CHP’nin Sivas Kongresi’nin 100. Yıldönümünde yaptığı PM toplantısından ne çıktı?
Sivas Kongresi’nin 100. yılında kentte toplanan parti meclisinden iktidara 5 temel konuda çağrı yapan Kılıçdaroğlu, öncelikle cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Mustafa Kemal’e verilmeyen yetkiler bir kişiye verilmiş. Millete soralım. Taraflı mı olsun, tarafsız mı olsun” dedi. Güçler ayrılığının uygulanması ve devletin şeffaf olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Ekonomik Sosyal Konsey’in toplanmasını istedi. Döviz üzerinden verilen garantilerin Türk Lirası’na çevrilmesi çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, “Faturayı biraz da sırtı kalınlar ödesin” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümü dolayısıyla Sivas’ta topladığı parti meclisinden (PM) hükümete 5 temel konuda çağrı yaptı. Kılıçdaroğlu; Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olması, güçler ayrılığı ilkesinin uygulanması, devlet yönetiminin şeffaf olması, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in toplanması ile döviz üzerinden verilen garanti ve ihalelerin Türk Lirası’na çevrilmesi yönünde hükümete çağrı yaparak, “Referandumsa getirin soralım millete; Cumhurbaşkanı taraflı mı olsun tarafsız mı olsun? Emin olun en az yüzde 60 - 70 tarafsız olsun diyecektir. AK Partililer de MHP’liler de bundan rahatsız” diye konuştu.
CHP, Türkiye’nin bağımsızlığına giden yolda önemli bir dönüm noktası olan ve Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümünde Sivas’ta PM toplantısı gerçekleştirdi. PM toplantısında bir konuşma yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, özetle şunları dile getirdi:
CHP’NİN İLK KURULTAYI
Sivas Kongresi CHP’nin ilk kurultayıdır. Mandacılığı reddeden, bağımsızlığı savunan bir kongredir. Parti kurulmadan önce kongresini yapan tek parti biziz. Partinin kurultayı bir Milli Mücadele kurultayı olarak toplumun önüne kendisini koyuyor. CHP’nin geçmişte neler yaptığı ve gelecekte neler yapacağı tartışılırken bu eksenin asla unutulmaması lazım. Bizim eksenimiz bağımsızlık, kalkınmak, büyümek, özgürlük, Cumhuriyet, devrimciliktir. Bizim eksenimiz altı okumuzda belirlenmiştir. Biz CHP olarak ilk kurultayımızı Sivas’ta yapmış olmaktan memnuniyet duyarız.
İNSAF DENEN BİR ŞEY VAR
1923’te Türkiye’nin göbeğinde entegre silah sanayinin kurulmasıyla ilgili Kırıkkale’de çalışmalar yapılır. Köylü perişandır ve köylüyü rahatlatmak için aşar vergisini kaldırırlar. 1925 yılında Alpullu Şeker Fabrikası’nı kurarlar. 15 Ağustos 1925 yılında Kayseri’de uçak fabrikasının temeli atılır. 800 bin kişiye okuma yazma öğretiliyor. Topraksız köylülere toprak reformuyla toprak veriliyor. 1 Haziran 1930’da Merkez Bankası’nın kuruluşu, Türkiye ilk kez kendi parasını basıyor. Diyorlar ya; “Gazinin döneminde ne oldu? CHP’nin dikili ağacı var mı; bu ülkeye hizmet etti mi?” İnsaf denen bir şey var. 2019’da Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma planı yoktu, 1933 yıllının koşullarında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı devreye konuyor.
TARİHİMİZİ VE ATATÜRK’Ü ANLATMIYORUZ
Kâğıt fabrikası kuruldu, 1934 yılında Kayseri’de üretilen uçak Ankara’ya indi. 1937’de Türkiye uçak üreten 5 ülkeden birisidir. Eskişehir Uçak Fabrikası da vardır. Kapandığı tarihe kadar 112 savaş uçağı üretmiştir. Bütün vatandaşlarıma seslenmek istiyorum: O dönemde yapılanlara baksınlar, kendi uçağını yapan ve ihraç eden bir ülke nasıl oldu da bu hale düştü? İhraç ettiğimiz uçaklardan birisi Norveç’te müzededir. Bizim halkımızın haberi yok. Çünkü tarihimizi öğretmiyoruz. Atatürk’ü anlatmıyoruz. Toplanan paranın nasıl harcandığını anlatmıyoruz. Bütün bunlar yapılırken Osmanlı’nın borçları da ödeniyor.
ÜRETİMDEN KOPSUN İSTİYORLAR
Sivas’ta bir demir çelik fabrikası var. Orada da üretim lazım. 2019’dan söz ediyorum. Siz buradaki fabrikayı çalıştıramıyorsanız, üretim yapmıyorsa bunun sorumlusu siyasi iktidarlardır. İşçinin kabahati yok. Çalıştırmıyorlar. Türkiye’nin el âleme muhtaç olmasını istiyorlar. Türkiye üretmesin, üretimden kopsun istiyorlar. Tıpkı Osmanlı’nın önce üretimden koparılıp daha sonra tutsak hale getirilmesi gibi.
100 YILLIK SÜRECİ GÖRMELİYİZ
11 Ağustos 1937’de Haliç’te ilk Türk denizaltısının omurgasının yerleştirme töreni yapılıyor. Hani tek bir dikili ağacımız yoktu. Nereden nereye savrulmuşuz. Bunlar hep CHP iktidarı döneminde yapılıyor. Bunu söyleyenler tarih bilmiyorlar. Kabahat onlarda değil, onlara öğretmeyenlerde. Sadece çocuklarımızı değil, milyonlarca kişiyi böyle uyuttular. Sanayi Devrimi’ni kaçıran bir Osmanlı’dan Sanayi Devrimi’ni yakalayan genç bir Türkiye’ye... 100. yılı kutluyorsak, 100 yıllık bir süreci görmemiz lazım.
17 YILDA 170 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDENDİ
Son 17 yılda Londra’daki bir avuç tefeciye aldığımız borçlarla ödediğimiz faiz 170 milyar dolar. AK Partili kardeşlerim özellikle dinlesinler. 17 yılda 170 milyar dolar faiz ödediler. Fabrikalarımız kapanmak üzere, Türkiye üretimden kopartılıyor. Türkiye’yi tarımdan kopardılar. Çiftçiyi üretemez hale getirdiler. Her şeyi ithal ediyoruz. Her vatandaşın kendi tarihimizi düşünmesi lazım. Her vatandaşımıza bunu anlatabilirsek çok şey kazandırırız.
KRİZ YOK DEDİLER
Bir krizin ortasındayız. Biz CHP olarak, sorumluluğumuzun bilincinde olarak krizin başında, daha geniş kitleler krizi yaşamadan 13 Ağustos 2018’de “Bu krizden şöyle çıkabiliriz” diye bir toplantı yaptık. Dinlemediler “Kriz yok” dediler. Bugün kendileri söylüyor kriz var diye. Siyaset adamının öngörüsü kısırsa, ülkeyi yönetemez.
SURİYELİLER’E DEĞİL, GETİRENE KIZIN
Türkiye’nin bir dış politikası yok, ABD ve Rusya’nın bir dış politikası var. Pinpon topu gibi Amerika ile Rusya arasında gidip gelen bir yönetim var. Suriye’ye girildi, neden? Ortadoğu bataklığına girildi, neden? Gelen Suriyelilere kızıyoruz. Suriyelilerin bir gühanı yok ki. AK Partili kardeşlerime söylüyorum: Kızacaksan Suriyelileri buraya getirenlere kızacaksın sen.
MUSTAFA KEMAL’E VERİLMEYEN YETKİLER BİR KİŞİYE VERİLMİŞ
CHP lideri Kılıçdaroğlu; “Türkiye’ye karşı sorumluluğu olan bir partinin Genel Başkanı olarak mevcut yönetime 5 temel konuda çağrı yapmak isterim: Madem ki 100. yıldayız, madem ki Sivas’tayız. Madem ki ilk kurultayın yapıldığı yerdeyiz madem ki manda burada reddedilmiştir, bağımsızlık savunulmuştur. Bize düşen belli konularda çağrı yapmaktır” diyerek şunları sıraladı:
CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLMALI
Birincisi; kesinlikle ama kesinlikle Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. Cumhurbaşkanları devletin sigortasıdır. Siyasi partiler arasında sorun çıkarsa, anlaşamazsa Cumhurbaşkanı bunları davet eder. Böyle bir ortam şu anda yok. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin sigortası yok. Bir Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olamaz. Bütün devleti bir kişinin iki dudağına bağlanmış. Mustafa Kemal’e verilmeyen yetkiler bir kişiye verilmiş. Milli Kurtuluş Savaşı’nı yöneten TBMM’ye bakın. Nerede bu Meclis? 1920 yıllarda yayımladıkları bildirinin aynısını yayımlamaktan aciz bir Meclis.
GÜÇLER AYRILIĞI İLKESİ
Dünyada sağlıklı işleyen bütün demokrasilerde güç kontrol edilir. Kontrolsüz güç; güç değil, baskı aracıdır. Devlet artık eski devlet değil. İki devlet var şu anda Saray devleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti. Devlet içten içe çürüyen bir mekanizmaya dönüştü.
YÖNETİMDE ŞEFFAFLIĞI
Devlet yönetiminde şeffaflık sağlanmalı. Dünyanın bütün demokrasilerinde yöneticiler toplanan vergileri harcarken hesap verirler. Şeffaflık diye bir şey yok. Soruyoruz şehir hastanelerini, havaalanını kaça yaptın? Söyleyemem, sır. Elin oğlunun bildiği şey niye sır oluyor? O zaman garanti verme. Niye garanti veriyorsun? Sayıştay’ı kontrol ediyor, rapor yazma diyorsanız olmaz.
EKONOMİK SOSYAL KONSEY TOPLANMALI
Bir ekonomik kriz yaşanıyor ama Saray bunun farkında değil. Saray’da kriz yok. Fakirliğin, işsizliğin, işten çıkarmaların ne olduğunu bilmezler. O zaman yapılması gereken; Ekonomik Sosyal Konseyi topla kardeşim. Sanayicisi, çiftçisi, sendikacısı, esnafı ne diyecek? En son 5 Şubat 2009 toplandı. 2019’dayız 10 yıl geçmiş. Dert öğrenmeye niyetleri yok.
Garantiler Türk Lirası’na çevrilmeli: Verilen garantileri Türk Lirası’na çevirin. Faturayı vatandaşlar ödüyor. Dünyanın ihalesini verdin, dolar garantisi verdin. İnsaf ya. Garantileri Türk Lirası’na çevireceksin.
Kılıçdaroğlu’nun Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümü paylaşımı
Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümü dolayısıyla paylaşımda bulundu. Kılıçdaroğlu, paylaşımında şunları kaydetti: “Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ya istiklal ya ölüm’ sözlerinde temellenen ve tutsaklığa karşı direnme kararının meşalesi olan, milletin kayıtsız şartsız egemenlik isteğini ve mücadele kararlılığını simgeleyen, bağımsız, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.”
PM’DEN 100. YIL BİLDİRİSİ
CHP PM toplantısının ardından Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümü dolayısıyla bir sonuç bildirisi yayımladı. Bildiride, CHP’nin 100 yıl önce olduğu gibi bugün de Saray rejiminin yurttaşlara reva gördüğü haksız, hukuksuz ve adaletsiz yönetim anlayışına karşı demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü kararlılıkla savunacağı ifade edildi. Bildiride, “Sivas Kongresi’nin 100. yılında bölgemizde ve dünyada yaygınlaşan her türlü yeni mandacılık ve yeni himayecilik yöntemlerini reddettiğimizi beyan ediyoruz” görüşü belirtilirken Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında beş temel başlıkta yaptığı çağrı da tekrarlandı.
CHP Parti Meclisi, Sivas Kongresi'nin 100. yılı nedeniyle Sivas'ta toplandı. PM sonuç bildirgesi açıklandı. Sonuç Bildirgesi'nde Kılıçdaroğlu'nun AKP'ye yaptığı 5 maddelik çağrı yer aldı.
Sonuç Bildirisi şöyle;
Bugün, Sivas Kongresi’nin 100. yıldönümünü gururla kutluyoruz.
Sivas Kongresi, esaret ve tahakküm altında yorgun düşmüş ve fakirleşmiş büyük bir milletin, emperyalistlerin manda ve himayesini reddederek, tüm güçlerini tam bağımsızlık için birleştirdiği ve milli iradeyi tek kurtarıcı olarak ilan ettiği bir büyük şahlanıştır.
Sivas Kongresi, halkımızın vicdanından yükselen Kuvayı Milliye ruhunu, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleştiren kongredir.
Sivas Kongresi, Büyük Önderimiz ilk Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadeleriyle, Kuvayı Milliye Ruhundan ve Müdafaa-i Hukuk anlayışından neşet eden, onun bağrından doğan Cumhuriyet Halk Partisi’nin de ilk kurultayıdır.
İlk kurultayımızın ve ilk genel başkanımızın aydınlattığı yolda partimiz, yüz yıldır her türlü hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı, ayrım yapmadan tüm yurttaşlarımız için hakkı, hukuku, adaleti savunmaya devam etmiştir ve edecektir.
Köklerini Müdafaa-ı Hukuk anlayışından alan ve çok partili demokrasiye geçişin öncülüğünü yapan partimiz, aziz milletimizin büyük mücadeleler sonunda elde ettiği hukuki ve demokratik kazanımları koruma kararlılığındadır.
Hiç şüphesiz ki, bu kazanımların en büyüğü tüm yetkilerin bir saraydan, bir tek adamdan alınıp Meclis’e, milletin temsilcilerine, yani milletin kendisine verilmiş olmasıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıl önce olduğu gibi bugün de, saray rejiminin yurttaşlarımıza reva gördüğü haksız, hukuksuz ve adaletsiz yönetim anlayışına karşı, yurttaşlarımızın birlikteliğini, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü kararlılıkla savunacaktır. Milletimizin demokratik iradesinin ve refahının önündeki tüm engelleri kaldırmak için mücadele edecektir.
Bu çerçevede öncelikle;
1) Cumhurbaşkanının kesinlikle tarafsız olmasını,
2) Güçler ayrılığı ilkesine mutlaka uyulmasını,
3) Devlet yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin sağlanmasını,
4) Ekonomik ve Sosyal Konseyin düzenli olarak toplanmasını,
5) Kamu Özel İşbirliği Projelerine döviz bazında verilen garantilerin derhal TL’ye çevrilmesini gerekli görüyoruz.
Sivas Kongresi her türlü manda ve himayeyi reddetmişti. Bugün dünyada emperyalizmin yeni biçimleri, yeni manda ve himaye yöntemleri halkları sömürmeye devam etmektedir. Sivas Kongresinin 100. yılında bölgemizde ve dünyada yaygınlaşan her türlü yeni mandacılık ve yeni himayecilik yöntemlerini reddettiğimizi beyan ediyoruz.
Sivas Kongresi, bağımsızlık, özgürlük ve adalet yürüyüşümüzdeki ilham kaynağıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi olarak, ulusumuzun birliğine ve bütünlüğüne, vatanımızın bağımsızlığına ve milletimizin iradesine olan sarsılmaz inancımızı yüzyıl önce olduğu gibi bugün de Sivas’ta, aynı heyecan ve kararlılıkla yineliyoruz.
Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere dünya tarihinde emperyalizme karşı en şanlı mücadeleyi veren vatansever yurttaşlarımıza bir kez daha minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Yeni Soluk
Yorum Yap