Adalet Bakanı Akın Gürlek: 75 ilde 638 faili meçhul dosya yeniden açılıyor!
Erdoğan, ‘ABD’nin Menbiç teklifi, yarısında güvenlik sizde, yarısında bizde olsun’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menbiç’e ilişkin, ‘Dışişleri Bakanları Rex Tillerson, geldiğinde ‘Çıkaralım onları. Münbiç’in yarısında güvenlik sizde, yarısında bizde olsun’ dedi’ ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika turunun üçüncü durağı Senegal’de gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Habertürk‘te yer alan habere göre, Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:
Biz Dakar’da iken Afrin’den şidddetli çatışma haberleri geldi. ABD’nin Ankara Maslahatgüzarı “YPG’yi Münbiç’ten çekeceğiz, YPG’yi müttefik görmüyoruz, verdiğimiz sözlere bağlıyız” dedi.
Çatışma haberlerinin akabinde Hulusi Paşa’dan bilgi aldım. Jandarmadan, JÖH’lerden, maalesef 8 şehidimiz oldu. ÖSO’dan da 2 şehit var. Olay akabinde, terör unsurlarının uçaksavarları personelleriyle yok edildi. Teröristlere yaptıklarını misliyle ödeteceğiz. Sorunuzun ikinci bölümüne gelince… ABD’liler, Obama döneminden beri Münbiç’te kalmayacaklarını, oraya girmiş olanları çıkaracaklarını, Fırat’ın doğusuna çekeceklerini söylüyor. Hep söz vermelerine rağmen, fiiliyatta YPG’yi oradan çıkarmadılar. Trump ve ekibi de aynı şeyi söylüyor. Ama fiiliyata yansımadı. Dışişleri Bakanları Rex Tillerson, geldiğinde “Çıkaralım onları. Münbiç’in yarısında güvenlik sizde, yarısında bizde olsun” dedi. Cevaben, “Ne sizde olsun güvenlik ne de bizde! Münbiç oranın gerçek sakinlerinin olmalı” dedim. ABD’lilerin kast ettikleri, kentin asli sakini Arapların yerlerine yerleşmelerini sağlama amacıyla, Münbiç’in güvenliğini beraber sağlamaksa bu elbette yapılabilir.
Türkiye’nin S-400 alımı nedeniyle ABD yaptırımlarına konu olması gibi bir risk var mı? Böyle bir risk olursa Türkiye kararını gözden geçirir mi?
Artık bizi tanımış olmaları lazım. Bizden söz bir kere çıkar, iş biter. Ruslarla anlaşmış olduğumuz için o iş artık bitmiştir. NATO üyesi Yunanistan da Rusya’dan S-300 aldı, yaptırım mı uygulandı? Kaldı ki ülkemizin güvenliği ile ilgili meselelerde kimden ne alacağımızı başkalarına soracak değiliz. Stratejik ortaklarımızdan, aynı ittifakta yer aldığımız ülkelerden, müttefikliğin gereğini yerine getirmelerini bekleriz. Mesela müttefikimiz bir ülkenin, bir terör örgütüne silah temin etmesini, hem de ücretsiz silah vermesini makul karşılamamız mümkün değil.
Afrin’de olumlu yaklaşıp sessiz kalan Rusya, İdlib’de bizi rahatsız edecek bir teklifle karşımıza gelebilir mi?
Afrin olayında Rusya’yla bir sıkıntımız yok. İdlib’de gözlem noktaları oluşturma sürecimiz de devam ediyor. Önümüzdeki süreçte Soçi’deki üçlü zirvenin benzerini İstanbul’da yapacağız. Bu ve benzeri konuları orada da değerlendirme imkânımız olacaktır.
Macron’la görüşmenizde Kıbrıs konusu da gündeme gelmiş…
Kıbrıs ve münhasır ekonomik bölge konusunda daha yumuşak davranmamızı istiyor. Ben de kendisine uluslararası hukuka uygun davrandığımızı anlattım. Orada bulunacak petrol ve doğalgazda, Kıbrıs’ın kuzeyinin de güneyinin de hakkı var. Anastasiadis dürüst davranmak istiyorsa yapması gereken bir şey var: Arama çalışmalarının kime nasıl yaptırılacağını Kıbrıs’ın kuzeyiyle müzakere ile belirlemek. Sondaj beraber yapılmalı, çıkacak ürün de beraberce paylaşılmalı.
Tartışmalar sürerken Türkiye de bir sondaj gemisini envanterine kattı. Yakın vadede Türkiye’nin bir arama çalışması olabilir mi?
Tabii ki. Bu gemi bunun için alındı. Geminin alınması birinci derecede Rum kesimini rahatsız etti. O bölgede KKTC’nin ve Türkiye’nin rızası olmaksızın bir adım atılamaz. ENİ hadisesinde bu görüldü. Yarın Fransa belki Total ile yapmak isteyecek bu işi. ABD belki Exxon ile yapmak isteyecek. Ama KKTC’nin ve Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının çiğnenmesine fırsat vermemiz mümkün değil.
Yeni Soluk
Yorum Yap