CHP’li Emecan Sordu: Hazine arazileri yandaş vakıflara mı verilecek?
AKP’li 85 milletvekilinin imzası olan “Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sürüyor. 39 maddeden oluşan ve 17 kanunda değişiklik yapılan teklifte, maddeler görüşülüyor.
Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, teklifin 14. Maddesi için “hazine mallarını kendi mülkleri gibi satıyorlar” dedi. Emecan, “Bu ülkenin değerlerini sadece üç yıl kullanmış olmak bu araziye öncelikle olarak sahip olma hakkını verir mi?” ifadelerini kullandı.
Emecan’ın teklifte hazine arazilerini 3 yıl kiralayanlara bu arazilerin satışını kolaylaştıran 14. madde ile ilgili TBMM Plan Bütçe Komisyonu’ndaki konuşması şöyle:
14’üncü maddede yapılan değişiklikle ikinci fıkrada bir düzenleme yapılıyor, işlenmiş metne baktığımızda: “Ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere verilen taşınmazlar 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde ihale yoluyla satışa konu edilebilir." diyor. Diğer cümle "İhalenin yapıldığı tarihte en az üç yıl süreyle taşınmazları sözleşmeye dayalı olarak kullanan kiracılar, öncelikli olarak satın alma hakkına sahiptir. Öncelikli satın alma hakkının kullanılmasında dokuzuncu fıkra hükümleri kıyasen uygulanır.” ifadesini görüyoruz.
Birincisi, Sayın Güler hep “Vatandaşlarımızın talepleri, vatandaşlarımızın istekleri” şeklinde bir ifade kullandı ama burada, ticari faaliyette kullanılmak üzere kiralanan hazine taşınmazlarının içerisinde mutlaka vakıflara da kiralanan çeşitli ticari üniteler de vardır. Ancak bu ticari faaliyette kullanmak üzere, etki analizinizde de “500 taşınmaz bulunmaktadır.” deniyor. Sormak istiyorum: Bu 500 taşınmazın içinde vakıflara ait kullanılan, tahsis edilmiş kaç tane taşınmaz bulunmakta?
Bu arazilerin üzerinde sözleşmeye dayalı olarak kullanan kiracılar olanlar var ve onlara “üç yıl süreyle kullananlar” şeklinde bir muafiyet, bir kolaylık getiriyorsunuz.
İkincisi, öncelik tanındığına göre -tamam öncelik tanınabilir belki kullandığı için- bir imtiyaz sağlanıyor yani eşitlik yok onun altını çizelim. Artı, satışa sunulan yerler hazineye ait alanlar değil mi? Yani bu ülkenin değerleri. Bu ülkenin değerlerini sadece üç yıl kullanmış olmak bu araziye öncelikle olarak sahip olma hakkını verir mi? Üç yıl çok kısa bir süre. Niye üç yıl kullanan bir insana/şirkete siz Hazine taşınmazını satıyorsunuz? Üç yıl gibi kısacık bir sürede Hazine arazisi satılır mı?
Mesela “vakıf üniversiteleri” diyoruz, baktığımız zaman işte vakıf üniversitesine örnek Bilkent Üniversitesini vereyim, arazilerini kaç yıldır kullanıyor? Evet, tabii ki hakkıdır yani gidip de orayı başka birinin satın alması çok doğru değil. Ama üç yıl nedir, göz açıp kapayana kadar geçer, hazine arazilerinin satışından bahsediyoruz burada, kendi mülkünüzü satmıyorsunuz sonuçta. O nedenle hakkaniyetli olması açısından bu üç yılın çok daha uzun bir süreye çıkarılması lazım yoksa bu üç yılla birtakım haksızlıklar yaşanabilir.
Ya da kimdir bu ticari faaliyette bulunanlar, o zaman bize bunların bir listesi verilsin. “Kimlere bir imtiyaz sağlanmaya çalışılıyor.” diye de bizim sorma hakkımız doğuyor. Birtakım vakıflara, yerlere, birtakım ticari mekânlar dükkân olarak kiralanabiliyor. İktidara yakın vakıflar yok mu? Var. Aile vakıfları yok mu? Var. İtiraz mı edeceksiniz bunlara? Buranın içinde var mı, yok mu? Bakın, soru soruyorum, bizi aydınlatın, kafamızın içindeki soru işaretleri de giderilsin. Maddeyi en azından daha olumlu görelim biz de. Yani bu tanınan süre çok düşük bir süre hazineyle ilgili. O nedenle bu sorunun cevabını alalım sizden. Varsa bir liste oluşturabilirseniz de görelim, kimlere satış yapılıyor. Bu üç yıl süre neye göre belirlendi, neden üç yıl belirlendi?
Yeni Soluk
Yorum Yap