CHP’li Özdemir: Siyasi etik kanunu çıkarmayanlar ‘siyasi etik’ diyor

“2017 Anayasa değişikliğinde sağlıklı bir süreç işletilemediği gibi bugün de iki siyasal partinin hazırlamış olduğu seçim kanunu teklifi bir seçim mühendisliğinin yansıması” olduğunu ifade eden CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, “Oysa bu düzenlemeler siyaset kurumumuzu ve bütün demokratik süreçlerimizi etkileyen kanunlardır. Seçim kanunları sadece bizi veya bugünkü siyasi partileri değil gelecek nesilleri de etkileyecek. Demokrasi standartlarımızı ve var olan birikimimizi ya da yaşadığımız eksikleri giderme noktasında daha kapsamlı yasalar yapmaya ihtiyacımız yine eksik bırakıldı” dedi.

TÜM SİYASİ PARTİLERİN UZLAŞTIĞI BİR SEÇİM YASASI OLUŞTURAMADIK

TBMM Anayasa Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul edilen seçim kanunu teklifi üzerine konuşan Sibel Özdemir, “Anayasa değişikliği görüşmelerinde ‘temsilde adalet, yönetimde istikrar’ söylemini çok tartışmıştık. Koalisyonları ortadan kaldıran bir süreç olduğu ve sağlıklı bir sürecin işleyeceği söylendi. Tam tersine bizzat siyasi iktidar tarafından ‘pazarlık’ ve ‘siyaset kurumu’ kavramları birlikte anılmaya başlandı. İttifakların içindeki süreci tekrar tekrar tartışıyoruz. Sürekli bir revizyon ihtiyacı doğuyor. Çünkü sağlıklı bir şekilde tartışma, istişare ve müzakere süreci işletilmediği için tüm siyasi partilerin uzlaştığı bir seçim kanunu ve sistemi oluşturamadık” dedi.

CHP’li Özdemir, Cumhur İttifakı üyesi iki siyasi partinin hazırladığı kanun teklifiyle ilgili şunları kaybetti:

SİYASİ ETİK KANUNU ÇIKARMAYANLAR ‘SİYASİ ETİK’ DİYOR

"Teklifin sahipleri ‘siyasi etikten’ bahsediyor. Fakat siyasi etik anlamında yapmamız gereken ciddi yasal mevzuatlar var ve bunlar gündeme alınmıyor. Bu yasal düzenlemeleri yapmadan sadece grup kurma kararını ortadan kaldırmak daha önce de olduğu gibi sağlıklı sonuç doğurmayacaktır. Çünkü öncelikle Siyasi Etik Kanunu'nda yapılması gereken düzenlemeler bulunmaktadır."

DÜNYA DEMOKRATİKLEŞME VE OTORİTERLEŞME OLARAK İKİYE AYRILIYOR

"Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu olarak geçen hafta da Brüksel'de Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonundaydık. Gerçekten Türkiye ya da dünyada temel tartışmalar, demokratikleşme ve otoriterleşmeyle olarak ikiye ayrılmış durumda. Bu anlamda Cumhur İttifakı üyesi iki siyasi partinin baş başa hazırladığı kanun teklifinin gerekçesi olarak Türkiye'nin ‘demokrasi çıtasını ve standartlarını yükseltme’ noktasında bir hedef ortaya koyması son derece çelişkilidir. Seçimlerin demokrasinin tek standardı olduğu görüşü bir kez daha tekrar edilmiştir. Elbette demokrasinin ana unsurlardan bir tanesi güvenli, sağlıklı ve temsiliyeti sağlayan seçimlerdir. Fakat bunun yanında parlamentonun oluşumu, görevleri, yetkisi, karar alma biçimleri ve yasa yapma süreçlerini de tartışmamız gerekiyordu. Kurumsal bağımsızlık ve güçler ayrılığını tartışmamız gerekiyordu. Bunlarla birlikte yeni sistemde bir hükûmet ve yürütme yapısı var ve bunların tek kişide toplanmasının demokrasimize ve ülkemize olan ağır maliyetlerini de tartışmamız gerekiyordu."

SEÇİM KANUNU TEKLİFİ BU HALİYLE AB SÜRECİNDE GERİYE GİDİŞLERİ HIZLANDIRACAK

"Türkiye'ye uluslararası raporlarda, AB raporlarında, Avrupa Konseyinin, Venedik Komisyonunun raporlarında çok ciddi eleştiriler ve tavsiyeler de var. Ama bizim asıl hedefimiz ya da odaklanmamız gereken nokta, eğer demokratikleşme noktasında adım atacak ya da bu standardı yükselteceksek biz Türkiye olarak, bu uluslararası raporlardaki atıflara dikkat etmemiz gerekiyordu. Gerçekten sağlıklı, iyi işleyen bir demokratik yapı oluşturmak istiyorsak bağımsız kurumlar, güçler ayrılığı, parlamentonun yetkileri ki son referandumla gerçekten ciddi sorunlar olduğunu kabul etmemiz gerekiyordu. Seçim yasası bu haliyle AB çıtasından geriye gidişleri hızlandıracatır.

Türkiye'nin gerçekten demokratikleşme noktasında adımlar atması gerekiyorsa çok yapısal sorunlar var ve bu yapısal sorunları Parlamentonun ve ilgili tüm tarafların katılımıyla çok kapsamlı çalışmamız gerekiyordu. Fakat siyasi iktidar tarafından bunların hiçbiri yapılmadığı için demokrasi standardımızı ileriye taşımak bir yana geriye götürecek düzenlemelere yer verilmektedir."