Cumhuriyet’i hazmetmek!

“Göster koçum teyzene pipini…”            

Sanki oğlan 20 yaşına geldiğinde teyzelerine göstererek dolaşacak sokaklarda…

Ordan başlıyor işte kadınların katledilmesine açılan tünele giriş. Erkekteki üstünlük ve erk…

Kız da ağustos ortasında manav tezgahının lahanası gibi sarıp sarmalanmak ya da öyle görülmek isteniyor.

Yurttaş olmanın değeri bi türlü kavranılmadı hala…

Kadına üç metre geriden sürükler gibi erkeğini takip ettirmek övünülecek davranış gibi sokaklarda kol geziyor hala…

Yurttaş derken, kadının-kızın işini eşini yöneticisini yaşam tarzını belirleyebilmesi…

Yurttaş derken, kadının da erkekler gibi ya da erkeklerin de kadınlar gibi aynı haklardan yararlanabilme, genç bir kız ile erkek arkadaşının vapurdan el ele inebilme, kızların kendilerine yakıştığına inandığı pantolonu giyme özgürlüğü bulunduğu…

Mısır’ın yöneticilerine diş bilenir ama, aynı hassasiyet o ülkede profesör denen bir kadının "Müslüman erkekler savaş durumunda, Müslüman olmayan kadınları aşağılamak için onlara tecavüz edebilir" sözlerine karşı gösterilmez. Ah ulan ah… Yaşayacaktı ki o zaman, haçlı seferlerinde Aslan Yürekli Richard’a anlatacaktı tezini…

6 yaşındaki kız çocuğunun evlenebileceği fetvasının ifade özgürlüğü, kadının kahkaha atmasını iffetsizlik olarak değerlendirenlerin yönetici olarak seçildiği, tecavüze uğrayan kadınlar için “O da o saatte sokakta dolaşmasaydı” diyerek yapılanın meşru gösterilmeye çalışıldığı çağdışı bir süreç…

Yeni başlamadı elbette, araya giren Cumhuriyet hazmedilemedi bi türlü…

Metin Akpınar paylaşmış:

Bu ülkede üç şey olmayacaksın:

Kadın,

Çocuk,

Ağaç.

Kadınların yaşadığı drama-katliama her geçen gün yenileri ekleniyor.

Çocuklar dersen, “kızlar 6 yaşında evlenebilir” fetvası veriliyor, erkek çocuklar vakıf yurtlarında tacize tecavüze uğruyor, adına “bademleme” deniyor…

Ağaçlar yanarken seyirci kalınıyor. Neymiş;

Söndürme işini ihaleyi alanlar yaparlarmış. Yardımcı olabileceklerin sesi ise, “hariçten gazel okuyan” olarak değerlendiriliyor. Bırak gelsinler, bir ağaç olsun kurtarsınlar. Ama yok…

Dar pantolon giyen, hava karardıktan sonra sokakta yalnız yürüyen kadın gavur gibi görülüyor…

İzmir’i çevreleyen ormanlar göz göre göre yanıyor;

Sanki İzmir gavur!

Sanki şimdi kesinlikle cehennemde kıvranan feslinin misillemesi gibi…

Aydınlanma, çağdaşlaşma, eğitim süreci tamamlanmadan; kadını, çocuğu, ağacı korumak daha yıllar alacak…

Bütün bu sorunların üstesinden gelinecek süreç de gelecek:

Cumhuriyet hazmedilince!..