CHP’li Orhan Sarıbal: Güçlü adayın etrafında doğal ittifak olacak

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Yeni Soluk Yayın Kurulu Başkanı Hasan Hınıslı’nın sorularını cevapladı. Sarıbal, “AKP-MHP ittifakına karşı hangi aday güçlü ise o aday etrafında doğal bir ittifak olacağını düşünüyorum” dedi.

YENİ SOLUK – ÖZEL RÖPORTAJ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal yaklaşan yerel seçimler öncesinde Yeni Soluk’un sorularını yanıtladı. Sarıbal, “Parti olarak da sandıkta bir ittifak olacağını düşünüyor ve destekliyoruz. Bunun için hem üst düzeyde hem yerel düzeyde, zamanı gelince, gerekli görüşmelerin yapılacağını düşünüyorum” dedi.

“Çok adayın olduğu yerlerde aday örgüt yoklaması, aday yoklaması, anket vb yöntemlerin kullanılması doğaldır ve olmalıdır” diyen Sarıbal; “Ama, tek adayın olduğu yerlerde veya örgütün üzerinde uzlaştığı tek bir ismin merkezden atanması normal karşılanmalıdır” ifadesine yer verdi.

Sarıbal, tarım ithalatı hakkında ise; “1980’lerden sonra uygulanan ve AKP döneminde zirvesini bulan bu anlayış sonunda bugün bütün tarım ürünlerini ithal eder hale geldik” şeklinde konuştu.

İşte Yeni Soluk Yayın Kurulu Başkanı Hasan Hınıslı’nın CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal ile röportajının tamamı:

“AKTİF ÜYE – PASİF ÜYE AYIRIMI OLMAYACAK”

– Aktif-pasif üye ayırımı yapılacak mı?

CHP Tüzüğü gereğince üye ayırımı söz konusu değildir. Dolayısıyla herhangi bir oylama ya da yoklamada aktif üye – pasif üye ayırımı olmayacak, bütün üyeler oy kullanma hakkına sahip olacak.

“ADİL BİR YARIŞIN OLMASI İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR OLUŞTURULACAK”

– Yerel seçimde adaylar nasıl belirlenmeli? Önseçime taraf mısınız?

Cevap: Tüm yöntemler kullanılabilmeli. Ülkenin özgül koşulları göz önüne alınarak önseçim, aday yoklaması, merkezden atama. Seçimlerin yapıldığı bölgedeki STK ve Demokratik Kitle Örgütlerinin görüşlerinin alınması. Hepsi.

Çok adayın olduğu yerlerde aday örgüt yoklaması, aday yoklaması, anket vb yöntemlerin kullanılması doğaldır ve olmalıdır. Ama, tek adayın olduğu yerlerde veya örgütün üzerinde uzlaştığı tek bir ismin merkezden atanması normal karşılanmalıdır.

Önümüzdeki yerel seçimlerde de aday belirlenirken örgütün, üyelerin, Sivil Toplum Kuruluşlarının, Demokratik Kitle Örgütlerinin görüş ve önerileri mutlaka dikkate alınacak. Çok sayıda adayın olduğu yerlerde adil bir yarışın olması için gerekli koşullar oluşturulacak.

previous arrow
next arrow
Slider

 

“MESELE PARTİ MESELESİNİ, SAĞ-SOL MESELESİNİ AŞMIŞ, BİR MEMLEKET MESELESİ HALİNİ ALMIŞ DURUMDA”

– Daha fazla oy almak için sağcı adaylara gerçekten ihtiyaç var mı?

Yerel seçimler için yasal olarak ittifak mümkün değil. Ancak, tabanda da büyük bir ittifak beklentisi var.  Bu nasıl sağlanabilir. Bu ancak tabanda sağlanabilir.

Öncelikle şunu belirtmek lazım. AKP-MHP ittifakına karşı toplumda ciddi bir tepki oluştuğu görülüyor Mesele parti meselesini, sağ-sol meselesini aşmış, bir memleket meselesi halini almış durumda.  AKP – MHP ittifakı ülkeyi karanlık bir dehlize soktu. Birileri sefa sürerken, halk ekonomik kriz altında her gün biraz daha eziliyor. Bunun önünde durmak lazım. Bunun ilk adımı da önümüzdeki yerel seçimlerde atılacak.

Dolayısıyla bu tepkiyi doğru aday etrafında toplamak temel hedef olmalıdır. Seçim bölgelerinde AKP-MHP ittifakına karşı hangi aday güçlü ise o aday etrafında doğal bir ittifak olacağını düşünüyorum. Parti olarak da sandıkta bir ittifak olacağını düşünüyor ve destekliyoruz. Bunun için hem üst düzeyde hem yerel düzeyde, zamanı gelince, gerekli görüşmelerin yapılacağını düşünüyorum.

“MİLYARLARCA DOLAR HARCAYARAK YAPTIKLARI İTHALAT ET FİYATLARINI DÜŞÜRMEK YERİNE DAHA DA ARTTIRDI”

– Tarım ürünlerinin olmadığı yerde, ülkeyi yönetenlerin fiyat belirleme hakları olur mu?

Türkiye bugün bütün tarım ürünlerinde ithalata bağımlı hale gelmiştir. İthalata bağımlı bir ülke olmamızın nedeni, ülke üreticisini ithalat sopasıyla terbiye etme anlayışıdır. Yani, içeride fiyatların yükselmesini engellemek için dışarıdan ithalata ağırlık verildi. 1980’lerden sonra uygulanan ve AKP döneminde zirvesini bulan bu anlayış sonunda bugün bütün tarım ürünlerini ithal eder hale geldik. Tarımsal üretimin bütün girdileri de ithal. Türkiye tarım girdilerinde dışa bağımlı.

İthalat politikaları nedeniyle kazanamayan çiftçimiz üretimden kaçtı. Ekim alanları, meralar azaldı. Tarımın istihdamdaki payı düştü.

Her şeyi ithal eden bir ülkenin tarım ürünlerinde fiyat belirlemesi de haliyle sınırlı oluyor. Bütün tarım girdilerinde dışa bağımlı olan bir ülkenin tarımsal ürünlerde fiyatları kontrol etmesi zordur. Örneğin, yüksek et fiyatlarını düşürmek iddiasıyla ithalat yaptılar, ama milyarlarca dolar harcayarak yaptıkları ithalat et fiyatlarını düşürmek şöyle dursun daha da arttırdı.

previous arrow
next arrow
Slider

Yeni Soluk

Köşe İsmi

Önceki Haber

İşte CHP'nin belediye başkan adayları