Derin adamlar lazım

Derin adam kavramı nedir sizce?
Derin adam kadının ruhunu anlayan, sevdiğine içi titreyerek bakan, özlemeyi bilen, sevmenin dokunmak değil hissetmek olduğunu düşünen, sevdiğinin iyiliği için yok olmayı tercih eden, kadını baş tacı yapan, kadının kopan sacının bir teline kurban olurum diyerek, yerden alıp kendi saçına karıştıran, kadına şiir yazan, nağmeler döken, yıllarca sevdasını yüreğinde taşımayı bilen ama bir kula hissettirmeyen adamlar derin adamlardır.

Şimdi duyar gibiyim…
_ Kadınlar, öyle adam var mı? Diye soruyordur.
_ Erkekler de bu kadın hayal dünyasında diyordur.

Aslında evet, benim anladığım derin adam Dünya üzerinde var mı? Bende bilmiyorum görmedim ama okuduğum büyük aşklar böyle derin adamlarla dolu, işte o dönemlerde bu aşkları da yazan kadındı belki yani hayal Dünya’sında olabiliriz.

Çünkü öyle derin bir adam yok, kadının değil saçının teline kıyamayan, saçının teline kadar acıtanlarla dolu etrafımız.

Sevmenin hissetmek değil de dokunmaktan geçtiğini sanan adamlarla dolu, yaşadığı şeyi etrafına anlatmanın erkeklik olduğunu sanan adamlarla dolu etrafımız.

Özlemeyi bilmeyen kadının azıcık uzak durması halinde kendini bulunmaz Hint kumaşı sanıp, başka limanlara yelken açan adamlarla dolu etrafımız. Yani anlayacağınız derin adam diye bir şey yok.
Bu hafta biraz duygusala bağlayım dedim, lakin duygusallığı yaşamanın da bu zamanda yanlış olduğunu anladım.
Derin adam diyerek yazıma başladım ama derin adam kavramının ne güzel olduğunu ben bile farkında değilmişim onu anladım.
Ne güzel olurdu etrafımızda böyle derin adamlar olsa ama halimize bakınca yazdıklarımdan kendi canım acıdı, çünkü böyle derin adamlar yerine odunlaşmış adamları gördük.

Kadının ruhunu anlamak yerine, kadının yerden yere vuranları gördük.
Saçının teline kurban olanlar yerine saçlarını yerlerde sürükleyerek dövenler gördük.
Yani anlayacağınız çok hayal kurmuşum, derin adam diye bir şey yok.
Yada bizim yüzyılımızda kalmadı.
Neden peki?
İnanın bir yerlerde yanlış var iyi adam olabilir ama derin adam gerçekten yok.
Sonra keşke dedim böyle bir yazı yazmasaydım, hani insan beklentisiz olursa saf mutluluğu olurmuş, işte öyle içim kararsa da yazdık bir kere işte.
Umarım bu yazıyı okuyan erkekler derin adamlığı seçerler de sevdiklerine öyle davranırlar.
Belli mi olur, belki de bir akım başlar da, derin adamlar çoğalır, kadınlarda mutlu mesut yaşar…
Gökten üç elma düşmüş, biri anlatan biri dinleyenlere biride bir yerlerde DERİN ADAM kalmışsa ona diyelim.
Not: Üzerine almak isteyen rahatlıkla alsın ve ne olur masallarda kalmasın bu mevzu…
Bu topluma derin adamlar lazım…
Son söz Piraye Nazım Hikmet’in aldatmasına rağmen, uğruna öldü Nazım’ı affetmedi ama ona hep sadık kaldı.
Nazım Hikmet mi?
Birçok kadına şiir yazdı.
Of Of daha ne deyim…

Ayten Turan

Kalemin Gölgesi