Demirtaş net konuştu: Butlandan medet umanlara prim verilmemeli
Çocukların Sürekli ifadelerinin alınması faili korumaya ve aklamaya yönelik tutumdur!
İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Kırşehir’de bir fen lisesine ait öğrenci yurdunun müdürü N.A.'nın kız çocuklarına yönelik istismarı sonrasında N.A’nın avukatı tarafından çocukları suçlayan, faili aklamaya yönelik sorduğu soruları meclis gündemine taşıdı.
Bilimsel çalışmalar yapıp proje üretecek olan Fen Lisesi öğrencileri istismara uğruyor!
Ersoy, eskiden ülkede çocukların sanattan, spora, eğitimden sosyal becerilerine kadar başarılarını konuşup, bu başarılarını nasıl devam ettirmeliyiz, nasıl hayata geçirmeliyiz derken bugün gelinen noktada çocukları istismardan, şiddetten nasıl koruyabiliriz onu konuşuyoruz dedi.
Bakın, hemen hemen her gün bir çocuk istismar mağduru, ne yasalar bu çocukları koruyabiliyor ne de sorumlusu olduğu bakanlıklar diyen Ersoy, liseler arasında başarı sıralamasının üst basamadığında olan Fen Lisesi öğrencileri bilimsel çalışmalar yapıp proje üretimine yönlendirileceğinden, kaldıkları yurtta istismara uğramaktadır.
Çocukların beyanı esastır! Sürekli ifadelerinin alınması mağduru suçlayan sadece faili korumaya ve aklamaya yönelik tutumdur!
Bir yandan müdür tarafından istismara uğrayan çocukların yaşadıkları ağır travmalar varken bir yandan da çelişkili beyan verdikleri gerekçesiyle istismar mağduru çocuklar sürekli ifade vermeye zorlandığının altını çizen Ersoy, çocuğun beyanı esastır. Çocukların daha kaç tane ifadesi alınacaktır. Bu uygulamalar yapılan tacizi, istismarı aklatmaya yöneliktir şeklinde konuştu.
Çocuklara soruları yönelten avukat hakkında bağlı olduğu baro tarafından soruşturma açılmış mıdır?
Çocukların dört kere ifadeleri alınırken müdürün avukatının mağdur çocuklara, “Hocan yatakta sana dokunduğunda bir şey hissettin mi?” “Notların için iftira mı atıyorsun?” “Neden bu saate kadar kimseye anlatmadın?” gibi faili haklı çıkarmaya yönelik soruların yöneltilmesinin tek bir amacı var mağduru suçlayan sadece faili korumaya ve aklamaya yönelik tutumdur diyen Ersoy, çocuklara bu soruları yönelten avukat hakkında bağlı olduğu baro başta olmak üzere barolar birliği de meslek etiğine ters düşen tutumuna yönelik tavır almalıdır.
Aileler çocuklarının iyi bir lise, iyi bir üniversite okumasından yana olan kaygılarını çocuklarımız okullarda, yurtlarda istismara uğrar mı ya bıraktı!
Sözlerine şöyle devam eden Ersoy, aileler çocuklarının iyi bir lise, iyi bir üniversite okumasından yana olan kaygılarını çocuklarımız istismara uğrar mı, şiddete maruz kalır mı, öldürülebilir mi gibi haklı kaygılara bırakmıştır. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına sesleniyorum yaptığınız yanlış politikaların sonucunu çocuklar yaşamaktadır.
Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına şu soruları yöneltti.
Kırşehir’de bir fen lisesine ait öğrenci yurdunun müdürü N.A.'nın yaşları 13 ile 14 arasında değişen yedi kız öğrenciye yönelik istismar davasına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı müdahil olmuş mudur?
Soruşturma ve kovuşturma evresinde çocukları koruyan bir tutumun alınmamasına yönelik bakanlığın herhangi bir tutumu söz konusu mudur?
İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı çekilme sonrasında kaç çocuk istismara maruz kalmıştır?
Çelişkili beyan verdikleri gerekçesiyle çocukların dört kere ifadelerinin alınmaları çocukların mağdurken suçlu oldukları hissiyatına neden olmayacak mıdır?
Müdür N.A.’nın avukatının çocuklara, “Hocan yatakta sana dokunduğunda bir şey hissettin mi?” ‘Bu eylemler yapılırken kimseye söylemediniz, bağırmadınız’ gibi sorular yöneltmesi çocukları direkt suçlayan ifadelerdir. Bu suçlamalar pedagojik olarak kabul edilemeyeceğinden ifadeler alınırken bakanlık herhangi bir uzman görevlendirmiş midir?
Yeni Soluk
Yorum Yap