İnan Güney’den tahliye sonrası ilk mesaj: Bedenim burada, yüreğim Silivri’de
'Diş hekimliği fakültelerinin açılma hızı nüfus artış hızından kat kat fazla'
Ankara Diş hekimleri Odası Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül, iki yeni diş hekimliği fakültesi daha açılmasına ilişkin değerlendirmede bulundu, yaşanan büyük plansızlığa işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iki yeni diş hekimliği fakültesi daha açılmasına ilişkin kararı tartışma yarattı.
2012 yılında 19 olan dişhekimliği fakültesi sayısının 99'a çıktığını, 960 olan kontenjanın 8 bine yaklaştığını belirten Ankara Dişhekimleri Odası Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül, "Bu sürdürülemez durumla ilgili önlem alınmazsa önümüzdeki 10 yıl içerisinde işsiz hekimler, mesleklerinin dışında başka alanlarda çalışmak zorunda kalacaklar" dedi.
'Eksikleri tamamlanmadan fakülte açılmamalı'
Hiçbir hazırlık yapılmadan, plansızca, siyasi rant için açılan, teknik altyapısı yetersiz fakültelerin bir an önce kapatılması gerektiğini belirten Gül, "Fakülteler kurulmadan önce meslek örgütleri ve akademiden görüş alınmalıdır. Öğretim üyesi eksikliği tamamlanmadan fakülteler açılmamalıdır. Fakültelerin müfredatları evrensel standartlarda, laboratuvarları ve kütüphaneleri ise taleplere yanıt verecek yeterlilikte olmalıdır" taleplerini dile getirdi.
'Diş hekimliği fakültelerinin açılma hızı nüfus artış hızından kat kat fazla'
Ankara Dişhekimleri Odası Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül'ün konuya ilişkin yaptığı değerlendirme şöyle:
Sağlık Bakanlığı ve YÖK'ün 2008 yılına ait "Türkiye’de Sağlık Eğitimi ve Sağlık İnsan Gücü Raporu"nda; “Sağlık insan gücü planlaması, topluma bugün sunulan ve gelecekte sunulacak sağlık hizmetlerini gerçekleştirmek üzere sağlık çalışanlarının yeterli nicelikte, yüksek nitelikte, düzgün bir dağılımla, yerinde bir zamanlama ile ve doğru bir şekilde istihdam edilmesidir” denmektedir.
Ancak ne yazık ki uygulama böyle değil.
Son 10 yıldır insan gücü planlaması ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde birbiri ardına diş hekimliği fakülteleri açılıyor, öğrenci kontenjanları da kaygı verici halde artıyor.
Sadece Türkiye'de 2012 yılında 19 olan dişhekimliği fakültesi sayısı bugün 99.
2005 yılında 960 olan kontenjan, 2020’de KKTC ile birlikte 8000'e yaklaştı.
Diş hekimliği fakültelerinin açılma hızı nüfus artış hızından kat kat fazla.
Bu sürdürülemez durumla ilgili önlem alınmazsa önümüzdeki 10 yıl içerisinde işsiz hekimler, mesleklerinin dışında başka alanlarda çalışmak zorunda kalacaklar.
Neredeyse her mahalleye açılan apartmandan bozma, kadrosu ve donanımı yetersiz tıp ve diş hekimliği fakülteleri ve plansızca arttırılan kontenjanlar, ülkemizde sınavı kazanamayıp yurt dışında eğitim alanların denk olmayan bu eğitimle aldıkları denklik ve sonuçta eğitim kalitesindeki düşüşle birlikte hekim sayısının kontrolsüz artması hem toplumdaki sağlık mesleği algısında değer kaybı yaratarak mesleğin itibarını sarsıyor, hem de toplum sağlığını riske atıyor.
Koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerine öncelik veren, insan gücü planlamasını; ihtiyaç, talep ve nüfus kriterlerine göre belirleyen ulusal sağlık politikaları oluşturulmadan, toplum sağlığının çağdaş ülke seviyelerine getirilmesi mümkün değildir.
Ülke kaynaklarını verimsiz kullanıyor, işsiz ordusuna hekimleri de ekliyoruz.
Biliyorsunuz, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de sağlık meslekleri arasında diş hekimligi, en maliyetli eğitimdir.
Ailelerinin türlü fedakarlıkla okuttuğu bu başarılı öğrenciler, zorlu eğitim sürecini tamamlayıp da hekim unvanını kazandıtan sonra ailelerinden harçlık almayı kabul edemezler.
Mezun olup devlet kurumlarına atanmayan, klinik açacak maddi gücü olmayan genç meslektaşlarımız çalışmak zorunda oldukları için ya asgari ücretle özel kliniklerde çalışıyor ya da hekim dışı sermayenin tuzağına düşüyorlar.
'İllegal klinikler halk sağlığı tehdidi oluşturuyor'
Yaratılan hekim enflasyonu emeğimizi değersizleştiriyor. Hekimin bilgisi dışında diplomasını kullanan illegal klinikler büyük bir halk sağlığı tehdidi de oluşturuyor.
Hastane açar gibi fakülte açmaktan vazgeçilmeli, sağlık insan gücü stratejik planlamaları ivedilikle yapılmalıdır.
Hiçbir hazırlık yapılmadan, plansızca, siyasi rant için açılan, teknik altyapısı yetersiz fakülteler bir an önce kapatılmalıdır.
Var olan fakülte kontenjanları azaltılmalıdır.
Fakülteler kurulmadan önce meslek örgütleri ve akademiden görüş alınmalıdır.
Öğretim üyesi eksikliği tamamlanmadan fakülteler açılmamalıdır.
Fakültelerin müfredatları evrensel standartlarda, laboratuvarları ve kütüphaneleri ise taleplere yanıt verecek yeterlilikte olmalıdır.
Aksi takdirde meslektaşlarımızın geleceğini planlamak mümkün olmayacak ve işsizlik kaçınılmaz olacaktır.
Yeni Soluk
Yorum Yap