Ekonomide derinleşen kriz: Hem üreten hem tüketen çıkmazda

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durumu sert sözlerle eleştirdi. Ülkenin hem üreten hem de tüketen kesimlerinin aynı anda mağdur olduğu bir ekonomik tabloyla karşı karşıya kaldığını belirten Barut, mevcut krizin sorumlusunun iktidar politikaları olduğunu vurguladı.

TABLO HER GÜN DAHA DA AĞIRLAŞIYOR

Ülke genelinde derinleşen ekonomik ve siyasi krizlerin toplumun tüm kesimleri üzerinde yıkıcı etkiler bıraktığını ifade eden Ayhan Barut, geçim mücadelesinin her geçen gün daha da zorlaştığını söyledi. Emeklilerden asgari ücretlilere, esnaftan çiftçiye kadar geniş bir kesimin geleceğe dair umutlarını kaybetme noktasına geldiğine dikkat çeken Barut, "Yüksek enflasyon, artan faiz oranları ve peş peşe gelen zamlar vatandaşlarımızın alım gücünü eritmekte, milyonlarca hanede ocakların sönmesine neden olmaktadır. Maaşlar daha vatandaşın cebine girmeden değer kaybetmekte, temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün daha da zorlaşmaktadır" şeklinde konuştu.

GÜBRE, MAZOT VE ENERJİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR

Özellikle tarımsal üretimde yaşanan tıkanıklığa dikkat çeken Barut, üretimin bel kemiği olan çiftçilerin yüksek girdi maliyetleri altında ezildiğini belirtti. Son dönemde mazot, gübre, yem ve enerji fiyatlarına gelen zamlar, tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirdi. Çiftçilerin binbir emekle yetiştirdiği ürünleri çoğu zaman maliyetinin bile altında satmak zorunda kaldığını ifade eden Barut, esnaf ve sanayicilerin de benzer bir maliyet kıskacında olduğunu aktardı.

ÜRETİCİ ZARAR EDERKEN TÜKETİCİ DE UCUZ GIDAYA ULAŞAMIYOR

Sistemdeki çarpıklığın hem üreticiyi hem de tüketiciyi vurduğunu dile getiren CHP'li vekil, piyasadaki dengesizliği şu sözlerle özetledi: "Öte yandan, üretici zarar ederken tüketici de ucuz gıdaya ulaşamamaktadır. Sebze ve meyve fiyatları vatandaşın bütçesini zorlamakta, et ve süt ürünleri geniş kesimler için giderek ulaşılması güç temel ihtiyaçlara dönüşmektedir. Türkiye, hem üretenin hem de tüketenin mağdur olduğu bir ekonomik tabloyla karşı karşıyadır."

RANTI DEĞİL HALKI VE ÜRETİMİ DÜŞÜNEN POLİTİKALAR ŞART

Hükümetin yapısal sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine halkın taleplerine kulak tıkadığını savunan Ayhan Barut, Türkiye'nin zengin kaynaklara ve çalışkan bir nüfusa sahip olduğunu hatırlattı. Kurtuluşun ancak adil ve halkçı politikalarla mümkün olacağını belirten Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün ihtiyaç duyulan şey; rantı değil üretimi, ayrıcalığı değil adaleti, günü kurtarmayı değil geleceği esas alan halkçı politikalardır. Çiftçinin ürününün değer bulduğu, esnafın nefes alabildiği, emeklinin insanca yaşayabildiği bir ekonomik düzen mümkündür. Bizler, emeğin değer gördüğü, üreticinin korunup desteklendiği bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. O kaçırdıkları sandık gelecek, halka hesap verecekler."

EKONOMİSTLER VE RAPORLAR DA AYHAN BARUT'U DESTEKLİYOR

Ayhan Barut'un dikkat çektiği bu "üretici-tüketici makası", bağımsız ekonomik araştırma kurumlarının raporlarına ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de yansıyor. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) arasındaki dengesizlik, üreticinin maliyetini rafa tam olarak yansıtamadığını, yansıttığı anda ise tüketicinin alım gücünün bunu karşılayamadığını gösteriyor.

Ziraat odaları ve tarım ekonomistleri de özellikle sulama elektriği, akaryakıt ve ithal gübre kalemlerindeki artışların kalıcı olarak düşürülmemesi durumunda, gıda fiyatlarındaki artış trendinin ve piyasadaki bu tıkanıklığın önümüzdeki dönemde de devam edeceği konusunda uyarılarda bulunuyor.