CHP’li Toprak: “Salgın’dan daha büyük bir tehlike ülkemizi tehdit ediyor!”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, ülkemizi tehdit eden kuraklığa dikkat çekerek, “Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu susuzluk ve kuraklık tehdidinin boyutları NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından tespit edilerek Türkiye’ye yönelik uyarılar gündeme getirildi. NASA’nın earthobservatory.nasa.gov adlı internet sitesinde yayınlanan uydu görüntüleri Türkiye’nin büyük bir kısmının şiddetli bir kuraklıkla yüz yüze olduğunu sergiliyor. İstanbul’a su sağlayan çok sayıdaki su kaynağı ve havzanın 15 yılın en düşük su depolama seviyelerine düştüğüne dikkat çekiliyor. Koşulların bu şekilde devam etmesi durumunda başta tarım olmak üzere toplumsal ve doğal yaşamın, beslenmenin, ülke ekonomisinin büyük bir tehdit altında kalabileceği vurgulanıyor” dedi.

Toprak konuya dair şunları söyledi:

“Toplumsal yaşamın yanı sıra ülke ekonomisini de ağır tehdit altında bırakan susuzluk ve kuraklık tehdidi, iktidarın 19 yıldır uyguladığı, rant, betonlaşma, doğa ve ormanların tahribi, iktidar müteahhitlerine dağıtılan HES lisanslarıyla doğal yaşamın yok edilmesi politikalarının sonucudur. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından yayınlanan uydu haritalarıyla Türkiye’nin doğasının nasıl ‘kurutulduğunun’ dehşet boyutları sergilendi!

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu susuzluk ve kuraklık tehdidinin boyutları NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından tespit edilerek Türkiye’ye yönelik uyarılar gündeme getirildi. NASA’nın earthobservatory.nasa.gov adlı internet sitesinde yayınlanan uydu görüntüleri Türkiye’nin büyük bir kısmının şiddetli bir kuraklıkla yüz yüze olduğunu sergiliyor. İstanbul’a su sağlayan çok sayıdaki su kaynağı ve havzanın 15 yılın en düşük su depolama seviyelerine düştüğüne dikkat çekiliyor. Koşulların bu şekilde devam etmesi durumunda başta tarım olmak üzere toplumsal ve doğal yaşamın, beslenmenin, ülke ekonomisinin büyük bir tehdit altında kalabileceği vurgulanıyor. Uydular üzerinden çekilen görüntülerle hazırlanan haritalarda 11 Ocak 2021 itibarıyla yeraltı sularının düzeyi de gösteriliyor. 1948-2010 arasındaki dönemin kıyaslandığı haritada su alanlarının ve yeraltı sularının nasıl değişim gösterdiğine dikkat çekiliyor.

Akiferlerdeki yeraltı suyunun, birçok ülkede ürün sulama ve içme suyu için önemli bir kaynak olduğu ve ayrıca kurak dönemlerde akarsuları besleyebileceğini dile getiren NASA ikinci haritada ise, 11 Ocak 2021 itibarıyla bitkilerin kök salma bölgesi olarak adlandırılan toprağın en üst kısmındaki toprak nemi tahminlerini gösteriyor. Bu bölgedeki nemin, doğal yetiştirme için mevcut su olduğu, tarım için hayati olan bu suyla ürün alındığı belirtiliyor.

TEK SORUMLUSU İKTİDARDIR

NASA’nın yanı sıra Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye merkezi tarafından yapılan çalışma sonrasındaki açıklamada da Türkiye’nin su kaynaklarının risk altında olduğu belirtilerek, sadece yüzey sularının değil yeraltı sularının da seviyesinin alarm verdiği kaydedildi. Türkiye’nin dünyanın uyarılarına neden olacak düzeyde bir susuzluk ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalmasının tek sorumlusu iktidardır. 19 yıldır doğa, orman, kıyıları, meraları, otlakları rant uğruna yapılaşmaya açıldı, maden ruhsatlarıyla yeşil alanları, zeytinlikler, fındık bahçeleri yok edildi. Yağmuru, yağışı çeken tetikleyen yeşildir, ormandır. Yağan yağmurun toprakla buluşmasını, dereye, çaya ulaşmasını, yeraltında depolanmasını, toprağı nemlendirerek bitkilere hayat vermesini engelleyen ise betondur, asfalttır.

KUZEY MARMARA OTOYOL PROJESİNDE KESİLEN MİLYONLARCA AĞAÇLA YOK EDİLDİ.

Başta İstanbul olmak üzere tüm kentleri, kasabaları beton ormanına çeviren iktidarın inşaat-rant-beton politikalarıdır. Taşocakları, maden ocakları, dağların, kayaların patlatılarak dümdüz edilmesiyle kayaların arasından sızarak yeraltında toplanan yeraltı su kaynakları yok edildi.

Aslında NASA’nın 11 Ocak 2021’de görüp uyardığı tabloyu biz yıllardır biliyoruz, görüyoruz, iktidarı uyarıyoruz. Kentlere ihanet ettiklerini, mezarlıklar dışında yeşil alan bırakmadıklarını söyleyen de kendileri, Cumhurbaşkanına bir satırlık kararla dilediği ormanı yok etme, yapılaşmaya açma, kıyıları ranta çevirme yetkisi veren de kendileri!

Karadeniz’de HES projeleriyle tüm su kaynakları ağır tahribata uğradı. Ülkemizin en çok yağış alan en yeşil bölgesi kuraklığın, tahribatın pençesine düşürüldü. İstanbul’un akciğerleri Kuzey Ormanları, Istrancalar Kuzey Marmara Otoyol projesinde kesilen milyonlarca ağaçla yok edildi. Yağmurun soluğu kesildi hâlâ Kanal İstanbul rantı peşindeler.

DERELERİN, GÖLLERİN SUYU KURUTULDU.

AK Parti iktidarı döneminde milyarlarca ton asfalt ve betonla kaplandı ülkenin her yanı. Üç Van gölü büyüklüğünde sulak alan, su havzaları yok edildi. Bu kadar betonla sadece toprağın üstündeki su varlığımız değil altındaki su kaynaklarımız da kurudu. Çocukluğumuzda coğrafya kitaplarında okuyup öğrendiğimiz ‘Göller Bölgesi’ artık çöle dönüştü. Akiferlerin yok edilmesi kayalardan, kayaların gözeneklerinden yeraltına sızan yağmur, karın yolunun kesilmesidir. İnşaat uğruna taş ocaklarında dinamitlerle patlatılıp yok edilen dağlar, kayalarla suyun yolu kesildi. Altın hırsı uğruna Valilik izniyle bir gecede binlerce yıllık doğa harikası Dipsiz Göl yok edildi. İktidarın DSİ’ye uygulattığı ‘Bin günde bin gölet’ projesiyle Anadolu’nun dört bir yanında müteahhitlere inşa ettirilen beton göletler için derelerin, göllerin suyu kurutuldu.

SALGIN’DAN DAHA BÜYÜK BİR TEHLİKE ÜLKEMİZİ TEHDİT EDİYOR!

Tarım ve Orman Bakanı şimdi çıkmış 30 milyar harcayarak 2023’e kadar 150 yeraltı barajı inşa edeceklerini, 25 yeraltı barajının yakında Cumhurbaşkanı tarafından toplu açılışının yapılacağını söylüyor. Yer üstünde müteahhitlere aktardıkları baraj, santral, yol, köprü, Şehir Hastanesi vb. rantlardan sonra şimdi yeraltına el attılar. Bu nasıl bir talan ve doymazlık politikasıdır!

NASA’nın gördüğünü Meteoroloji Genel Müdürlüğü de görüyor ve en kurak dönemin yaşandığı uyarısında bulunuyor. Bunun için iktidarın bir planı, programı, eylem planı var mı ortada? Yok bilmiyoruz. Yağmur yağmadığı zaman kuraklık, yağdığı zaman ise betonlaşmadan dolayı gidecek yol bulamayan sular sele dönüşüyor. Salgın’dan daha büyük bir tehlike ülkemizi tehdit ediyor!”