapmıyor, araziyi terk etmiyor."
TEL ABYAD İLE RESULAYN ARASI TEMİZLENDİ
"SDF Komutanı Mazlum, Kürt televizyonculara demiş ki: 'SDF ateşkesi kabul eder.' Sadece Tel Abyad ve Resulayn arasındaki bir alandan bahsediyorsak 120 kilometre. Halbuki siz 440 kilometreden bahsediyorsunuz? Bu görüşlerinde ısrarcı olurlarsa ne olacak? 120 saat sonra çatışma yeniden mi başlayacak? Onlar sadece bu alanda geçerli olacağına inanıyorlarsa ve böyle davranırlarsa?" sorusuna Erdoğan, "Bizim görüşmelerimiz 32 kilometre derinlik ve 440 kilometre uzunluğu kapsıyor. Güvenli bölge dediğimiz budur. Güvenli bölge dediğimiz, ifade ettiğiniz şekilde Ayn-El Arab ile Tel Abyad arası değildir. Şu anda Tel Abyad ile Resulayn arası temizlenmiş durumda. Bu bitmiş değil. Süreç devam ediyor şu anda. Bundan sonra da kararlı şekilde devam edecek." diye yanıt verdi.
'O BÖLGEDEN ÇIKMIŞ DEĞİLLER'
"Siz ABD'nin bütün gücünü çekmesini ister misin Suriye'den? Kobane (Ay-El Arab) dahil diğer tüm bölgelerden çekildiler mi? Sizin kuvvetleriniz için zorluk yarattı mı bu?" sorusuna Erdoğan, şu karşılığı verdi:
"Şu anda tabii daha henüz terör örgütleri çıkmış değil. 120 saati bunun için belirledik. Fakat çıktıktan sonra bizim yine burada ABD'nin güçleriyle birlikte yapacağımız çok şeyler olduğuna inanıyorum. Başta zaten metinde de olduğu gibi... İkinci maddede Türkiye ve ABD, Kuzey Doğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul ettiler. Bu bizim müşterek çalışmamızın bir ifadesidir. Türkiye ve Amerika 'Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için' anlayışıyla NATO toprakları ve haklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder. Bir diğer adım daha var; bunlar bizim müşterek düşündüklerimiz, yapacaklarımız. Her iki ülke insan hayatı, insan hakları ve dini ve etnik toplumların korunmasına yönelik taahhütleri de yineler. Türkiye ve ABD, Suriye'nin kuzeydoğusu'nda DEAŞ'la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır. Önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslarla alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eş güdümü de içerir. Bir başka birlikteliğimiz Türkiye ve ABD terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır. Her iki ülke Suriye'nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye İtilafının BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece bağımlılıklarını yineler. Burada önemli bir madde daha var 10. madde. Güvenli bölge evvelemirde TSK kontrolünde olacak. Her iki taraf güvenli bölgenin uygulanmasında eş güdümü artıracaktır. Eş güdümle bu çalışmayı devam ettireceğiz."
Yeni Soluk
Yorum Yap