"Deprem mağdurlarının bu şartlarla ev sahibi olması hayalden öteye gitmez"
CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Sevda Erdan Kılıç, yaptığı yazılı açıklamada, 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir'de meydana gelen 6.9 şiddetindeki depremin ardından tüm Türkiye'nin İzmir'deki deprem mağdurlarının yaralarını hızla sardığını ancak aradan geçen 7 aya rağmen AKP iktidarının Bayraklı'da yaşayan deprem mağdurlarının sorunlarına çözüm üretmekten çok uzak olduğunu belirtti.
KILIÇ: "DEPREM MAĞDURLARININ HAKLI TALEPLERİ KARŞILANSIN"
CHP'li Av. Sevda Erdan Kılıç, binlerce depremzedenin 6306 sayılı yasanın sağladığı kentsel dönüşüm kredisi imkanından yararlanmak istediğini ancak bu konuda maddi anlamda haklı çekinceleri olduğunu belirtti.
Devletin "evini yık, güçlendir veya kentsel dönüşümle evini yap dediğini" ifade eden CHP Milletvekili Av. Kılıç, şunları kaydetti:
“Ancak ekonomik krizi derin bir şekilde yaşayan Türkiye'de bunun pek mümkün olmadığı aşikardır. Bankalar 10 yıl vadeli kentsel dönüşüm kredisi olarak 200 bin TL veriyor ve bu krediler güncel faizlere göre veriliyor. Ekonomik krizden kaynaklı artan inşaat maliyetleri sonucu, Sıfırdan bir ev yapmanın bedeli 400-450 bin liraları buluyor. Sadece emekli maaşı ile tek maaş ile geçinen vatandaşlar bu maliyeti nasıl karşılayacak? Geri kalan tutarı nasıl ödeyecek? Devletin kendi kendine bu soruları sorması ona göre de bir çözüm yoluna gitmesi gerekir. Yoksa deprem mağdurlarının bu şartlarda ev sahibi olması hayalden öteye gidemez.
Maddi imkansızlıklar ve kısa vadeli krediler nedeniyle ev yaptıramayan depremzedeler evlerini düşük fiyata satıp başka yerlerde yaşamak zorunda kaldı. Birçok deprem mağduru da depremin üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hala konteynır kentte ve yurtlarda kalmaktadır. ‘Sosyal Devlet’ ilkesi gereği deprem mağduru vatandaşlara daha uzun süreli, düşük faizli kredi imkanı sağlanarak bu insanların bir an önce ev sahibi yapılması gerekir. Aksi halde bu süreç daha da uzayacak ve mağduriyetler katlanarak artacaktır.”
"İZMİR DEPREMZEDELERİNİN HAKLI TALEBİ"
CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, geçen aylarda kurulan İzmir Depremzedeler Dayanışma Derneği’nin iktidara yaptığı çağrıyla, “İzmirli depremzedelerin düşük faizli, 3 veya 5 yıl ertelemeli, 20 yıl gibi uzun döneme yayılmış ve maliyetler göz önüne alınarak kredi imkanından faydalanmak istediklerini” bildirdiğini belirtti.
Bu insanların yıllarca DASK ödemesi yaptığını ancak DASK'tan geri dönüşlerin de beklentiyi karşılamadığını vurgulayan CHP’li Av. Sevda Erdan Kılıç, “Yıkılan ve oturulamaz kararı verilen binalara tam teminat ödenmelidir. Bu istekler de depremi yaşamış, psikolojisi bozulmuş ve ortada kalmış depremzedeler için çok olmasa gerek. Hele ki yoksulluğun, işsizliğin tavan yaptığı, insanların pazar artıklarıyla beslenip kuru ekmeğe muhtaç kaldığı, yaklaşık 25 milyon icra dosyasının olduğu, doların 8,50'yi, Euro'nun 10 lirayı geçtiği bir ekonomide!” dedi.
***
DASK Koordinatörü Erdal Turgut tarafından yayın organımıza gönderilen 10 Haziran 2021 tarihli konuya ilişkin açıklama yazısı ise şöyle:
“Sayın Yetkili,
Haber sitenizde 7 Haziran 2021 tarihinde yayımlanan ve Zorunlu Deprem Sigortalı konutları depremde hasar gören İzmirli vatandaşlara yapılan tazminat ödemelerine ilişkin CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç’ın açıklamasına yer veren haberi okuduk. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına Sayın Milletvekili’ne ilettiğimiz açıklamayı sizinle de paylaşmak isteriz.
Zorunlu Deprem Sigortası depremin konutlarda neden olduğu maddi hasarları karşılamaktadır. Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen hasarın nedeni, niteliği ve miktarı tamamen bağımsız sigorta eksperlerinin belirlemelerine göre tespit edilir. Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Hasarlı binanın hasardan bir gün önceki haline getirilmesi esastır. Sigortalı binanın depremden bir gün önceki durumuna getirilmesi prensibi uluslararası sigorta sistemlerinde uzun yıllardır kabul görmüş bir model olup, DASK tarafından da uygulanmaktadır.
Bu çerçevede İzmir’de yaşanan depremin ardından da hasar tespitinde uzman, bağımsız eksperler tarafından binalarda deprem nedeniyle meydana gelen hasarlar tespit edilmiş ve sigorta bedeli doğrultusunda tazminat ödemeleri gerçekleştirilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kentsel dönüşüm kapsamına alınan binalar ise deprem kaynaklı nedenlere dayanmaksızın risk taşıyan binalardır. Depremin doğrudan etkisi olmaksızın yapının gerek malzeme özellikleri, gerek işçilik hataları vb. nedenlerle ve tedricen özelliğini yitirmesi ve/veya eskimesi ve/ya korozyon nedeniyle güvenli yapı özelliğini kaybetmiş ve kentsel dönüşüm kapsamına girmiş binalar sigortanın konusunu teşkil etmemektedir. Yine de ekibimiz, itirazı olan sigortalıların binalarını bizzat ziyaret ederek bir kez daha incelemiş, dosyalarda gerekli gördüğü değişiklikleri yapmış ve sigortalıların yanında olduğunu göstermiştir.
Bununla birlikte önemle belirtmek isteriz ki İzmir ve depremden etkilenen toplam 30 bin hasar başvurusu alan Kurumumuz, dosyaların yüzde 98’inin incelemesini tamamlamıştır. Bu kapsamda sigortalılarımıza yapılan 340 milyon TL’lik ödeme, DASK tarihinin de en yüksek ödeme miktarıdır.
Türkiye’deki konutların yüzde 100’ünü Zorunlu Deprem Sigortası sahibi yapmak için çalışan Kurumumuzun önceliği, sigortalıların yaralarını en kısa sürede sarmak ve normal hayata geçişi hızlandırmaktır. Bu kapsamda her zaman sigortalılarımızın yanında olduğumuzu bilginize sunar, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına açıklamamıza yayınızda yer vermenizi rica ederiz.
Saygılarımızla”
Yeni Soluk
Yorum Yap