EĞİTİM-SEN’den Enes Kara tepkisi: Çocuklarımız Tarikat-Cemaat yurtlarına mahkum edilemez!

Samsun Eğitim-Sen şube başkanı Arzu Topaloğlu, Elazığ  Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın intiharı ile ilgili tepkilerini şöyle dile getirdi.

Mehmet Rebii Özdemir

SAMSUN- Eğitim-Sen Samsun şube başkanı Topaloğlu gönderdiği yazılı basın açıklamasında tepkilerini şöyle ifade etti. “Gencecik bir evladımızın, Enes Kara’nın hayatının baharında yaşamına son vermesi yüreklerimizi derinden yaralarken, toplumun her kesiminde büyük  bir üzüntü yarattı.  20 yaşında bir Tıp Fakültesi öğrencisi Enes KARA, cemaat yurdundaki baskılara dayanamayıp gencecik hayatına son verirken, ölmeden önce yaşadıklarını anlattığı bir videoda  aslında herkesin gözü önünde defalarca tekrarlanan ve her defasında kapatılan yok sayılan tarikat-cemaat baskısının  çocuklarımıza ve gençlerimize yönelen yaşam tarzı dayatmasının  ve din istismarının boyutlarını anlattı” diye konuştu.

TARİKAT YURTLARI NEDEN DENETLENMİYOR?

Arzu Topaloğlu, öfkesini şöyle dile getirdi. “Kamusal, bilimsel ve Laik eğitim anlayışından hızla uzaklaşan iktidarın, dindar-kindar toplum inşa etme politikaların sonucunda gençlerimiz ve çocuklarımız, son yıllarda sayıları sürekli artan  birçoğu izinsiz olmasına rağmen siyasi baskıyla göz yumulan  hiç bir denetimi ve pedagojik yönü olmayan  gerici tarikat  yurtlarında intihar ediyor, öldürülüyor, taciz ve istismara uğruyor, yaşamlarından, hayallerinden koparılıyorlar. Aladağ’ da, Karaman’da, Kaimder’de, Alimder’de ve daha birçok yurtta çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşadıkları hafızamızda canlılığını  korurken  Elazığ’da bir tıp öğrencisinin cemaat yurdundaki baskılara dayanamayıp yaşamına son vermesi  artık bu tarikat yurtlarının gençlerimiz ve çocuklarımızı için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu bir kere daha  göstermiştir” şeklinde konuştu.

DEVLET YURTLARI BİLİNÇLİ OLARAK AZALTILIYOR…

“Kendi iktidarının arka bahçesini büyütmek için bu gerici yurtları denetlemeyen, görmezden gelen, teşvik eden,  kamu kaynaklarını bu cemaat yurtlarına aktaran, MEB'e bağlı olan devlet yurtlarını ve pansiyonlarını bilinçli olarak azaltan, yaşanan olayları bireysel vakalara indirgeyen siyasi iktidar ve kamu görevlileri bizzat sorumludur. Çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı uygun ve güvenli  koşullarda barınma; eşit, nitelikli ve bilimsel eğitim alabilmesi laik ve kamusal eğitimin bir gereği olduğu gibi anayasada da  yerini bulan  laik, sosyal bir hukuk devleti  ilkesinin iktidara yüklediği bir sorumluluktur. Eğitim Sen Samsun Şubesi olarak devleti yönetenlere   bu sorumluluğu hatırlatıyor, izinli izinsiz gerici cemaat  yurtlarının kapatılmasını bu yurtlarda gerçekleşen  olaylarla ilgili derinlemesine soruşturmaların yapılmasını; öğrencilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sağlıklı, ulaşılabilir güvenli, ücretsiz devlet yurtlarının  vakit geçirilmeden yeterli sayıda  çoğaltılmasıdır” dedi.