CHP’den İş Güvenliği İş Cinayetleri İhlalleri Raporu

CHP, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu imzasıyla 28 Nisan 2019 İş Güvenliği İş Cinayetleri İhlalleri Raporu’nu yayımladı.

CHP’nin 'İş Güvenliği İş Cinayetleri İhlalleri Raporu' ile ilgili paylaşımı şöyle:

1914 yılında Kanada'da iş güvenliğine ilişkin bir kurum kuruldu. 70 yıl sonra 1984'te Kanada Kamu Çalışanları Sendikası bugünü kutlamaya başladı.

1992’de Britanya sendikaları “Ölenleri hatırlayalım–yaşamak için mücadele edelim” sloganıyla katıldı kutlamalara...

Dünya Sendikalar Birliği de 1996 yılında "İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma Günü" olarak kabul etti.

2001'de ise Uluslararası Çalışma Örgütü, "bürokratik ve konformist yapısına uygun biçimde", adını yumuşatarak "Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü"nü kabul etti. 28 Nisan, 2002’de de Birleşmiş Milletler’in takvimine girdi.

28 Nisan birçok ülkede resmi anma günü.

Dünya üzerinde her yıl yaklaşık 270 milyon “iş kazası” oluyor, 160 milyon insan çalışma koşullarının yol açtığı hastalıklara “yakalanıyor” ve yaklaşık iki milyon insan ölüyor. Dünya üzerinde her 15 saniyede bir işçinin, günde 6 bin işçinin “iş kazasında” ölmesi demek bu.

"Savaşlardan daha yüksek bir sayı. Ölümlerin bu sistematikliği, burada bir tür savaş olduğunu düşündürüyor zaten. Sistematik ihmallerin, sistematik maliyet düşürme hesaplarının, sistematik “bir şey olmaz”ların, sistematik “işin fıtratında var”ların yol açtığı bir toplu ölüm – öldürüm… Onun için, kaza değil cinayet…"

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin verilerine göre, 2018 yılında en az 1923 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Yapımına 2013 yılında başlanan İstanbul Havalimanı inşaatında resmi açıklamalara göre 52, sendikalara göre 400'den fazla işçi yaşamını yitirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılında Türkiye nüfusunun yüzde 28’ini oluşturan çocukların, aynı dönemde işgücüne katılım oranının yüzde 21,1’e yükseldiğini duyurdu.

TÜİK’te yer alan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2018'de, 82 milyon 3 bin 882 olan Türkiye nüfusunun 22 milyon 920 bin 422’sini (yüzde 28'ini) çocuk nüfus oluşturdu.

Verilere göre hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre de 2017 yılında 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 20.3 düzeyinden 2018 yılında yüzde 21.1’e yükseldi. Buna göre bu yaş aralığındaki her beş çocuktan biri çalışıyor.

Ücretsiz işçi ya da ucuz işgücü olarak en çok sömürülen kesim olan çocukların işgücüne katılma oranlarına cinsiyet bazında bakıldığında 2017 yılında işgücüne katılma oranı erkek çocuklarında yüzde 28,5 iken, aynı oran kız çocuklarında yüzde 11,8 oldu. Bu oran, 2018 yılında erkek çocuklarında yüzde 30, kız çocuklarında değişmeyerek yüzde 11,8 oldu.

İSİG'in "Türkiye'de Çocuk İşçiliği ve Çocuk İş Cinayetleri Raporu"na göre, 2013'ten 2018'in ilk 5 ayına kadar 319 çocuk iş cinayetleri nedeniyle yaşamını yitirdi. (daha sonra açıklanan 2018 raporunda, 14 yaş ve altı 23 çocuk işçinin, 15-17 yaş arası 44 çocuk/genç işçinin öldüğü belirtildi... Bu yılın ilk üç ayında da en az 388 işçi öldü. 24'ü kadın, 16'sı çocuk, 33'ü mülteci/çocuk...)

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çocuk işçilikle mücadele ve çocuk işçiliği durdurmak için “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı” hazırladı ve 2018 yılını “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı” ilan etti.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Çocuk Çalışmaları Birimi tarafından bu yılın Ocak ayında “Türkiye’de Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı 2018 Değerlendirme Buluşması” gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve Gözde Durmuş’un verdikleri bilgilere göre, "Türkiye’de çocuklar tarımda, sanayide ve hizmet sektöründe kayıt dışı olarak çalıştırılıyor. Son dönemde yapılan çeşitli çalışmalara göre de çocuklar tarımın yanı sıra, tekstil ve ayakkabı başta olmak üzere üretimde, pazar ya da dükkânlarda satışta, çeşitli işkollarında çırak olarak çalışıyor.

Çocuk işçiliği çocukların fiziksel, zihinsel, manevi, ahlaki ve sosyal gelişimine engel olan ve çocukları ekonomik sömürüye, eğitimleri açısından sakıncalı durumlara, sağlıklarını tehdit eden koşullara maruz bırakan işler. Yani çalışan çocuklar gelişimsel anlamda büyük sorunlar yaşıyor. Kanunlara göre çalışabilecek yaşlarda olan çocukların çalışma koşullarının da büyük oranda yasalara uygun olmadığı görülüyor. İşe alımda ve düzenli olarak yapılması gereken sağlık kontrolleri yapılmıyor, işe giriş için gerekli olan sözleşmeler imzalanmıyor. Çalışan çocuklar yaşlarının gerektirdiğinden fazla sorumluluk alıyor, erkenden büyümek zorunda bırakılıyor."

Toplantıda, İstanbul Bağcılar- Küçükçekmece bölgesindeki dezavantajlı mahallelerde yaşayan 12-18 yaş aralığında çalışan çocuklarla ilgili yapılan araştırmanın sonuçları da açıklandı.

301 çalışan çocuk ve 301 anne-babayla yapılan görüşmelerden elde edilen verilerden bazıları şunlar:

-Çocukların yüzde 43’ü çalışıp eve para getirmek zorunda olduğu için okulu bıraktığını söylüyor

-4 çocuktan 1’i daha başarılı olsaydı okulu bırakması gerekmeyeceğini belirtmiş.

-Günde ortalama çalışma saatleri: okula devam edenler 7,6 saat, devam etmeyenler: 11,1 saat

Çalışma koşulları

Çocukların;

-Sadece yüzde 5’inin işe başlamadan önce sağlık kontrolü

-Sadece yüzde 6’sının sözleşmesi

-Sadece yüzde 12’sinin çalıştığı iş yerinde sigortası var.

-Seyrek de olsa işyerinde patron ya da ustalarından kötü muamele gördüğünü ifade eden çocukların sayısı yüzde 50’den fazla.

-Çocukların yüzde 95’i yaz tatilinde çalışıyor.

Çalışmaya başlama yaşı

Çocukların yüzde 73’ü 15 yaşın altında, yüzde 23’ü ise 11 yaş ve altında çalışmaya başlamış.

İSİG verilerine göre, en az tespit edilen iş cinayetleri kadın işçilerin ölümleri...

Verilere göre, 2018 yılında 1923 işçinin sadece 119’unu kadın işçiler oluşturuyor. (2019'un ilk üç ayında 24...)

Bu rakamlar kadın işçi ölümlerinin daha az gerçekleştiği anlamına gelmiyor. İSİG, kadın işçi ölümlerinin azalmadığını, kadın işçiler hakkında tespiti zorlaştıracak emek ve istihdam politikalarının kayıt dışılığının yaygınlaştığı saptamasını yapıyor.

"Neo-Liberal politikalarla kadın emeği kayıt dışı sektörlere itiliyor. Kadınlar esnek, kuralsız, örgütsüz ve güvencesiz iş yerlerinde çalışma koşullarında mahkum ediliyor.

Aynı zamanda taşeron şirketlerdeki işçi ölümlerinin fazla olmasının temel sebeplerinden biri de bu aslında.

Ankara, Zonguldak ve İstanbul'daki meslek hastalıkları hastanelerinde 2017 yılının ilk 11 ayında 6 bin 948'i yatarak, 589 bin 568'i ise ayakta olmak üzere, toplam 596 bin 516 kişi tedavi gördü.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, meslek hastalıkları hastanelerinde tedavi gören hasta sayısını öğrenmek için Başbakanlık İletişim Merkezi'ne başvuruda bulundu.

Tanrıkulu'na Ankara, Zonguldak ve İstanbul meslek hastalıkları hastanelerinden gönderilen cevaba göre; 2017 yılının ilk 11 ayında, 3 hastanede toplam 6 bin 948 kişi yatarak, 589 bin 568 kişi ayakta tedavi gördü. 

Aynı dönemde, Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi'nde yatarak tedavi gören hasta sayısı 2 bin 846, ayakta tedavi gören hasta sayısı 373 bin 806 oldu.

Zonguldak Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi'nde yatarak tedavi gören hasta sayısı 3 bin 564, ayakta tedavi gören hasta sayısı ise 74 bin 459 olarak kayıtlara geçti. 

İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi'nde ise 538 kişi yatarak, 141 bin 203 kişi ise ayakta tedavi gördü.