CHP’li Emecan: KKM, kendi ellerinizle yarattığınız bir canavar hâline dönüştü

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, yurttaşın beklediği desteklerin torba kanunda olmadığını belirterek “Ne olduğu belli olmayan bir ekonomi modelinde hâlâ çok ısrarcısınız ama bugüne kadar ekonomiyle ilgili öngörülerinizin hiçbiri tutmadı ve buna rağmen hâlâ Cumhurbaşkanı ‘Politika faizini düşürmeye devam edeceğiz.’ diyor. 2022 bütçesinden ilk sekiz ayda ödenen faize baktığımız zaman karşımıza 250 milyar gibi bir rakam çıkıyor. Çiftçiye verilen 25 milyar, esnafa verilen 6 milyar, faize giden 250 milyar. Peki, o zaman bu, faizle nasıl bir mücadele? Bunun açıklamasını bir türlü yapamıyorsunuz.” dedi.

CHP’li Emecan’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkındaki konuşması şöyle:

ÖĞRENCİLERİN BARINMA VE BESLENME SORUNLARINA ÇÖZÜM BU TORBADA DA YOK!

Bu teklifin içinde neler var diye baktığımızda; vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yönelik bazı düzenlemeler olsa da hiç yeterli değil ama seçime ait düzenlemeler var. Bu yeterli olmayacaktır çünkü bozuk bir sistemi düzeltmek için, yapısal sorunlara yönelik hiçbir düzenleme içermediği için bu kanun teklifi ancak günü kurtaran, belki de sistemi "Yapayım." derken bozacak olan düzenlemeleri içeriyor.

Mesela, neler var? Sicil affı var, bu sicil affının da ne kadar faydalı olduğu tabii tartışılıyor. Öğrencilerin yükseköğrenim ve katkı kredisi borçlarının borç faizlerinin silinmesi var; Cumhurbaşkanı bu açıklamayı 18 Temmuz’da kabine toplantısı sonrası yapmıştı. Neyin üzerine yapmıştı? Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun öğrencilere "Ödemeyin, biz iktidara geldiğimizde bu faiz borçlarınızı sileceğiz." açıklaması üzerine yapmak zorunda kalmıştı. Neyse ki öğrencilerimiz bir nebze de olsa bu düzenlemeyle evet, nefes alacaklar ama öğrencilerin sorunları sadece bu borçların faizlerinin silinmesiyle bitmiyor, öğrencilerin barınma sorunları var, öğrencilerin beslenme sorunları var; bu tekliflerin hiçbirisi bu tür sorunlara çözüm olamıyor. Ancak aradan böyle cımbızla çekilen, üstünde durulan, bizlerin gündeme getirdiği sorunlardan birkaçını göstermelik çözmüş olmak için getirildiğini görüyoruz.

ASGARİ ÜCRET 7 AYDA ERİDİ BİTTİ

Yönettiğiniz ekonomide hiçbir iyileşme olmadığı gibi gittikçe de daha kötüye gidiyor. Bu getirdiğiniz torbalarla sorunları çözemediğiniz gibi milletin de size alkış tutmasını bekliyorsunuz. Mesela Cumhurbaşkanı "Önümüzdeki yılbaşında tüm ücretlilerin kayıplarını telafi edecek şekilde yeniden gözden geçireceğiz." dedi. Örneğin asgari ücreti 5.500 TL yaptığınızda alkış aldınız ama kaç gün sürdü bu alkış? Bugün açlık sınırı 7 bin lirayı geçti, yoksulluk sınırı 24 bin lirayı geçti, asgari ücret eridi bitti; ne yapacaksınız şimdi? Tekrar asgari ücrete zam mı yapacaksınız, bu şekilde sorunların çözüleceğine mi zannediyorsunuz? Ücretler TÜİK enflasyonuna göre artıyor ama gıda fiyatları, enerji zamları ve aslında vatandaşlarımızın diğer tüm harcamaları enflasyonun üç, beş katı maliyetleri artmaya devam ediyor.

HALK EKONOMİK DURUMU SİZDEN DAHA İYİ ANALİZ EDİYOR

Biz il il, ilçe ilçe, köy köy hem geçtiğimiz dönemde hem de yaz döneminde dolaştık, vatandaşlarımızla görüştük, esnaflarımızla görüştük, köylülerimizle görüştük. Hepsi ne diyorlar biliyor musunuz: "Fiyatlar artmasın, başka bir şey istemiyoruz, alım gücümüz düşmesin." Ama siz bu sesi bir türlü duyamıyorsunuz, duymuyorsunuz, halk ekonomik durumu sizden daha iyi analiz ediyor.

GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETİ YOK ETTİNİZ

Ekonomik tercihlerinizle gelir dağılımındaki adaleti de maalesef yerle bir ettiniz. Aslında en önemli konulardan bir tanesi bu gelir dağılımındaki adalet. Ekonominin büyüme rakamlarıyla övünüyorsunuz, evet, ekonominin büyümesi belki önemli ancak bu büyümeden kimin pay aldığı daha önemli. Örneğin Ocak-Haziran 2022 döneminde Türkiye ekonomisi bir önceki yıla göre 7,5 büyüdü, bravo! Peki, "Kim büyüdü, kimler büyüdü?" diye baktığımızda bu süreçte sermaye büyüdü; ücretli kesimlerin, çalışanların, işçilerin maalesef ücretleri küçüldü. Milyonları kapsayan bir bölüşüm şoku yaşıyoruz, aslında bütün yaşadığımız sıkıntıların temelinde de bu yatıyor, en büyük problemlerden birisi bu. Öncelikle bu adaletin sağlanması gerekiyor.

ÇALIŞANLAR EKONOMİK BÜYÜMEDEN PAYINI ALAMIYOR

Dar gelirli millî gelirden, ekonomik büyümeden payını alamıyor ve gittikçe yoksullaşıyor. 2002'de iş gücünün millî gelirden aldığı pay yüzde 29 iken aradan geçen yirmi yılda bu 18'e düşmüş. Son iki yılda ücretli çalışanların, işçilerin millî gelirden aldığı pay yüzde 11,4 azalırken sermayenin aldığı pay yüzde 11,1 büyümüş yani ücretliden alınmış, sermayeye verilmiş. 2011'de Cumhurbaşkanı "Kişi başı gelir 25 bin dolar olacak." demişti; hem bu hedef hayal oldu, kişi başı gelir 9.500 dolarda ve bu geliri bile adil dağıtamıyorsunuz.

Hem faizi düşüreceksiniz hem enflasyonla mücadele edeceksiniz ya, en son orta vadeli programda enflasyon hedefiniz yılsonu için yüzde 65 olarak belirlenmişti; TÜİK enflasyonu bugün yüzde 83-84'lere dayandı. Peki, planınız ne? Bu torba kanunlarla jet hızında yılsonuna kadar bu enflasyonu düşüreceğinizi mi hayal ediyorsunuz?

TÜİK, HALKIN ENFLASYONUNDAN KOPTU

TÜİK ve ENAG'ın enflasyon verilerinde bir karşılaştırma yaptım, Aralık 2021 tarihinden dokuz ay sonra Eylül 2022 tarihine kadar TÜİK'in ve ENAG'ın yıllık enflasyon açıklamalarının arasındaki farka baktığımızda Aralık 2021'de aradaki fark 46 puanken bugün Eylül ayı 2022'de 102 puan farka çıkmış fark. Bu gerçeklikten kopuştur, TÜİK'in artık toplumun yaşadığı enflasyondan kopuşudur.

KUR KORUMALI MEVDUAT YARATTIĞINIZ VE BÜYÜTTÜĞÜNÜZ BİR CANAVAR HÂLİNE DÖNÜŞTÜ

Ortalama dolar, kur tahminleri de OVP'de 2022 yılı için 16,62'ydi, bugün kur 18,65'i geçti. Kuru tutmak için yarattığınız kur korumalı mevduat hesabı için de her ay bütçeden milyarlar gidiyor, bu torbada da 23'üncü madde kur korumalı mevduat sahiplerine sağlanan vergi istisnası süresi bir yıl uzatılıyor. İlk vadenin dolduğu mart ayından ağustos sonuna kadar geçen altı ayda hazineden 75,6 milyar lira kur farkı ödendi ve Merkez Bankasından ne kadar ödendiği hâlâ açıklanmadı, bu konuda bilgi verilmedi. Kur korumalı mevduat aslında yarattığınız ve büyüttüğünüz bir canavar hâline dönüştü, bakalım altından nasıl kalkacaksınız.

BÜTÇEDEN KKM'YE AYRILAN PARANIN YARISIYLA BİLE ÖĞRENCİLERİN BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZÜLÜRDÜ

“Bu parayla aslında neler yapılırdı?” diye baktığımızda listelerce yapılabilecek şey sıralanıyor. Ben çok küçük bir örnek vereceğim. Yakın zamanda kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı bir müjde vermişti. Başka şehirlerde okuyan üniversite öğrencilerine yılda 2 kere ulaşım desteği sağlanacağıyla ilgili, inanın şu kur korumalı mevduata giden paranın yarısıyla değil iki ay, on iki ay o öğrencilere memleketlerine gidecek destek verilebilirdi, kalanıyla da yine o öğrencilerin beslenme sorunları çözülebilirdi. Barınmayla ilgili hadi yurt yapamadınız, en azından yurt sorununu karşılayamadığınız öğrencilere kira yardımları yapılabilirdi ama yine karşımıza bütçeyle ilgili tercihler geçiyor.