CHP, İstanbul il ve ilçe kongreler sürecini durdurarak ne yapmak istiyor?

Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul il ve ilçe kongreler sürecini durdurarak ne yapmak istiyor?

Ne yapmak istediği en azından şimdilik beni pek ilgilendirmese de CHP’nin İstanbul’da bu güne kadar yaptıkların baktığımızda… Şinasi Öktem’den başlayalım; önce atandı il ve ilçelerde örgütlenerek hemen peşinden girdiği seçimi Mehmet Bölük, ikinci kez ise Altan Öymen karşısında kazanarak iki kere seçilmiş il başkanı oldu…

2007 genel seçimlerinde milletvekili olunca il başkanlığına bu kez de Gürsel Tekin atandı. 2009 Yerel seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yürüttükleri seçim kampanyası 2010 yılında Baykal’ın Genel başkanlıktan ayrılıp yerine Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle birlikte MYK’ya seçilen Gürsel Tekin’in yerine atanan Berhan Şimşek parti içi siyasete devam dedi.

Hemen peşinden Nebil ilsever, onun peşinden Bahri Şahin amatörce yaptıkları hatalar sonucu siyaset sahnesini terk ederken aynı kadrodan Oğuz Kaan Salıcı İl Başkanlığına atandı. Bu atama da diğer klasik atamalar gibi ‘ekibini kur, kendini seçtir, sonrada bizi seç’ yolunu izleyerek oda milletvekili olarak il başkanlığını terk eyledi.

Kısaca; Ankara’nın genel taktiği böyle devam ederken Cemal Canpolat 2015 yılında atama matama olmadan dedi ki; “Ben İstanbul il başkanlığına adayım…” Ankara beylerinin hemen hemen tamamının desteğini aldığı Gökhan Zeybek karşısında net bir galibiyet alarak “her şeye rağmen ben kazandım” dedi…

Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz; belki de 1992 yılından bu yana CHP İstanbul’a örgüt üyelerinin desteğiyle ilk defa ön atama olmadan seçilerek gelen il başkanı Cemal Canpolat oluyordu… Evet, Cemal Canpolat ön atamasız başkan olmuştur…

Peki, 2 Aralık 2017 yani bu gün ne oldu; CHP Genel merkezinden Tekin Bingöl, Kamil Okyay Sındır imzalı bir yazı ile ‘gerekçe gösterilmeden’ İstanbul il ve ilçe kongreleri durduruluyordu. Bu durdurma Canpolat’a ve onu destekleyenlere bir muhtıradır. Tabii bunun devamı olarak yakında gereğince parti içi ‘darbe’ yani ‘görevden alma’ olasılığı yüzde 99…

Kısacası buradaki amaç; “Hepimiz sandıkta rakibini destekledik, lakin şu Canpolat’ı ters köşeye yatıramadık, görünen o ki bu kez de Canpolat bizi ters köşeye yatıracak. Elimizde imkân varken gereğini yapalım.”

Evet, Sayın CHP’li üyeler, delege ağaları ve Ankara beyleri siz ne kadar “ben örgütüm” deseniz de sizi ‘hiç ederek’ oyunu kendi kurallarına göre oynamış olup nihayetinde Genel başkanın bu duruma el koyması ve gereği olan darbeyi engellemesi gerekmektedir…

ALGI…

İstanbul’da şu mahallede ‘delege seçimleri ile oynanıldı’. Bu mahallede ‘delege silindi’. Falan mahallede ‘şöyle böyle oldu’ filan mahallede şöyle oldu diye yaratılan algı sonucu bir bardak suda fırtınalar kopartan bir grup siyaset erbabı ne yazık ki yarattıkları algı ile CHP Genel başkanını etkilemiş hatta kandırmışlardır. Bizim alabildiğimiz bilgiye göre; İstanbul İl yönetimi, il genelinde sadece ve sadece 3 mahalle de seçimleri iptal etmiştir. Düşünün; bir evde 17 tane delege var! Siz olsanız ne yaparsınız? Yine düşünün; bir ilçe başkanı her mahallede belirli sayıda delegeyi eksik yazarak seçim yapar, seçim sonrası boş bıraktığı mahallenin ya da mahallelerin eksik yazdığı delegelerini kendi belirlediği isimlerle doldurur… Evet, siz olsanız ne yaparsınız?

Buradan şu sonucu da çıkartabiliriz;

3-4 Şubat 2018 de yapılacak olan olağan kurultaya İstanbul gibi delege sayısı yoğun olan bir kentin olağan kurultay tarihine yetişmemesi bahane edilerek; kurultay tarihi belirli bir süre ertelenebilir-ki alınmış bir karar var  ‘YSK ne der?’ bilemiyorum, bunu hukukçular daha iyi bilir… İstanbul’un katılmayacağı bir kurultay yapılabilinir… Kayyum atanıp herşey Ankara’nın istediği yola sokularak olağan süreç devam edebilir… Ya da yapılandan geri dönülerek yola devam edilir…

Peki neden?

Şuanda mevcut olan MYK başta olmak üzere, İstanbul’dan giden PM üyeleri dahil hiç kimsenin önümüzdeki kurultayda İstanbul’un desteğini alabileceğini sanmıyorum. Söğütözü adresli siyasetçiler, doğal olarak “bana yaramayanı ne yapayım” düşüncesiyle İstanbul’a kerhen sahip çıkar durumdalar yada hiç sahip çıkmıyorlar… Bu kadar net!

Soru işareti ¿

Sahi; CHP Genel Merkezinden yollanılan bu yazıda İstanbul İl Kongresinin ‘neden, niçin, niye’ ertelendiğini belirten bir açıklama var mı?

***

SİYASİ PARTİLERDE DEMOKRASİ NASIL ÇALIŞIR?
Önce işine gelen birini malum göreve atarsın(Ön atama).
Sonra kafana göre yönetimini belirler, peşinden alt birimlerinde örgütlenmesi için tüm imkânları seferber edip, istediği gibi bir “teşkilat” (örgüt demiyoruz, örgüt tabandan tavana gönüllülük esasına göre olur) kurmasını sağlarsın.
O teşkilatla “delege” (seçici) belirlemesini, sonrada kendi belirlediği o delege ile seçime girip kendilerini onaylatmasını sağlarsın.
En sonunda onaylanan itaatkâr delege ile kendini seçtirir ve buna “DEMOKRASİ” denilmesini istersin.